Bizler müslümanız elhamdülillah! Varoluşumuzun bir amacının olduğuna, gayesiz ve hikmetsiz yaratılmadığımıza inanır, önce Müslüman olan milletimiz ve devletimizin, sonra da bütün Müslümanların ve insanlığın hem bu dünyada hem de ahirette huzur ve saadetlerinin gerçekleşmesi için bir ömür, gece ve gündüz çalışmaya mecbur olduğumuzu biliriz.
İtin hırlamasına, zalimin zulmüne, arsızın hayasızlığına aldırmadan yola devam ederiz. Bazan çalıyı hikmet gereği dolansak da korktuğumuzdan yada hesaplarımızın olduğundan değildir.
Tek isteğimiz, insanların yaratılışında Allah'a verdikleri sözleri hatırlamalarını sağlamak, "Sadece Müslümanlar olarak ölünüz!" uyarısı gereğince, insanların Müslümanca kalmaları ve son nefese hazırlık yapmalarına yardımcı olmaktır.
Adaletin her konuda tesis edilmesi için gücümüz nisbetinde mazlumun yanında durup, zalime zulmünü hatırlatıp, başına gelecekleri yüzüne korkusuzca söylemektir gayemiz.
Her işte bir hayır olduğuna inanır, bütün hesaplarımızı ahiret merkezli yapar, dünyanın da mamur olması için iyilerle işbirliği yapar, kötülere selamı çok görürüz.
Bir yanda denizin ortasında yaşam mücadelesi veren Rohingyalı Müslümanlar, diğer yanda Çin zulmü ile çaresiz ölümü bekleyen Uygurlar, 1500 yıllık Türk yurdu Kırım'da yaşananlar, vahyin merkezini kana bulamaya yönelik cereyan eden alışılmış hadiseler, öbür yanda Mısır'ın hiç değişmeyen kaderi Yusuflar, Yusufları takip eden Musalar, Mursiler. Beri tarafta dışa satılmışlar, gafiller, düşmanın oyuncağı haline gelmiş yerli gavurlar ve onların uşakları.
Düşmanla işbirliğinde sınır tanımaz hale gelip, her türlü ahlaksızlığı mübah sayıyorlar. Bunlara ne yapmalı ne etmeli, nasıl bir metod takip etmeli? Çaresiz durumdayız.
Değişen hiçbir şey yok aslında. Kıyamete kadar devam edecek bir mücadelenin içindeyiz. Onların tek hayalleri Şeytan'dan aldıkları efsunlu talimatlarla Allah'ın nurunu söndürmek.
Mısır halkının özgür iradesiyle seçilmiş Muhammed Mursi'ye verilmiş idam kararını nasıl değerlendirmeli? Hele ümmetin nadir yetiştirdiği alimlerden olan Şeyh Yusuf El-Karadavi'yi idam etmek istemelerini nasıl okumalı?
Demokrasi, insan hakları tellallığı yapan Batı dünyasının sessizliğini ve kör oluşunu neye yormalı?
İnsanlığı yok etmeye azmetmiş zalimler bunlar, çünkü Allah Rasulü (sav) diyor ki: "Alimler yeryüzünün kandilleridir. Alimin ölümü alemin ölümü gibidir."
Alimleri öldürerek insanları karanlıkta bırakmak istiyorlar. Liderleri öldürerek toplumları lidersiz bırakmak istiyorlar.
Oysa o zalimlerin hatırlamaktan korktukları bir gerçek var. İbrahim gider, Yusuf gelir; Musa gider, Harun gelir; Davut gider, Süleyman gelir; İsa gider, Muhammed gelir. Ve bu dava kıyamete kadar salihler ve muslihlerle beraber devam eder gider. İyiler cennete, kötüler cehenneme. Durmak yok, cennetliklerle beraber oluncaya kadar kötülerle mücadeleye devam.
Hem, Allah'ın zalimler hakkındaki hükmü kesin, "İzzetim ve Celalim hakkı için mazluma yardım edeceğim, hem de hemen!" çünkü Peygamber Efendimiz (sav) buyurur ki, "Mazlumun duasından korkun! Zira Allah (cc) ile mazlum arasında hiçbir perde yoktur."
"Bütün hesaplar mahşere ertelenir, lakin bir tek insana yapılan zulüm ertelenmez. Hiç şüpesiz Allah (cc) zalimden mazlumun hakkını dünyada alır, alır ki, dünya hayatının terazisi dengelensin. Zalimin zulmünün ahiret hayatının yanında dünyada da cezasının verileceğini insanların bilmeleri içindir. Zalime dünyada da intikam vardır. İşte insanlar bunu bilsinler ve ona göre davransınlar" diyedir.
Allah (cc) mazlumun duasına hemen karşılık vereceğine göre, insana zulmeden hem dışardaki, hem de içerdeki Sisi'lerin yüzleşecekleri akıbeti hep birlikte göreceğiz.
Şimdi bütün bu olanların yanında yılmadan usanmadan ülkemizin manevi dinamiklerini yüceltmek için çırpınıp duran, halkın selameti için mücadele eden yiğitler için de dua ederiz.