Dolar (USD)
17.968
Euro (EUR)
18.3922
Gram Altın
1035.37
BIST 100
2798.08
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

M.Zahid Kotku ve Eğitim Dünyamız

M.Zahid Kotku ve Eğitim Dünyamız

Özellikle Bursa ve İstanbul İl Milli Eğitim müdürlükleri Hoca efendinin ismini bulundukları ilin en önemli ve en özel okuluna verilmesinde önayak olmalıdır. Görebildiğim kadarıyla sadece Adana''da bir ortaokula isimi verilmiş. Onları anmak bence budur.

24 Mart 2015 12:39:00

Özellikle Bursa ve İstanbul İl Milli Eğitim müdürlükleri Hoca efendinin ismini bulundukları ilin en önemli ve en özel okuluna verilmesinde önayak olmalıdır. Görebildiğim kadarıyla sadece Adana''da bir ortaokula isimi verilmiş. Onları anmak bence budur.

Özellikle Bursa ve İstanbul İl Milli Eğitim müdürlükleri Hoca efendinin ismini bulundukları ilin en önemli ve en özel okuluna verilmesinde önayak olmalıdır. Görebildiğim kadarıyla sadece Adana'da bir ortaokula isimi verilmiş. Onları anmak bence budur.

İbrahim Demirkan/ Yönetmen - Yazar

Mehmed Zahid Kotku (Rh.a) gerek benim gibi tevellüdü 70'lerde olanlar gerekse benden önceki kuşağın önünü ve ufkunu açan çalışmalara start vermiş klasik şeyh portresinin dışında bir isimdir.

1897'de Bursa'da doğan bu alim ve fazıl zat 13 Kasım 1980'da vefat etmiştir.

Sezai Karakoç'un 'Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz/Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz' mısralarında sitem etiği hocalardan olmadığını yaşadığı dönemde kendisini sevenlere çizdiği yol haritası ve tavsiyeleriyle ispatlamış bir alimdir.

ERBAKAN'LA İLİŞKİSİ İYİYDİ

Asrı çok iyi okumuş ve neticede rehberlik ettiği yolu izleyen insanlardan hem başbakanlar hem de bakanlar çıkartmış ama bunlardan çok daha önemlisi yüzbinlerce insanın yetişmesine ve sırat-ı müstakimde gitmesine vesile olmuştur.

Medyada daha çok 'Erbakan'ın şeyhi' diye lanse edilene M. Zahid Kotku kimdir diyenler için kısa bir biyografisini verelim ve sonra eğitim dünyamızın niçin kendisinden faydalanması gerektiğini söyleyelim. Kafkasya'dan Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297'de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir.

İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur.

GÜMÜŞHANEVİ DERGAHI

Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanu00ee'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.

İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.

Turgut Özal'ın da dergahına gittiği ve Prof. Dr. Necmeddin Erbakan'ın da müridi olarak devamlı ziyaret ettiği Mehmed Zahid KOTKU yukarıda da belirttiğimiz gibi 1980 yılının 13 Kasım'ında vefat etmiştir.

Geride birçok kitap ve kaydedilmiş sohbetlerini bırakan M.Zahid KOTKU hazretleri bana göre değerler eğitimi açısından gençlere ve çocuklara güzel bir örnek olarak anlatılmalıdır.

GENÇLERİN FAYDALANMASI İÇİN

Çocukluğumda evimizde bulunan 5 ciltlik Tasavvufu00ee Ahlak kitabını hiç unutamam ama okumaya meraklı olduğum halde gözümü korkutan bu eserler şimdi gençlerin faydalanabileceği formatta yayınlanabilir.

Örneğin Zahid KOTKU hazretlerinin hayatı okullarda çocuklara izletilmek üzere yarı dramatik belgesel bir filme alınabilir ve burada kendi hayatında tasavvufi ahlakı nasıl yaşadığı verilebilir.

Özellikle vatan savunmasında yer alması ailesiyle bir çok badireler atlattıktan sonra hayatını dini değerleriyle inşa ederek yoluna devam etmesi ve açtığı o yoldan başbakanların bakanların yetişmesi herhalde masalsı bir hikaye gibi algılanır.

Benim zamanımda Seha Neşriyattan yayınlanan özellikle küçük hacimli kitapları 6-12 sınıflara rahatlıkla tavsiye edilebilecek eserlerdir. Örneğin 'ÖLÜM'.

