Yükseköğrenim ve Vakıf.

0

İnsana yapılan yatırım hiç şüphesiz boşa gitmez. Gün olur, devran döner yapılan yatırımların semeresi alınır. Hiçbir iyiliğin karşılıksız bırakılmadığı gibi insana yapılan yatırım da karşılıksız kalmaz.

En tepeden en tabana kadar, hiyerarşik bir yapıda, yatırımlar topyekün bir kalkınmayı sağlar. Baba evladına yatırım yaparak kendine, milletine, devletine faydalı bir evlad yetiştirir.

Devlet de halkına yaptığı yatırımlarla sağlam bir toplum inşa ederek kendi varlığını garanti altına almış olur.

Bahçıvanın yetiştirmek istediği bitkiler için bahçesine gösterdiği özenin boşa gitmediği, mevsim sonunda kat kat emeğinin karşılığını topladığı gibi, insan için yapılan yatırımlar da bir zaman sonra kat kat elde edilecektir.

Bir dönem, müslüman gençlik yetiştirilemeyip gerekli yerlerde kadrolar alınamadığı için memleket neredeyse başsız bırakılmış, başa gelenler de aldıkları eğitim gereği dini değerleri gelişmelere engel gibi algılamaya başladıklarından bu ülkenin asil insanlarına akla hayale gelmeyecek zulümler yapmışlardı.

Ülke yönetimine talip olmayan asil insanlar, riyaset hastalığına tutulmuş değer yoksunları tarafından yönetilmeye mahkum oldukları gibi, yükseköğrenime önem vermeyen toplumlar da, eğitime önem veren toplumların etkisinde kalacaklardır.

Özellikle günümüzde eğitim en modern silahtan daha etkili olabilmekte. Kalemin gücü atom bombası etkisi yapabilmektedir. Nesillerimizin sadece ulusal boyutta değil, uluslararası boyutta, eskilerin daha doğrusu eskimeyenlerin ifadesi ile, beynelminel boyutta etkili fikir adamlarının, kalemşörlerin yetiştirilmesine azami önem verilmelidir ki savaş meydanları, çok boyutlu cepheleri ile boş bırakılmasın.

Şükürler olsun özellikle son dönemde İlk ve Ortaöğrenime verilen önemin yanında Yükseköğrenime yönelik ciddi çalışmaların yapılıyor olması sevindirici gelişmeleri de beraberinde getirmiş, dünyanın dört bir yanında bilimsel çalışma yapan aydınlar ülkemizde fırsatların verilmeye başlanmasından dolayı geri dönmüşler, geri dönmek için hazırlık içinde olanlar da az değildir.

İkiyüze yakın Vakıf ve Devlet üniversitelerinin dünyanın ilgisini çekecek şekilde varlığı çok boyutlu tanımlayabilen beyinlerin yetişmesine öncülük etmeye başlaması ile dünyanın dört bir köşesinden öğrenci kabul eder hale gelmiş, ve bu talep hızla artmaya devametmektedir.

Vakıf üniversitelerinin de eskiden beri ciddi roller aldığı günümüzde saha çalışmalarına yönelik girişimleri dikkat çekmektedir. Istanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İslam Ekonomisi ve Bankacılığı konusundaki çalışmaları ile örnek gösterilebilir.

Bir zamanlar Birleşmiş Milletler Topluluğu olarak tanımlanan Malezya'daki üniversitelerin ümmetin gelişmesine ciddi katkılar sağladığını hepimiz biliyoruz. Şimdi aynı görevi Türkiye'deki üniversitelerin devralması hayli sevindirici.

Duyumlarımıza göre Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi modelinde bir üniversite hazırlık çalışmalarına başlamış, çok kısa bir süre sonra çok boyutlu uluslararası çapta hizmet vermeye başlayacaktır. Bu ise hem Türkiye'nin sorumluluğunu mütekavvim hale getirecek, hem de dünya müslümanlarına model entellektüel kalamşörler yetiştirecektir.

Dünya bu merkezden sulanmış, verimli bilim adamları, liderler, entellektüel şahsiyetler, maddi ve manevi değerlerini dengeli bir şekilde yürütebilen, varlık ve yokluğun ahengini Kur'an ve Sünnet okumalarını en doğru bir şekilde yapabilen gençlerle tanışacaktır.

Model şahsiyet Hz. Peygamber (sav) efendimizi doğru anlamak, getirdiği mesajı sağlıklı okumalarla hayata uygulayıp, sonsuzluk yurdunu kazanabilmek için gözardı edilemez bir zorunluluktur bu.

İnsanın bu dünya için değil, bu dünyanın insan için yatarılmış olduğu idraki ile eşyanın hakikati kavranmalı, tersinden okuyarak yaratılış amacına muhalif bir yaşam sürdürülmemelidir.

Yükseköğrenimin önemi anlatılmakla bitmez elbet. Bizim de ufak bir katkımız olması için yaklaşık bir yıldır devamettirdiğimiz Yükseköğrenim ve Vakıf konulu iki birliktelik gerçekleştirmk için son hazırlıkları da tamamlamaya çalışıyoruz. Üniversitemizin araştırma merkezi olan "Centre for Islamic Economics (CIE)" ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlkini 28-30 Mayıs 2016 arası İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde, diğerini de 3-4 Haziran Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde gerçekleştireceğiz.

Rabbim ümmetin gençliğinin farkındalık boyutunun geliştirilmesine katkı sağlayan kullarından eylesin.