Tekin, Şişli'deki Taşyapı Etkinlik ve Kongre Merkezi'nde Uluslararası Vuslat Derneği (UVD) Vuslat Platformunca gerçekleştirilen 'Ufuktaki Yeni Türkiye İstanbul Buluşmaları' programında yaptığı konuşmada, hükümetlere katkı verdikleri, yanlış yapmasını engelledikleri, toplumun ve milletin sesi oldukları için sivil toplum kuruluşlarının çok önemli olduğunu kaydetti.
Türkiye'de geçmişten bugüne yaşanan siyasi olayları anlatan Tekin, AK Parti'nin 2001 yılında Türkiye'nin problemlerine çözüm üretmek için kurulduğunu dile getirdi.
Tekin, 2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in 'Cumhuriyet'in 100. yılına mektuplar yazalım.' çağrısında bulunduğunu ve eğitimle ilgili yazılan mektupların kendisine geldiğini, mektuplarda 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında okullarımızda 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim, inşallah Cumhuriyet'in 100. yılında koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim.' şeklindeki ifadelerin yazılı olduğunu söyledi.
Ülkede 2002 yılında yaklaşık 350 bin civarında sınıf olduğunu belirten Tekin, '2002'den önceki sınıflarımızın, dersliklerimizin yarısı, deprem, kullanım ömrünü tamamlaması ve benzeri sebeplerle şu anda yok. 2002'den önce yaklaşık 150 bin civarında sınıfımız var. Şu anda Türkiye'de 750 bin dersliğimiz var. Öğretmenimizin şikayet ettiği, '45-50 kişilik sınıflarda inşallah ders anlatabilirim' dediği Türkiye'yi çok daha ileri bir noktaya taşımış durumdayız. Şu an derslik başına yani sınıf başına düşen öğrenci sayısı kademeler arasında 20'li rakamlarda. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibariyle de 14-15'li rakamlara ulaştık. Bu rakamlar uluslararası göstergelerin üstünde.' diye konuştu.
Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı'nın (UNDP) resmi raporunda Türkiye için dünyada bütün dersliklerinde etkileşimli tahta olan tek ülke tanımlaması yapıldığını aktaran Tekin, 660 bin dersliğe akıllı tahta konulduğunu, okullara internet erişim hizmeti verildiğini, akıllı tahtalarla dünyanın neredeyse tek ve en büyük eğitim içerik ağı EBA'yı oluşturduklarını anlattı.
'Vesayet bitmezse demokratik anlamda seçilmişler, halka taahhüt ettiği şeyleri yapamazlar'
Tekin, kılık kıyafetle ilgili de mektuplarda birçok şey yazıldığına işaret ederek, 'Bugün Türkiye'de artık kılığından kıyafetinden, etnik ya da dini kimliğinden dolayı hiç kimseye karşı ayrımcılık, ötekileştirme ya da temel hak ve hürriyetlerinin kullanılması konusunda yasakçı bir mantık yok. Bunu da Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde aştık. Konuşurken milattan önceden bahsediyormuşuz gibi. Ben bunları söyleyince muhalefet çok kızıyor ve lafı istedikleri gibi anlıyorlar.' ifadelerini kullandı.
Tekin, kendisine 'Sen demokrasiyi, laikliği niye konuşuyorsun? Sen Milli Eğitim Bakanısın, başka şeyleri konuş' dendiğini belirterek, şunları kaydetti:
'Cem Karaca'nın bir şarkısı var 'Yarım porsiyon aydın' diye. Orada Cem Karaca diyor ki, 'Tiyatro sizin işiniz, müziği siz bilirsiniz, sinemayı siz bilirsiniz.' Yani demokrasiyi siz biliyorsunuz, laikliği siz biliyorsunuz, insan haklarını siz biliyorsunuz, biz hiçbir şey bilmiyoruz öyle mi? Biz bunları konuşmayacağız. Bu eski Türkiye'nin alışkanlığı. 'Kavram hegemonyasını ben oluştururum, benim oluşturduğum kavramlara uygun davranmak zorundasın.' O eski Türkiye, artık öyle bir Türkiye yok. Artık 86 milyon insanımızın kendi inanç ve değerler silsilesine göre demokrasi, insan hakları ve özgürlük anlamında dilediklerini yapabileceği bir Türkiye var.'
Vesayet sonlandırılmadığında politikaların başarılı olma şansının olmadığını dile getiren Tekin, 'O zaman vesayeti bitirmeniz gerekiyor, vesayet bitmezse demokratik anlamda seçilmişler, halka taahhüt ettiği şeyleri yapamazlar.' dedi.
