Dünyaca ünlü Amerikan siyahî boksör Cassius Marcellus Clay, Müslüman olduğunda ilk yaptığı iş ismini değiştirmek olmuştu. Çünkü bu isim Hıristiyan kültürünü yansıtmaktaydı ve yeni Müslüman olan Clay, artık bundan böyle İslami bir isimle yani "Muhammed Ali" ile anılacaktı. İngiliz pop yıldızı Cat Stevens de Müslüman olur olmaz hemen ismini değiştirmiş ve "Yusuf İslam" ile yeniden hayat bulmuştu. Dolayısıyla isimlerimiz hangi dine mensup olduğumuzu gösteren önemli bir simgedir. Ayrıca her bir ismin, kişinin karakterini ve şahsiyetini de etkileyen güçlü bir boyutu vardır. Ben şahsen çocukken Hz. Ali'nin Hayber Kalesinin önlerinde sergilediği kahramanlıkları anlatan kitaplardan çok etkilenmiştim ve onun gibi cesur ve güçlü olmak isterdim. Daha sonra bugün zayıf hadis olarak takdim edilse de Peygamberimizin (sav) "Ben İlmin Şehri Ali Onun Kapısıdır" sözünden etkilenerek okumaya merak salmıştım ve halen de bilimsel araştırmaları severim. Bu kısa açıklamalardan sonra asıl meseleye gelelim ve Kemal ismi etrafında yapılan güncel tartışmaları ele alalım.
Kemal ve Eşek Arasında Ne Gibi Bir Bağ Var?
"Dünyada ne kadar Kemal varsa hepsi eşektir…". sözü genel anlamda sizce hangi psikolojik durumda olan bir insana ait olabilir? Büyük bir ihtimalle "Kemal ismini taşıyan birisine düşman olan bir insanın sözleri olabilir bunlar" diyebilirsiniz. Veya bizatihi "Kemal isminden hoşlanmayan birisinin sözleridir bunlar" da diyebilirsiniz. Mantıken doğru. Pekiyi, bu sözleri tarihte kim sarf etmiş olabilir? Şaşıracaksınız ama bizzat Kemal ismini taşımış olan bir insan bu sözleri dillendirmiştir. Nasıl olur? Demek ki Kemal yani "Olgun", "Mükemmel" ve/veya "Fazıl" anlamlarına gelen bir ismi taşısa bile bizzat kendi isminden rahatsızlık duyabilecek kadar isminden nefret eden bir insan da olabiliyormuş. Pekiyi neden bu isimden bu kadar rahatsızlık duyabilir ki bir insan? Belki isim Arapça kökenli diye veya bizim bilmediğimiz başka sebeplerden dolayı. Bu sözü neticede kim söylemiş olabilir? Söyleyeyim: M. Kemal Atatürk. Yani herkesin bildiği Atatürk. İnanmıyorum mu diyorsunuz? O halde sükûnetle beni dinleyiniz:
Mustafa mı Kemal mı?
Atatürk doğduğunda annesi ona Mustafa ismi vermişti. Selanik Askeri Rüştiyesinde de Mustafa ismini taşıyan matematik hocası, aralarında bir fark olsun diye "Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal" olsun diyerek okul kütüğüne ismini bu şekilde yazdırır. Atatürk, her nedense gerek yazılarında gerekse imzalarında Mustafa Kemal yerine Mustafa'yı kısaltarak ismini uzun bir süre M. Kemal olarak kullanır. Kasım 1934'de Soyadı Kanunu'nun çıkmasıyla birlikte Mustafa isminden de tamamen kopan Atatürk, nüfus cüzdanına sadece Kemal yazdırır. Sami Önal'ın kaleme aldığı "Hüsrev Gerede'nin Anıları: Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler" kitabında yer alan bir ifadesinden de Atatürk'ün asıl isminden hiç hoşlanmadığını anlıyoruz: "İsim koymak elbette bir ananın hakkıdır. Ben kendi adımdan hiç memnun değilim. Böyle koymuşlar…". Bu açık bir itiraftır. Atatürk'ün yeni doğan bir çocuğa isim koymanın, babanın veya büyüklerin değil de annenin bir hakkı olduğunu söylemesi de yine çok enteresandır. Bu sözler, anne-çocuk ilişkisinin hangi durumda olduğunu az çok göstermektedir. Ancak baba-çocuk ilişkisini değerlendirmeye müsait herhangi bir görüş beyan edilmediği için, Atatürk'ün çocukluk dünyasını anlamak ve ruh dünyasını okumak hayli zorlaşmaktadır. Mustafa ismi, İslam coğrafyasında en çok rağbet gören isimlerden birisi olduğu halde Atatürk'ün bu ismi beğenmemesi, Atatürk'ün bu isim ile çağrışım yapan dinî ve ahlakî değerlerle içsel bir kültürel çatışma yaşamasına bağlanabilir.
