Hipersonik hıza ulaşabilen, yüksek hassasiyet ve güçlü vuruş kabiliyetiyle öne çıkan TAYFUN Blok-3 füzesinin, uzun menzilden ilk kez hareket halindeki su üstü hedefini başarıyla vurması Yunanistan'da geniş yankı uyandırdı.
Yunan basını, TAYFUN'un yeni kabiliyetleriyle dikkat çektiğini belirterek, "Türkiye, esasen TAYFUN'u kara hedeflerine yönelik balistik füzeden deniz hedeflerine yönelik bir silaha dönüştürüyor" değerlendirmesinde bulundu.
TAYFUN Blok-3 füzesinin Yunan donanması için ölümcül bir tehdit oluşturduğu dile getirildi.
Haberde şu ifadeler kullanıldı:
“"Balistik füze, haritada sabit bir noktayı vurmak üzere tasarlanmıştır ve uçuş sırasında değişmeyen koordinatlara inmeden önce atmosferde yüksek bir kavis çizer. Aynı silahı etkili bir yıkıcı silaha dönüştürmek, çok daha zor bir problemi çözmeyi gerektirir; çünkü bir gemi, balistik bir füzenin yörüngesini tamamlaması için geçen dakikalar içinde rotasını ve hızını değiştirebilir. Bu da füzenin, fırlatıldıktan sonra fiziksel olarak hareket eden bir hedefi tespit edebilen, izleyebilen ve ona doğru yönlendirebilen, burnunda bulunan bir sensör paketi olan bir arayıcıya ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Bu kombinasyonu başarıyla kullanan ülke sayısı çok azdır. Türkiye'nin başarısı onu kara saldırı balistik füzesini gerçek bir deniz saldırı silahına dönüştürebilen az sayıdaki ülke arasına yerleştirmektedir"”
TAYFUN Blok-3'ün giderek daha büyük ve daha yetenekli varyantlara doğru devam eden evriminin bir parçası olduğu kaydedildi.
Türkiye'nin savunma sanayisinin her başarılı testinin kritik vuruş silahları için yabancı tedarikçilere bağımlılıktan ziyade artan özerkliğin kanıtı olarak sunulduğu ifade edildi.
Karadan hareket halindeki bir savaş gemisini vurabilecek bir füzenin Türkiye'ye açık bir stratejik ağırlık kazandırdığı vurgulandı.