ÖLÜMDEN BAHSETMEK DOĞRU MU?

Genelde eğitim dünyasında öğrencinin psikolojisini bozacağı düşünerek ölümden pek bahsedilmemesi istenir.

Halbuki insanların hayatları boyunca en sık rastladıkları bir olaydır hele ki kendi yakınını kaybeden çocuklar ve gençler için kesinlikle izah edilmesi gereken bir konudur.

İşte ÖLÜM gibi kitapları öğrencilere okutulursa şu zamanda çokça şikayet ettiğimiz gençliğin dejenerasyonunun tamiri yönünde bir adım atabiliriz.

Akıldan çok hissiyatı dinleyen duygularıyla hareket eden gençler bu eserler sayesinde kalplerinde manevi bir yasakçı bulacak ve topluma millete daha faydalı hale geleceklerdir.

Böylesine büyük alimlerin eserlerinde ve sohbetlerinde gerçekten tarif edilemez bir iksir vardır.

İhlastan mıdır ilmi kudretlerinden midir ya da yaşamışlıklarının verdiği duygudan mıdır bilmiyorum bir okulda sıranın üstünde duran ÖLÜM kitabının bile sadece o duruşuyla öğrencilere birçok şeyi hatırlatıp kendilerine çeki düzen verdirebileceğini düşünüyorum.

SADECE DAVASI İÇİN YAŞADI

Şimdi bu birikimi ve değerli isimleri artık okullardan tutun hapishanelere kadar hayatın her alanında gündeme getirmeli ve tavsiye etmeliyiz.

Sadece davası için yaşamış ve onun için ben bu dünyadayım diyen insanlar, şimdi mezarlarından çıkıp gelseler elde imkan varken bunu değerlendiremeyen biz mirasyedi çocuklarına belki kızacaklardır.

Vefatının seneyi devriyesinde anılan M.Zahid KOTKU'nun eserlerinde de sadece din öğretiminde değil Milli Eğitim Bakanlığı her alanda tavsiye etmeli ve okutulmasını sağlamalıdır.

Kendisi ve dergahı için 'Görünmeyen Üniversite' diye bahsedilen Kotku'nun adı bir üniversiteye verilebilir.

Başta 54.Hükümetin başbakanlığını yapmış Merhum Prof. Dr.Necmetttin Erbakan'ın ve şu anki Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bile Kotku hazretlerinin açtığı o çizgiden yetiştiği düşünülecek olursa ülkemizin siyasi ve entelektüel hayatını böylesine derinden etkileyen bir şeyhin neler yaptığı, nasıl insan yetiştirdiği ve ne gibi eserler verdiğine bakmamak tam bir gaflet ve şuursuzluk örneğidir.

Özellikle Bursa ve İstanbul İl Milli Eğitim müdürlükleri Hoca efendinin ismini bulundukları ilin en önemli ve en özel okuluna verilmesinde önayak olmalıdır. Görebildiğim kadarıyla sadece Adana'da bir ortaokula isimi verilmiş.

Onları anmak bence budur.

Şu anki müfredata ve tek adam tapınma kültüne bakıyorum da maalesef milli piyango ne kadar milliyse milli eğitim de o kadar milli.

Bu hazin manzaradan kurtulmanın yolu da ülke çocuklarının okullarda manevi dinamiklerimizle tanıştırılmasından geçer.

Bundan sonrası da boş laftır.

Önemli Not: Eğitim Bir Sen Şube yönetiminde olduğum dönemde yaptığımız mücadele ile Bitlis İHL'ye Said Nursi'nin adının verilmesine medyadaki çalışmalarımızla vesile olmuştuk. İşte o tarihte sendikanın Bursa İl Başkanını arayıp Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğüne M.Zahid Kotku'nun isminin bir okula verilmesi için öncülük etmesinin hayırlı bir iş olacağını söyleyecektim. Birçok hayırlı işe vesile olan Eğitim Bir Sen'in bunda da bir kahramanlık yapacağına, Cumhuriyet tarihi boyunca sakıncalı kişi ilan edilmiş nice İslam aliminin isimlerinin okullara verilmesinde öncü olup, bürokrasiyi cesaretlendireceğine eminim. İz bırakan bir hareket girdiği yerin rengini alan değil girdiği yere rengini verenlerle olur.