Şükürler olsun artık alternatiflerimiz de var. Eskiden "Ne yapalım çaresiz almak zorundayım, alternatifi yok ki bırakayım" denilir ve öylece bahanesi hazır düşmanın ürettiğini tüketmeye, sunduğunu kullanmaya devam edilirdi.
Oysa şimdi öyle değil. Ülkemizin yüreği sağlam, çalışkan insanı özveriyle neler üretiyor neler. Dışa bağımlılığımızdan, düşmanın ürettiklerini tüketmeye olan alışkanlığımızdan kendi ürünlerimizin farkında bile değiliz.
Türkiye neler üretiyor neler. Hem bir tarım ülkesi olmamız, hem de sanayisi ile dünyayla ölçüşebilecek teknolojisiyle üretemediğimiz artık hiçbir şeyimiz yok...
Atasözlerimiz ne kadar güzel, öyle değil mi? Onlar asırların tecrübeleriyle harmanlanmış güzide öğütler. "Bir musibet bin nasihatten evladır". ABD yıllardır yapageldiği soygunculuk, talan geleneğini şimdi de ülkeleri haraca bağlayarak devam ettiriyor. Kimilerini korkutarak, kimilerini de iç ve dış tehditlerle haraca bağladı. Suudi Arabistan'la devam etti haraca bağlanmalar. Katar'ı haraca bağlamak istedi ama Türkiye'nin yardımıyla başarılı olamadı.
Sonra dış borcu bütün dünya ülkelerinin toplam dış borcuna yakın batmışlığı ile ABD açığı kapatmak için haraç işine sürdürdü. ABD'nin şu anda 21 trilyon dolardan daha fazla dış borcu var. Bu dış borçla daha fazla yaşayamayacağını kendi de çok iyi biliyor. Bu yüzden ülkeleri ancak haraca bağlayarak çökmesini ertelemek istiyor.
Geçenlerde Çin mallarına aşırı vergiler koyarak Çin'i haraca bağladı. Rusya'ya istediğini yapamadı. Ama sömürü düzeninde ayağına bağ olunca ona da ambargo uyguladı. Yıllardır söz dinlemeyen İran'a zaten ambargo uygulamaktaydı...
ABD'nin batması an meselesidir. Adaleti ayaklar altına alan, mazlumların kanlarının akıtılmasına öncülük eden, insanların emeğini çalan küresel bir haydut var dünyada. Tarih boyunca çok iyi biliyoruz ki zalim yönetimler hiçbir zaman uzun süreli iktidar olamamışlardır. Hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın intikamıyla yüzleşmişler ve tarihten silinip gitmişlerdir. Şimdi ABD de aynı şekilde yok oluşunun son cıngarlarını çıkartıyor.
Zerre aklı olmayan ABD şimdi de Türkiye'yi tehdit etme cüretine gitti. Arsızca, ülkemizin Başkanı nezdinde bütün Türkiye halkının onuruyla oynamak istiyor. Papazmış, şuymuş buymuş hepsi hikaye. Asıl mesele Türkiye'nin yükselişine karşı tahammülsüzlük.
Kabadayılık taslayıp arsızca tehditlere girişerek bizi korkutacağını zannediyor. Oysa bilmiyor ki biz Türk milleti korkunun ve tehdidin üzerine üzerine gideriz...
ABD'nin çaresizlik içinde olduğunun en büyük göstergesi sağa sola saldırıp tehditler savurmasıdır. Çünkü tehdit korkunun ağızdan çıkardığı son gazıdır. Yani can çekişen bir canavarın can havliyle etrafa saldırırken çıkardığı ölüm naralarıdır...
Eğer biz millet olarak güçlü durursak, bu ağızdan çıkan korku naralarına aldanmazsak, ABD büyük bir gürültüyle devrilecektir. Bize düşen adaletten ayrılmadan var gücümüzle çalışmak, daha da çok çalışıp kendi ürünlerimizi tüketmek ve kendi mallarımızı kullanmaktır...
Aslında benim bugün anlatacağım ABD'nin yok olacağından ziyade yazının başlığına uygun düşen bir tecrübeyi paylaşmaktı.
Mademki yerli kullanıp, yerli tüketeceğiz, öyle ise her sahada olduğu gibi sosyal medyada da yerli olmalıydık.
İşte her şey yine bir mesajla başladı dün gece... Malezya'da grup arkadaşlarımızdan birisinin Turkcell'in üretmiş olduğu yerli bir uygulama olan BİP'ten bahsetti. İşin güzel tarafı bu uygulamanın Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kullanılmasıydı.
Arkadaşın gönderdiği linkten bazı arkadaşlar BİP uygulamasını indirdiler. Ben de onları takip ettim. Uygulama çok hoştu, mesaj gelirken bip bip diye ses çıkarması ayrı bir yerlilikti. Üye arkadaşlarımıza bir duyuru yapıp, yerli uygulamaya geçeceğimizi o yüzden herkesin BiP uygulamasını indirmesini istedik. Ve şimdi BİP uygulamasını kullanıyoruz. Hem yerli hem bizden birisi.
Hadi şimdi hep birlikte Telegramı, Whatsapı, bilmem başka ne kadar yabancı uygulama varsa hepsini yerliyle değiştirelim.
Her türlü üründe yerli alternatifimiz varsa asla bir saniye tereddüt etmeden değişimi gerçekleştirelim ve kendi ürünleri ile bizi köleleştirmek isteyenlere milli ürünlerimizle tokat vuralım.
Şimdi BiP zamanı...