Seçmen vicdanını serbest bırakırsa, oyu ya davulcuya, ya da zurnacıya gider…
Fitnenin çeşidini saldılar içimize zehirlediler… Dinden imandan uzaklaştırdılar zehirlediler… Tarihimize ve tüm değerlerimize düşman ettiler zehirlediler… Alfabemizden, kültürümüzden ve gerçeklerimizden men ettiler zehirlediler… Kardeşlikten, dayanışmadan, merhametten ve anlayıştan fukara ettiler zahirledirler… Bu topraklar üzerinde imanla yaşayanlar devrilmeliydi ki, hain planları gerçekleşsin… Bütün bu zehirlerden sonra ana direk Osmanlı yıkıldı… O gün bu gündür Türk, Kürt, Arap ve tüm unsurlar gülmedi… Elbette bünyeden zehri dışarı atmak kolay olmayacak! Yürekler kan ile birlikte acıyı da pompaladı… Şimdi küffarın kaybetme ve inananların zehirden kurtulma zamanı… Bilinmeye bilir ama hiçbir zehir panzehirsiz değildir…
Alçaklar zafere hilelerle, kandırarak ulaşırlar… İnananlar zafere bedeller ödeyerek acılar çekerek ulaşır… Kolay değil ana rahmine düşmek… Kolay değil tutunabilmek ve dünyaya gelmek… Kolay değil soğuk gecelerde kucağa almak, emzirmek, korunmak ve hayat mücadelesi vermek… Kolay değil inişli çıkışlı hayatta ayakta kalmak… Ve kolay değildir, adam gibi yaşamak ve adam gibi ölmek…
Zorluk mu? Sadece bir kişinin hayatına dikkatlice bakmak yeter… Hz. Peygamberimizin biraz olsun nefes almasına ve şükür dolu sevinç yaşamasına vesile olan kırkıncı Müslüman Hz. Ömer'e ulaşmak kolay olmadı… Kolay olmadı müşriklerin inadını dize getirip, başlarını secdeye koymalarını sağlamak… Kolay olmadı, nefsinin yakasından tutup, Taptuk Emre kapısında ıslah olmayı başaran Yunus Emre'ye kazanılan zafer… Kolay olmadı dünya çapında sözleri etki eden Mevlana olmak… Hiç kolay olmadı zındıka komiteleri karşısında imanın esaslarını haykırmak, inançlı gençliğe vesile olmak Bediüzzaman'a… Kolay olmadı minarelerden tangırtı kirini temizlemek ve ezan saadetine kavuşmak… Kolay olmadı İslam beldesinde onlarca yıl gavur hayatı etkisinden uzaklaşmak, kendi özümüze dönmeye çalışmak… Bütün bu zorluklarımız; hayatımızı müşkül hale getiren küffar oyunları, asırlar öncesinde Efendimiz'e (sav) yaşatılan çilelerinin gölgesi olduğunu hiç unutturmamalı… Hatırda tutmalıyız Hz. Peygamberimizin hayatında zorluk su gibi, ekmek gibiydi… Hedef büyük olunca engeller sıra sıra devrildiler…
Sancılı zaferler, serpilmeye meyilli huzur getirir…
Seçmen vicdanını serbest bırakırsa oyu ya davulcuya ya da zurnacıya gider… Gelin oyumuzu vicdanımıza, yüreğimize, inancımıza, sadakate ve hizmet aşkı taşıyanlara verelim… Zira Müslüman'a nankörlük yakışmaz…