Ekonomi

Ziraat Katılım ve Yeşilay'dan 'Bağımsız Kart' hamlesi

Ziraat Katılım ile Yeşilay, 2026 “Bağımsızlık Yılı” kapsamında toplumsal faydayı finansal sistemle buluşturan “Bağımsız Kart”ı tanıttı. Kart, harcamaları bağımlılıkla mücadeleye katkıya dönüştüren ve belirli riskli alanlarda kullanım kısıtı içeren yeni nesil bir sosyal finans ürünü olarak dikkat çekiyor.

Ziraat Katılım Bankası ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında imzalanan iş birliğiyle geliştirilen “Bağımsız Kart”, yalnızca bir ödeme aracı olmanın ötesine geçerek sosyal sorumluluk temelli bir finansal model olarak kamuoyuna tanıtıldı. 2026 yılının “Bağımsızlık Yılı” olarak ele alınması çerçevesinde faliyete geçirilen proje, bireysel harcamaların belirli oranlarda toplumsal faydaya dönüşmesini hedefliyor. Kart, bağımlılıklarla mücadele çalışmalarına sürdürülebilir kaynak oluşturmayı amaçlarken, aynı zamanda kullanıcılarına çeşitli finansal avantajlar da sunuyor.

Harcamalardan toplumsal faydaya uzanan model

Yeni sistemin en dikkat çeken yönlerinden biri, kartla yapılan harcamaların belirli bir oranının doğrudan Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadele faaliyetlerine aktarılması oldu. Böylece günlük tüketim alışkanlıkları, toplumsal sorumluluk bilinciyle birleşen bir yapıya dönüştürülüyor. Yetkililer, bu modelin yalnızca maddi destek sağlamadığını, aynı zamanda bireylerde farkındalık oluşturarak sosyal etkiyi artırmayı hedeflediğini belirtiyor. Finansal ürünün, katılım bankacılığı prensipleri çerçevesinde tasarlanması da sistemin etik ve sürdürülebilir yönünü güçlendiriyor.

Alkollü alanlarda geçersiz

Bağımsız Kart, sadece katkı mekanizmasıyla değil, kullanım alanlarına getirilen sınırlamalarla da dikkat çekiyor. Kartın kumar ve bahis siteleri ile alkol ve tütün ürünlerinin satıldığı işletmelerde kullanıma kapalı olması, projenin değer temelli yaklaşımını ortaya koyuyor. Bu kısıtlamaların, özellikle gençlerin korunması ve bağımlılık risklerinin azaltılması açısından önemli bir sosyal politika aracı olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. Yetkililer, bu yönüyle kartın finansal bir üründen çok, davranışsal dönüşümü destekleyen bir model olduğunu vurguluyor.