YAZARLAR

Tüm Yazıları Yusuf Girayalp Atan

Olaylara Dışarıdan Bakalım

13.01.2020 00:01

İran, içinde yaşadığımız coğrafya içinde önemli ülkelerden biridir. Gerek tarihi birikimi gerekse sahip olduğu doğal kaynaklar bakımından göz ardı edilemeyecek bir potansiyele sahiptir. Bu durumunu dış politikalarında aktif bir şekilde kullanmakta ve Ortadoğu coğrafyasında son derece stratejik adımlar atmaktadır.

Dış politikasının ağırlıklı olarak askeri güç ve mezhepsel argümanlar üzerine kurulu olması İran’ın Suudi Arabistan gibi saldırgan ve agresif politikalar izlemesine neden olmaktadır. Lübnan’dan Yemen’e Suriye’den Irak’a kadar sert ve mezhepçi politikalar izlemesi büyük tepkilere neden olsa da İran bunlara kulak asmadan Şii Hilali’ni oluşturabilmek için her türlü girişimlerde bulunmaya devam ediyor.

Nitekim Ali Kemal Ceylan bu durumu Çığlık Çığlığa İran isimli kitabında “1979 yılında Humeyni “Devrimimizi ihraç etmek istiyoruz” sözleriyle mezhepçi politikalarının ilk işaret fişeğini yakmıştır. Bu zihniyetle yola çıkan İran İslam Cumhuriyeti, Müslüman Ortadoğu ülkeleri olmak üzere kendi yönetimine muhalif grupları destekleyerek hareket etmiştir. İran, devrimden sonra özellikle şii topluluklarda devletlerin yönetim şekillerine kendi yönetim modelini getirmek, getiremiyorsa yönetime girmek bu da olmuyorsa en azından yönetimi etki altında bırakmak gibi amaçları olmuştur” İfadeleriyle ortaya koymuştur.

İran’ın mezhepçi politikaları sebebiyle Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da çok sayıda Müslüman kanı dökülmüş ve dökülmeye devam etmektedir. Sonuç olarak şii kitleler, İran’ın “devrim ihracı” amacının öncelikli hedefi olmuş ve özellikle Ortadoğu’daki gruplar, devrimin ideolojisinden etkilenmiştir.

***

1979 yılında gerçekleşen İran devrimi, o dönemin küresel konjonktürel durumu yakından incelendiğinde akıllara farklı soruları da getirmektedir.

Şöyle ki; 1975-1985 yılları arasında dünyanın çeşitli bölgelerinde darbeler, devrimler, yönetici veya ideoloji değişimleri yaşanmıştır. Bu 10 yılda dünya genelinde Türkiye dâhil 84 adet darbe veya darbe girişimi yaşanmıştır. Nitekim bu sürecin ardından SSCB dağılmış ve Soğuk Savaş’ın bitmesiyle küreselleşme akımı hızla yayılmaya başlamıştır.

İran’da Humeyni devriminden sonra “siyonizmi tehlikeli bir ideoloji olarak gördüğünü” iddia ederek İsrail’e karşı düşmanca açıklamalar yapmaya başlamıştır. İsrail ile ikili ilişkileri sebebiyle ABD’ye de karşıladığı sergilediği muhalif beyanatlarla dikkatleri üzerine çekmiştir. Ancak her ne hikmetse İran ve yönettiği silahlı guruplar o günden bu güne kadar neredeyse hiçbir Müslüman olmayan ülkeye karşı savaşmamış daima Müslüman coğrafyalarda Müslüman kanı dökmüştür. Hizbullah aracılığı ile İsrail ile mücadele ettiklerini iddia etseler de Lübnan’da birçok Müslümanın öldürülmesine sebep olmuştur. Aynı şekilde Filistin’deki gruplara sınırlı destek vererek İsrail’in Filistin topraklarında yayılmaları için alt yapı hazırlamıştır.

***

Bugün gerek İran, gerekse Suudi Arabistan bölgede uyguladıkları mezhepçi politikaları sebebiyle milyonlarca Müslümanın ölmesine sebep olmuşlar, bu coğrafyadaki ülkelerin ekonomilerinin gelişmesini engellemişler ve bu doğrultuda faaliyet göstermişlerdir. Aynı şekilde son dönemde BAE Ortadoğu’daki ülkelerin muhalif gruplarını finansal anlamda desteklemektedir. Diğer taraftan ise Sisi yönetimindeki Mısır da aynı şekilde İsrail ve ABD’nin talepleri doğrultusunda hareket ederek Ortadoğu coğrafyasını karıştırmaktadırlar.

***

Bugün Türkiye “her ne kadar dini anlamda farklı görüşlere sahip olsak da gelin Müslümanlar olarak farklılıklarımızla birlikte bir olalım” dese de “Batı” dünyasının desteklediği diktatör yönetimler bunu engellemekte ve mezhepçi ve ayrılıkçı politikalar izlemeye devam etmektedirler.

***

Son günlerde İran Devrim Muhafızları Lideri Kasım Süleymani’nin öldürülmesi Tahran yönetiminin adeta elini güçlendirmiş ve bölgedeki silahlı faaliyetlerine bir anlamda meşruiyet kazandırırken nükleer faaliyetlerinin de önünü açmıştır. ABD Başkanı Trump iç siyasette azil sürecini gündemden düşürmüş, kasım ayındaki seçime önemli bir yatırım yapmış, Ruhani yönetimi ise Süleymani gibi bir alternatif liderden kurtulmuş ve İran’da yaşanan protestoların son bulmasına vesile olmuştur. Aynı şekilde ciddi ekonomik problemler yaşamalarına rağmen gelecek ay yapılacak seçimlerde oyların gideceği yönün değişmesine vesile olmuştur. Diğer taraftan her iki ülke sınırları içinde bir tek bomba patlamamış olan Irak’a olmuştur. Bu yüzden Süleymani’nin katledilmesi suni gündem oluştururken her iki taraf için kazanç sağlamıştır.

Son Haberler

  • 1

    Sağlık Bakanı Koca, Lübnanlı mevkidaşıyla görüştü

  • 2

    Trump ve CNN arasında 'sahte kaynak' gerginliği

  • 3

    İzmir'deki iki düğünde koronavirüs paniği!

  • 4

    'Türkmen kardeşlerimizin yanında olacağız'

  • 5

    Fenerbahçe Erol Bulut'u açıkladı

Dinimizde erkeğin altın takması neden haram?
İşlerin rast gitmesi için okunacak dua ve sureler...
Kudret narı nasıl tüketilir?
Mide bulantısına ne iyi gelir?
Sarımsak yağının faydaları nelerdir?
Biberiye çayının faydaları nelerdir?
Hac suresi, Hac suresinin okunuşu ve anlamı
Enam suresinin faziletleri ve faydaları
Enam suresinin nüzul sebebi...
Enam suresinin okunuşu nasıldır?
Testis kanserinin belirtileri nelerdir?
Çökertme kebabı nasıl yapılır?
Çikolata dolgulu kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Kebir zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(05.08.2020)
Dolar ne kadar? 05.08.2020
Egzama neden olur, nasıl geçer?
Baş ağrısına ne iyi gelir?
İslam'da içki içmek neden haramdır?
Pazı sarması nasıl yapılır?
Müminun suresi, Müminun suresinin okunuşu ve anlamı
Araf suresinin faziletleri ve faydaları
Araf suresinin nüzul sebebi...