2024-2025 eğitim-öğretim yılında beceri odaklı bir program oluşturduklarını, küresel emperyalizmin dünyanın her tarafında milli değerleri yok ettiğini belirten Tekin, şöyle devam etti:
'Nasıl bir şeyse, nasıl bir entelektüel iklim, referans yapısı oluşturdularsa, bir tane İsrailli öldüğü zaman insan hakları problemi oluyor ama 70 bin Filistinli şehit edildiği zaman insan hakları problemi olmuyor. Aileyle ilgili aldığımız düzenlemeler evrensel insan hakları metinlerinde referans bulamıyor ama LGBT dediğimizde hemen uluslararası bu metinlere referans oluşturuluyor. Küresel emperyal güçlere karşı mücadele etmek için kavramlara yönelik güçlü bir biçimde sesimizin çıkması lazım. İdeolojik olarak bizleri koşullandıran emperyal dünyanın değerlerini meşru olarak bize sunan, coğrafyadan tutun sosyolojiye kadar bütün kavramsallaştırmalara kendi referans değerlerimiz üzerinden karşı çıkmamız lazım.'
'Ayrıştırıcı, ötekileştirici dili ortadan kaldırmamız lazım'
Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bizim şu anda ihtiyacımız olan en temel şey millet olarak birbirimize sımsıkı kenetlendiğimiz bir yapıyı inşa edebilmek. Milli Eğitim Bakanlığının ana görevlerinden bir tanesi bu. Fiziki alt yapı, teknolojik alt yapı, bilimsel yenilikler, metodolojik yenilikler, pedagojik gelişmeler... Bunların hepsini 'tamam, yapacağız' ama çocuklarımızı yetiştirirken vatandaşın bizden beklediği şey, millet olma şuurumuzu, millet olma bilincimizi çocuklarımıza kazandırmamız. Bunu kazandırmanın yolu belli. 2000'li yıllar öncesi Türkiye'nin yaşadığı o ayrıştırıcı, ötekileştirici dili ortadan kaldırmamız lazım. Bizi bir arada tutan değerleri ön plana çıkarmamız lazım. Bunlardan birileri rahatsız oluyor.'
Okullara nisan ayında da etkinlik yapılması için yazı gönderdiklerini, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın, çocukların demokrasiyi, milli değerleri içselleştirmesi açısından önemli olduğunu, bazı medya kuruluşlarının gönderdikleri yazıdaki 'binlerce yıllık devlet geleneği' cümlesinden kendilerini eleştirdiğini kaydeden Tekin, 'Binlerce yıl deyince, 100 yıl öncesini dahil etmemiş mi oluyoruz? Bunu nasıl böyle yorumluyorsunuz?' dedi.
Tekin, 'Bugün Türkiye dünyanın her tarafında, dış politikada barış, insan hakları, temel hak ve hürriyetler gibi konularda örnek gösteriliyorsa eğer Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu, insan haklarını merkeze alan Müslümanca duruşu sayesindedir.' diye konuştu.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir de programda yaptığı konuşmada, toplumların yükselmesindeki en önemli unsurun yetişmiş insanları olduğunu, teknolojinin, sanayinin ve ekonominin olmazsa olmaz olduğunu herkesin bildiğini, ancak yetişmiş bir insanın bir ülkeye katkısının ve değerinin, bunların hepsinin üzerinde görülmesi gerektiğini ifade etti.
Siyaset kurumunun topluma yön göstereceğini ancak hiçbir davanın sivil toplum ayağı olmadan ayakta kalamayacağını dile getiren Özdemir, 'Bu birlik ve beraberlik korunduğu, daha da güzel işlerin altına imza atmamızı sağladığı müddetçe Allah'ın izniyle bizim önümüzde hiç kimse duramaz.' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, zor bir dönemde ve iklimde, bir güven adası olarak bölgeye güven ve istikrar inşa ve ihraç eden bir pozisyonda olduklarını dile getiren Özdemir, 'Çok derin problemlere ve kanayan yaralara sahip olduğumuz bir Türkiye'den bugün kronik problemlerini aşmış ve bölgenin problemleri için mücadele eden, çözüm üreten, bunlar için önemli bir irade ortaya koyan bir Türkiye'ye gelmiş bulunmaktayız.' değerlendirmesini yaptı.
Programa, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, UVD Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Kemal Akar ve yönetim kurulu üyeleri ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Konuşmasının ardından UVD Başkanı Cebeci ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi Yücel Yılmaz, Bakan Tekin'e hediye takdim etti.
Program, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.



