Avrupa ve bazı ülkelerin (Çin, Rusya, İtalya ve Arjantin) sonucu ve yansımaların merakla beklediğireferandum,Yunan halkı tarafından , % 61,35 Hayır, % 38,65 Evet, olarak yansıdı. Yunan halkı referandum sonucuyla AB ve IMF'in sunduğu, 5 yıl daha kemer sıkma, ekonomik ve sosyal dayatmalara 'hayır' dedi.
Yunan medyasının büyük bir bölümü 'evet' yönünde yayın yapması ve anket şirketlerinin evet ve hayır oylarını birbirine yakın göstermesine rağmen, Yunan halkı yönlendirmelere aldırış etmedi.
Peki, bundan sonra ne olacak? Avrupa Birliği, Yunanistan dolayısıyla da Çipras'a yönelik, istedikleri acı reçeteleri ve "erken seçim'' tehdidi karşılıksız kalmış oldu.
AB'nin, Yunanistan'ı manipüle etmeye yönelik tehditleri, benzer ekonomik sıkıntılar çeken ülkeler (İtalya, İspanya ve Portekiz) açısından, 'referandum' örnek teşkil etmiş oldu. Benzer şekilde temerrüde düşen Arjantin ve Krischer hükümeti içinde, Arjantin seçmenini yakın zaman ki seçim öncesi motive etmiş oldu.
Syriza ve Çipras, referandum sonucuyla muhalif cepheyi susturdu. (ki muhalefette bulunan merkez sağ Yeni Demokrasi Partisi lideri Antonis Samaras istifa ettiğini açıkladı.)
En önemlisi, referandum sonucunun ezici bir çoğunlukla çıkmasından ötürü darbe teşebbüsü engellenmiş/ertelenmiş oldu.
Kreditörler (AB ve IMF) ilemüzakerede, Çipras hükümetinin eli güçlendi.
Yunanistan'ın başarısızekonomik ve sosyal politikalarıyla boğuşmak zorunda kalan Yunan halkı, Çipras'ı % 40'la iktidara taşıyan kitleye, % 20'lik bir destek daha vererek güven verdi.
Varlıklı kesim kaybetti. Yoksul kesim kazandı.
Yunanistan'ın borcundan ötürü, Fransız ve Alman vatandaşların omuzuna ekonomik açıdan ekstra bir yük daha gelmiş oldu.
AB, Yunanistan'la anlaşır mı? Bilemem ama Yunanistan'ın kapısında Rusya ve Çin, anlaşma için bekliyor. Başta ABD olmak üzere AB, Yunanistan'ı Rusya ve Çin'in yörüngesine bırakmak istemeyecektir. Ancak, ABD'nin tavrı 'Bırakın küçük enişteyi ne yapacak' durumuna dönüşürse, Çipras'ın 'solcu' motivasyonu Yunan halkının tümüne pahalıya mal olabilir.
AB'nin referandum öncesi, olası 'evet' sonucu çıkması halinde, Çipras'ın meşruiyetini yitireceği yönündeki açıklamaları, yerini daha ılımlı açıklamalara bırakmış durumda. AB ve ABD her şeye rağmen, mali yardımı keserek, "Yunanlıları ne halleri varsa görsünler!" demeyeceklerdir.
Ancak, Çipras'ın önce Putin'le görüşüp ardından mali yardım alması, daha sonra yaptığı Asya turu, son olarakAtina'nın Brezilya, Rusya, Çin, Hindistan ve Güney Afrika'nın kurduğu BRICS bankasının (New Development Bank (NDB) altıncı ortağı olması (iflas etmesine rağmen) anlaşılan Yunanistan'ın keskin bir dönemece gireceğinin göstergesidir.
Öyle kiYunanistan'ın Euro'dan ayrılıp, eski para birimi Drahmi'ye dönmesi,uzak bir ihtimalolsa da, bu olasılık Euro bölgesini şimdiden rahatsız etmiş durumda. Eğer, Avrupa Merkez Bankası ve IMF, Yunanistan'a yeni likidite imkanı vermezse Yunanistan, kendi parasını basmaya zorlanacaktır.
Yunanistan'ın bu krizi ne zaman? Ne kadar sürede atlatır bilemeyiz. Lakin kazanım ve handikapların birlikte olacağı referandum sonucuyla sabittir.