Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Vang, ülkesini ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin değerlendirmede bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndan normal ve güvenli geçişin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak kaygısı olduğunu belirten Vang, 'Çin, ilgili tüm tarafların uluslararası toplumun bu çağrısına acilen yanıt vermesini umuyor.' ifadesini kullandı.
Çinli Bakan, bölgedeki durumun savaş ile barış arasında kritik dönemeçte olduğuna dikkati çekerek, çatışmanın sonlandırılmasının zorunlu, savaşa dönüşün ise kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Nükleer soruna ilişkin, Çin'in İran'ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdünü takdir ettiğini ve nükleer enerjiyi barışçıl amaçlı kullanma hakkını tanıdığını ifade eden Vang, Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin kendi kaderine sahip çıkmasını, İran ile Körfez ülkeleri arasında dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerinin gelişimini ve bölge ülkelerinin birlikte katılabileceği, ortak çıkarlarını koruyabileceği ve ortak kalkınmaya ulaşabileceği barış ve güvenlik mimarisinin oluşturulmasını desteklediğini söyledi.
Vang, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sonlandırılması, barış görüşmelerinin başlatılması için ülkesinin desteğini sürdürmeye hazır olduğunu, Orta Doğu'da barış ve huzurun sağlanması için daha büyük rol oynamayı istediğini dile getirdi.
Erakçi, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Çin'i ziyaret ediyor
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Çin'i ziyaret ediyor. İranlı Bakan, Çinli mevkidaşıyla mart ayında iki kez telefonda görüşmüştü.
Çin'in ABD ile İran arasında ateşkesin sağlanması için yürütülen görüşmelerde İranlı yetkilileri ateşkes için bir yol bulmaya teşvik ettiği, öte yandan Pakistan, Türkiye ve Mısır aracılığıyla ilettiği mesajlarla müzakerelerde etkili olduğu iddia edilse de Pekin yönetimi bunu doğrulamaktan kaçınmıştı.
Erakçi'nin ziyaretinin ABD Başkanı Donald Trump'ın haftaya Çin'e yapması beklenen ziyaretin hemen öncesine denk gelmesi dikkati çekti. Trump'ın ziyaretinde Orta Doğu'daki savaşın ve Hürmüz Boğazı'ndaki durumun gündemde olması bekleniyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, savaş nedeniyle kesilmişti
Orta Doğu'daki savaş, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin büyük ölçüde kesilmesine yol açmıştı.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.
Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.
Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmıştı.
ABD Donanması, İran'la Pakistan'da düzenlenen ilk müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından Hürmüz Boğazı'nı abluka altına almıştı.





