Sen yoktun bütün bir insanlık karanlığa gömülmüştü Ya Rasulallah! İsa'nın nefesi hayat vermiyordu artık insanlığa. Kısmışlardı nefesini, İblis'in yolunda inhiraf etmişlerdi getirdiği mesajı. Hakikati yok etme şehveti, zamanın zorbalarına Yehuda'yı İsa'nın yerine çarmıha gerdiklerini bile unutturdu. Hakikate düşmanlık kalplerini taşlaştırmış, beyinlerini işlevsiz kılmış, odun kafalı yapmıştı onları.
İsa'yı ve getirdiklerini evirip çevirip efsunlamışlar Olimpus Dağı'na hapsetmişlerdi. Hıra Dağı'nın getireceği hakikati böylece yokedebilecekleri hayaline kapılıp gitmişti zorbalar.
Kaos hakim olmuştu yeryüzüne. Güce tapanlar gücü elinde bulunduranların kölesi, güçlüler mazlumların ensesinde boza pişirir olmuştu. Sahte önderlerin peşine takılmışlar, hem dünyalarını hem de ahiretlerini rezil etmişlerdi. Şimdiki gerçeklikten hiç farkı yoktu ahvalin...
Kabile savaşları birbirini kırıp döküyor, ağıtlar hiç eksik olmuyordu mazlumların semtinden. Yine yetimler ağlıyordu senden önce. Yine gözyaşı sel olup akıyordu mazlumların yanaklarından. Ama umudu yüreğinde taşıyanlar hiç yitirmemişti inançlarını. Gökyüzü senin hasretinle karanlığa boğulmuştu.
Senin gelişinle Ya Rasulallah, ilk önce yetimler sevindi, çocukları babadan ayıranlar kahroldu ilk önce. Savaşta, barışta babasız bırakılan gözü yaşlı çocuklar sevindi ilk önce. İnsanlık topyekün senin gelişinle yeniden insan olmayı öğrendi. Fındık beyinli zorbaların burunları sürtüldü ve sürtülecek...
Kadınlar hele senin gelişinle kadın olmanın ulviyyetini, Cennetin ayakları altına anne olmaları ile serilebileceği sevinciyle anne olabilmek için, mücahitler yetiştirebilmek için sonsuzluk nuruna garkoldular. Onları dünyalık arzularına köle yapan, nefislerinin hırsına kurban eden, şehvetlerinin hizmetkarı yapmak isteyenlerin ellerinden alıp özgürlüklerini bağışladın. Dünyevileşen düşüncelerin, dünyevileşen yatırımların, dünyevileşen yaşam modellerinin elinden kurtardın onları. Anne olmanın ulviyyetini hatırlattın. İşte bu yüzyen seni hep sevdiler... onlara yaratılışlarının asıl gayesinin Cenneti kazanmak olduğu gerçeğini hatırlattın böylece... anne olmanın şuuruyla nice fetihler gerçekleştirecek Fatihler gönderdin yeryüzüne... yeryüzü senin mesajlarınla aydınlandı... Cebeli Tarık boğazından Fiji adalarına kadar denizler İslam gölü, kıtalar İslam kıtası, yeryüzü İslam Coğrafyası oldu...
Senden sonra asırlar geçti Ya Rasulallah! Senin getirdiğin mesajları unutuldu. Senden önceki gibi, Cahiliye döneminin adetleri yaşamın bir parçası haline geldi, asırlar birbirini kovaladı ve dünyevileşti insanlık. Dünyevileştikçe musibetler eksilmedi. Fitne tohumları yeşerdi, büyüdü dikenli ağaçlar oldu. Ümmetin bütün değerlerini paramparça etti Ya Rasulallah!... Zorbaların zulümleri arttı. Kan gövdeyi götürdü. Cahiliye adetlerine sarıldıkça zulümler eksik olmadı. "Nasılsanız öyle idare olursunuz" fermanını yaşayarak öğrendi zamanın Cahiliyesine bulaşan ümmetin.
Düşmanlarımız aramıza daldı, münafıklar bizi birbirimize düşürdü, zayıf yerlerimizden vurdular bizi. "Ümmetin ihtilafı rahmettir" anlayışı üzerinden vurdular Ya Rasulallah!... Rahmet olması gereken ihtilafı zulmet haline getirdi içimizdeki yamyamlar... Ayrıştırdılar bizi, yine senden önceki Cahiliye dönemini yaşıyoruz, ümmet küçük kabileler halinde birbirleriyle din adına vuruşurlar. Akan müslümanın kanı, dökülen yaş yetimlerin göz yaşı. Kadınlar Cahiliye adetlerini yaşam modeli haline getirdiler, evinin değil, sokakların, kocanın değil toplumun kadını olmayı tercih ediyor anneler ya Rasulallah!...
Biz biliyoruz, senin yoluna girmeden, senin mesajlarını yaşam modeli haline getirmeden kurtuluş yoktur. Çağdaş zorbaların, gündelik yamyamların köleliğinden kurtulmaları da mümkün değil. Bunu biz biliyoruz. İşte bu yüzden senin yeniden kandillerine, mevlidine muhtacız...
Kısacası ya Rasulallah, senin hertürlü rehberliğine muhtacız. Çünkü sen olmadan, sen bilinmeden, sen sevilmeden, ne varlık gayesi, ne hayat kılavuzu ne de varoluş anlaşılır. Kainatın yaratıcısı demiyor mu "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana (Peygamber'e) tabi olun ki, Allah da sizi sevsin..." (Ali İmran 31).
İmparatorluklar kuran, medeniyetler inşaeden ümmetin onurunun yeniden iade edilmesi Peygamber sevgisine bağlı...
Biz sana muhtacız ya Rasulallah (sav)
Senin yoluna sarıldıkça, seni yaşam modeli haline getirdikçe üzerimizdeki zulmetler de kalkacak, Suriye'deki yetimlerin yüzü gülecek, kadınların gözyaşları silinecek, hakettiğimiz idareler de bize ihsan edilecektir...
Mevlid Kandilimiz ümmetin kurtuluşuna vesile olsun inşaAllah.