0
Başbakan Erdoğan'a sıklıkla yapılan eleştirilerden birisi; gittikçe otoriterleştiği, diktatörleştiği yönündedir. AK Parti'nin yeni kurulduğu dönemlerde, 2004 yılında, henüz hiçbir icraat yapmaya fırsat bulamadığı süreçte de sıklıkla dillendirilen bir iddiaydı bu; "Tayyip Erdoğan çok otoriter." Acaba, Başbakan, gittikçe otoriteleşiyor mu? Otoriterleşme söylemi, neyi saklıyor?
Cemaat medyası ve liberal görünümlü bir kısım yazar, 17 Aralık'tan beri "otoriter Erdoğan" vurgusunu yeniden gündeme getirmeye başladı. Neymiş efendim; otoriter Erdoğan gitmeliymiş; giderse sorun kendiliğinden çözülürmüş. Sorun, AK Parti değil; bizzat Erdoğan'ın kendisiymiş. En son, Zaman gazetesi yazarı Ahmet Turan Alkan, rahatsızlığının kaynağının Erdoğan kendisi olduğunu itiraf etmedi mi?
Hep Aynı Taktik…
Aslında bu, bir söylemden öte oldukça eski bir taktik. Türk demokrasi tarihi kadar eski. Zamanında darbe yapıp Adnan Menderes'i asanlar, Menderes'i diktatörlükle suçlamamışlar mıydı? Türk siyasetinin yüz akı olan Özal'ı öldürmeye çalışanlar, Özal'ı da "sivil diktatör"lükle suçlamadılar mı? 1987 yılında Hürriyet gazetesi, "Diktatör Özal" diye manşet atmamış mıydı? Kısacası, demokratik yollarla millet'in teveccühünü kazanamayanlar, siyasi kurnazlıklara başvuruyorlar.
Bu taktikleri, şimdilerde azılı bir muhalife dönüşen Zaman Gazetesi'nin o dönem Ankara temsilcisi olan İbrahim Asalıoğlu şöyle özetliyordu, henüz başbakan ile aralarının iyi olduğu, 16 Ocak 2010 tarihinde. Hatırlayacaksınız; gündem, sivil diktaydı. Şimdilerde pek ortada görünmeyen bir Ablamız bulmuştu bu kavramı… Asalioğlu, Zaman'da aynen şöyle yazıyordu: "Sivil vesayet ve diktatörlük tartışmalarına sert tepki gösteren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Aynı oyunu Menderes'e de Turgut Özal'a da oynadılar' sözlerini geçmişteki gazete manşetleri doğruluyor. Deniz Baykal, 21 Ekim 1989 tarihli Hürriyet Gazetesi'nin manşetinde Özal için 'sivil diktatör' diyor. SHP Genel Sekreteri olarak gazeteye demeç veren Deniz Baykal, o dönemde Özal'ın cumhurbaşkanı olmasını engellemeye çalışıyor. Haberde, Başbakan Özal'a çok sert eleştiriler yönelten Baykal, 'sivil diktatör' benzetmesini, 'Özal bu girişimiyle parlamenter rejimin öngördüğü başbakanlığı ortadan kaldırıyor' sözleriyle gerekçelendiriyor. Hürriyet Gazetesi'nin 13 Ocak 1990 tarihli manşetinde de 'Özal'ın tek adam olma hevesi' başlığı yer alıyor." Şimdilerde kullanılan argümanlar: "Sivil diktatör" ve "tek adam olma hevesi"… İnsan sormadan yapamıyor; acaba askeri vesayetle mücadele eden, demokrasi paketleriyle bu ülkenin demokratik standardını yükselten AK Parti değil miydi?
Otoriterlik söylemi, siyasi kurnazlıktır.
Zamanında Özal'ın Cumhurbaşkanlığını engellemeye çalışanlar, diktatörlük söylemini icat etmişlerdi. Şimdilerde Erdoğan'ı yemek isteyenler; Türkiye'ye kumpas kuranlar; Türkiye'yi Misak-ı Milli sınırlarına hapsetmek isteyenler ve onların öncü karakolları; aynı söylemi pazarlıyorlar. "Erdoğan tek adam gibi davranıyor", "otoriter".
Aslında, amaçları çok açık; Erdoğan'ın üzerinde bir meşruiyet krizi yaratarak siyasetin alanını olabildiğince daraltmak… Tıpkı Özal da olduğu gibi, Erdoğan'ın da Cumhurbaşkanı olmasını engellemek… Küresel ölçekte, Türkiye'nin ve Erdoğan'ın yükselişine dur demek ve kontrol edilebilir bir Türkiye oluşturmak…