Dolar (USD)
17.9227
Euro (EUR)
18.3549
Gram Altın
1033.6
BIST 100
2785.16
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

02 Temmuz 2022

'Erdoğan kazandı' diyememek…

Değeri dostlar, bir kez daha bu kadarına da pes denilecek günler içerisinden geçiyoruz. Erdoğan düşmanlığı; bazılarının gözlerini kör, kulaklarını sağır ve akli melekelerini de dumura uğratınca olanlar oluyor.

Akledenlerden olmamızı şiddetle tavsiye eden Yüce Yaratıcının açık ve net uyarılarını kulak arkası eden azgın azınlık için tek yol Erdoğan düşmanlığı.

Tek sermaye bu olunca sureti insanların bu aziz millete yaşattıklarının canlı şahidi olmak gibi bir bahtsızlığı millet olarak yaşıyoruz.

Son yarım yüzyılın Ülkemiz adına yaşanmışlıklarının nerede ise hepsi hafızamda canlı ve taze.

Nereden nereye geldiğimizi ve özellikle son 5-6 yıl içerisinde ülkemiz adına kazanımları gördükçe mutlu olmamız gerekirken mutsuz olmayı tercih edenlerin işi gerçekten zor.

TOGG diyorsun tu kaka, terör diyorsun bin bir tutarsızlık, kalkınma diyorsun, hani nerede sesleri, savunma sanayi diyorsun marketlerde satılan dronlar gündem olunca gerçekten insan bir hoş oluyor.

Be acezeler Erdoğan kazanınca ülke kayıp mı ediyor.

Kazanan Türkiye olmuyor mu?

Hafta içinde Madrid’de yapılan NATO toplantısında ülkemizi temsil eden Cumhurbaşkanımızın vakarlı duruşu, davranışı ve samimiyeti ile Yunanistan dahil tüm ülkelerden olumlu puan alırken, içimizdeki amacı mamacı ipe un seren güruh bindikleri dalı kestiklerinin farkında bile değiller.

Düşmanlığın boyutunun nerelere vardığını anlayın.

Erdoğan kazandı deseniz diliniz eşek arısı mı sokar.

Sanırsın ki, Erdoğan ülkeyi satmış.

Muhalefet etmeninde omurgası ve iz’anı olsa asında ülkemiz adına son yıllarda ortak kazanımlara en azından ses çıkartmazlar diyeceğim ama huylu huyundan bir türlü vaz geçmiyor.

Muhalefet edeceğim diye bu kadar savrulmanın kime ne faydası olacak bir bilen beni aydınlatsın.

Bir asır önce Lozan’da yapılan anlaşmanın zafer mi hezimet mi olduğu hususunda hala milletin kafası karışık iken şimdi birde Madrid mutabakatı çıktı.

Tayyip düşmanlığı aklıselimi dumura uğratınca onca kazanıma rağmen kaybetti diye naralar atarak sosyal medyada çoğunluğu elde tutmanın sarhoşluğu ile ne yaptıklarının farkında değiller.

Muhalefet virüsü Covidden kat ve kat daha tehlikeli ve öldürücü.

Aklıselimi yok ediyor.

Cumhurbaşkanımızın Madrid’den ayrılırken yaptığı basın toplantısını sonuna kadar izlemiş olanalar, art arda gelen ve insan asabını bozacak kadar saçma olan tahrik edici onlarca soruya verdiği cevapları izlerken aklıselim ile hareket etselerdi ülkemiz adına sevinecekler ve gururlanacaklardı ama virüslü beyinler bunu bile algılayamadı.

Yazık diyorum.

Hem de çok yazık.

Erdoğan düşmanlığı hastalığının tedavisi ve eradikasyonu zor olsa gerek.

Bu hastalığın pençesinde can çekenlere bir çift sözüm var.

Devletimiz bâki,, yönetenler ise fani.

Bu gerçekliği 20 yıldır ülkemizi idare eden Cumhurbaşkanı sıklıkla tekrarlayarak aslında anlayanlara mesaj veriyor vermesine de, anlamayanlar için denecek tek söz kalıyor.

Allah müstahaklarını versin.

Rahmeti Kadir Mısıroğlu yaşasa idi Madrid mutabakatı ile ilgili de bir kitap yazar ve mutabakat metnini sağır sultanın bile anlayacağı netlikte açık ve seçik anlaşılır maddeleri üzerinden gerçekleri tıpkı Lozan anlaşmasında olduğu gibi yazarak necip milletimizin istifadesine sunardı.

Böylece millet olarak gerçeğin ta kendisini öğrenir,

Lozan’da yaşadığımız hezimetin zaferi olarak bu mutabakat ile gururlanır ve yıllardır yaşadığımız eziklikten kurtulabilirdik.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.