Zirvenin Zırvacıları

36.Nato zirvesi hafta içinde ülkemizde gerçekleşti. Zırvacılar daha zirve başlamadan başladılar yaygaraya.

Zirve aleyhine demediklerini bırakmadıkları bir yana katılım sağlayan devlet başkanlarına da saydırdıkça saydırdılar.

İşkembelerinde ne varsa boşalttıkları yetmezmiş gibi hükumet edenlere de veryansın edip kinlerini kustukça kustular.

Bu güruhun akıl hocaları maalesef içimizden birileri. Kimi Erdoğan’a kininden, kimi devletimize ve milletimize düşmanlıklarından kimi de yemi kesilen haramzadelerden ve hepsinin ortak paydasında bu zirve başarısız olsun hatta kana bulansın beklentili yerli ve millilikten uzak kitle mensubu olmaları.

Devletimiz aylar önceden her türlü senaryoya göre kartını almış ve en kötü senaryoya göre kendini hazırlamış ve sıfır hata ile bu sürecin yapılacağı güne göre hazırlık yaptığı için günlerce hakarete maruz kaldı.

Hükumet edenlere demediklerini bırakmadılar.

NATO toplantısı nedeniyle Ankara ‘da alınan güvenlik önlemlerini abartılı bulanların samimi olduklarına inanmıyorum.

Düğün değil bayram değil ağaç dikme mevsimi olmadığı halde bu kavurucu sıcaklarda ağaç dikmek aklına gelen TEMA gönüllülerinin niyetlerinin üzüm yemek olmadığını devletimiz bildiği için tedbir amaçlı ortalığı karıştıranlar hakkında soruşturma başlattı. Tutulamazlar yaptı.

Amaç ağaç dikmek olsa mevsiminde yapılır ve iyi de olurdu. Amaç kaos ve kargaşa çıkararak birlik ve bütünlük ağacımızın köküne kibrit suyu dökmek olunca yapılması gerekenler yapıldı.

İçişleri bakanımız süreçle ilgili tenkitçilerin baş suçlusu ilan edildi. Bakan bey zirvenin selameti için çalıştık başarılı olduk. Bugüne kadar yapılan NATO zirveleri içerisinde en güvenli olandı ve olaysız gerçekleşti dedi.

Dört binden fazla suçluyu da yakalayarak adalete teslim etmemiz gibi başka güzel bir sonuç aldık diyerek güruhun hevesini kursaklarında bıraktı.

Zirvenin gölgesinde kalmasına rağmen kitlenin dilinden düşürmediği bir sapkınlıkları daha var. Sözde komedyen bir aceze mizah diyerek dinimizle ve Kur’an’ı kerimle alay etti, Mal bulmuş mağribîci güruh durumdan vazife çıkardı. Din düşmanlığı yapma yarışına girerek edep yoksunu hakikatten uzak hezeyanlı kimliklerini de ifşa ettiler.

Sözde komedyen bozuntusunun yüce dinimize yönelik sözlerine mizahtır külahı giydirip mağduriyet yaratarak trol ordusunun salvolarına zemin hazırlama yaftası ise başına başka bir garabet.

Dinde mizah olmaz ama güruh dinde yaya imanda piyade olunca böyle cehaletler oluyor.

Geçmiş dönemlerde Müslüman halk çok eziyetler çekti. Laiklik dini dayatılarak zulümlerden zulüm beğendirildi.

Sözde komedyen ülke gündemini iğfal ederken, İstanbulluların başının belası İmamoğlu boş durur mu! Elbette durmaz.

Huylu huyundan vazgeçmez. Çapsız kifayetsiz muhteris sabık İBB başkanının yediği sayısız herzelerle ilgili mahkemede hesap vermesi gerekirken hâkim ve savcıları mahkûm etmeye ve hesap sorma cüretine kadar aymazlığını sürdürünce mahkeme heyeti yeter artık dedi. Daha da ilerisini yapıp hücre hapsi verselerdi belki akıllanır ve hatasını görürdü diyeceğim ama sanırım buda nafile.

Bu başkaldırıya sahip çıkan milletvekilleri, dokunulmazlık zırhına bürünerek mahkeme heyetine saydırmaları hangi hakka ve hukuka göre yapılıyor merak ediyorum. Dokunulmazlık zırhı sade meclis kürsüsünde ise bu hadsizlik ve aymazlık niye!

Çapsız kifayetsiz muhteris ve yolsuz adamda narsisit kişilik öyle bir temaruz etmiş ki sütte leke var kendinde haşa.

Adam hem boğazına kadar suçlu hem haklı olduğunu iddia ediyor.

Daha acı olanı ise çoğunun kökü kömeci karışık malum bir güruhun bu açık seçik gerçeklere rağmen inadım inat bu garabetleri aklamaya çalışıp üç maymun rolünü üstlenmeleri.

Dine diyanete saldırılara hatta peygamber efendimize saydırmalara süt dökmüş kedi olanların çıplaklık, hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk gibi gayrı ahlaki duruşlara bırakın tepki göstermeyi zil çalıp oynuyorlar. Tepki gösterenleri de gerici, kayyum, atanmış, yandaş gibi yaftalarla susturmak istiyorlar.

Hatta daha ileri gidip ülkemiz düşmanı devletlerin ağızlarında sakız gibi çiğnedikleri yaftalamakla Erdoğan’ın çeyrek asırda ülkemizi getirdiği günümüz seviyesini yok sayıp diktatörlükle suçluyorlar. Güneşi balçıkla yok edecekleri zannı güruhu sadece rezil etmiyor aynı zamanda vatan ve millet düşmanı olduklarını tescilliyor.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.