Kemal mi Kamal mı?
Atatürk, Mustafa ismini terk ettikten sonra Kemal isminden de epey rahatsız olmuş olacak ki en sonunda Kemal isminden de uzaklaşır ve KAMÂL ismini tercih etmeye başlar. Kartvizitine bile "KAMÂL ATATÜRK" yazdırma ihtiyacı duyar. Daha da ötesi son kullandığı nüfus cüzdanında ismini resmen "KAMÂL ATATÜRK" olarak değiştirir ve ölümüne kadar hemen bütün resmî yazışmalarda bu yeni şekliyle imza atar. Atatürk'ün, Kemal isminden kurtulmuş olmanın rahatlığını da iç dünyasında yaşamış olduğunu düşünebiliriz. Nitekim Atatürk'ün uşağı Cemal Granda, hatıralarında tam da Atatürk'ün Kemal isminden kurtulduğu ve-fakat kendilerinin bundan haberdar olmadığı günlere ait ilginç bir anısına kitabında yer verir: "Müstahdem arasında polislikten emekli olmuş Kemal adlı bir sofracı vardı. …Bir akşam sofrasında üç kadeh içkiden sonra Atatürk bize dönerek şaka şeklinde: 'Dünyada ne kadar Kemal varsa hepsi eşektir…' dedi. Sofracı Kemal şaşaladı. Ne diyeceğini bilemedi. Toparlandı. Dili tutulmuş gibiydi. Dudakları titriyordu. Gözlerini Atatürk'ün yüzünden ayıramıyordu. Hepimiz bunun altından ne çıkacak diye beklerken, Atatürk, sözlerini şöyle bitirdi: 'Haaa anladım. Sen bana bakıyorsun. Sen de Kemal'sin demek istiyorsun. Ben artık KAMÂL oldum. Kemal'ler başının çaresine baksın…'dedi (s.47-48). Atatürk, bu yönleriyle bazen hem espritüel hem de çok zor anlaşılabilen bir insan. Nereden çıktı şimdi bu KAMÂL. Ve neden bu isim değişikliği? Ve neden Kemal ismini taşıyanlar birden eşek oluveriyor? Gerçi Atatürk, kızdığında bazen muhataplarına "eşek" dediğini biliyoruz. Ama Kemal ve eşek arasında nasıl bir mantıkî bağ olabilir ki? Haydi diyelim ki Atatürk, Kemal isminden kurtularak ve onun yerine Kamal ismini alarak eşek olmaktan kurtulabilmişti. Pekiyi, diğer Kemal'lerin durumu şimdi ne olacak? Bütün Kemal'ler eşek olmaktan kurtulabilmek için, isimlerinden mi vazgeçecek? Hepsi de Kamal ismini mi alsınlar? Ya Kamal ismini beğenmiyorlarsa? Ne anlama geldiğini bilmiyorlarsa? Ben Kemal'lere biraz yardımcı olayım. Bu konuda 5 Şubat 1935 tarihli Ulus Gazetesi, attığı bir başlık ile hemen yardımımıza koşuyor: "Kamal Türkçe Ordu ve Kale Demektir". İşte "Ordu" veya "Kale" ismini almak istiyorsanız buyurun Kemal yerine Kamal ismini alınız. "Atatürk'ün taşıdığı Kamal adı arapça bir kelime olmadığı gibi, arapça Kemal kelimesinin delalet ettiği manada da değildir". Üstelik Kamal isminin Arapça ile hiçbir ilgisinin olmadığını da bu haberden öğrenebiliriz. Anlayacağınız Kamal tamamen öztürkçedir. Ey başta (Mustafa) Kemal ismini taşıyan Atatürkçüler; Atatürk'ün yolundan gitmek istiyorsanız hemen Kemal isminden vazgeçip Kamal ismini alınız. Veya en güzeli CHP, Kemal ismini taşıyanların otomatikman Kamal ismini almasını sağlayan bir kanun taslağı hazırlasın ve meclise derhal sunsun. Durum acildir! Çünkü Kemal'leri eşeklikten kurtaracak kanunî bir düzenlemeye ihtiyaç vardır.