Ayasofya'da İlk Cuma

Ayasofya'da İlk Cuma

HAZIRLAYAN: SABRİ GÜLTEKİN

31 May 2013 00:00:00

HAZIRLAYAN: SABRİ GÜLTEKİN

Fethin üçüncü gününe denk gelen 1 Haziran 1453 Cuma günü Fatih, Ayasofya'ya gelip ilk Cuma namazını askerleriyle birlikte kılmıştır. İmamlığı "Akşemseddin" adıyla maruf "Şeyh Muhammed Şemseddin Bin Mirza" yapmış ve hutbe de onun tarafından irad olunmuştur.

Sultan II. Mehmed, İstanbul'a girdikten sonra Ayasofya Kilisesi'ne gelmiş ve hayranlıkla seyrettiği bu mabedin derhal camiye dönüştürülmesine karar vermiştir. Askerlerin burada tahribat yapmaması için gerekli tedbirleri aldıktan sonra, rivayetlere ve Osmanlı kroniklerinin nakline göre müezzinlerinden birine ezan okutturup maiyeti ile birlikte namaz kılmıştır. Böylece Hıristiyan aleminin Doğu'daki en büyük kilisesi Müslümanların eline geçmiş, asırlardan beri Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasında İstanbul ile Ayasofya üzerinde süregelen rekabet, İslam'ın "La ilahe illallah Muhammeden Resulullah-Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed (sav) onun elçisidir" sesiyle sona ermiştir.

Ayasofya'da ilk Cuma namazı

Ayasofya'nın camiye dönüştürülme çalışmaları hemen başlamış ve Fatih'in emri üzerine mozaikler, mimari dekorasyon ve düzen tahrip edilmemiştir. İlk Cuma namazı için yapılan hazırlıklar gece-gündüz sürmüş, heykeller ve taşınabilir tasvirler kaldırılıp duvar ve kubbelerdekilerin yüzleri alçıyla örtülmüştür. Bunlar dışında kalan ve İslam dini açısından sakınca oluşturmayanlara ise dokunulmamıştır. Rivayetlere göre üç gün içerisinde tahtadan bir minare, minber ve mihrap yapılmış fakat bunlar günümüze ulaşamamıştır. Solakzade Mehmed Hemdemi Çelebi'nin nakline göre, Fethin üçüncü gününe denk gelen 1 Haziran 1453 Cuma günü Fatih, tekrar Ayasofya'ya gelip ilk Cuma namazını askerleriyle birlikte kılmıştır. İmamlığı "Akşemseddin" adıyla maruf "Şeyh Muhammed Şemseddin Bin Mirza", yapmış ve hutbe de onun tarafından irad olunmuştur.

Bizzat Fatih'in vakfiyesi

"Ayasofya Kilisesi" artık "Ayasofya Camii" olmuş ve Fatih döneminden itibaren başlayan Ayasofya Camii ve çevresindeki genişletme, onarım ve bakım faaliyetleri sonraki padişahlar döneminde de devam etmiştir. Bizzat Fatih tarafından vakfedilen Ayasofya Camii ve komplekslerinin bakım ve onarımı için çarşı, han, hamam, dükkan, bedesten gibi tesisler ve gelirlerinden bir fon oluşturulmuş, bu sayede de bu muhteşem yapı günümüze ulaşmıştır.

Ayasofya, müzeye çevrildiği 1934'e kadar da 481 yıl devamlı namaz kılınan bir Müslüman mabedi oldu. Fethin en önemli sembolü olan Ayasofya Camii, 1934'yılından beri maalesef fethin ruhuyla ilgisi olmayan bir amaç için kullanılmaktadır. (Emre Gül)

HZ. UKKAŞE'NİN DUASI

Ne güzel Mevla, ne güzel yardımcısın

"Allah'ım, beni ibadetlerini en güzel şekilde yapan kullarından ve kendilerine verdiğin zenginliğin şükrünü eda eyleyenlerden eyle. Dini ve dünyevu00ee işlerimi düzene koyma hususunda bana kolaylıklar ihsan eyle, hayırlı muratlarımıza nail eyle. Küçük ve büyük günahlardan ve her türlü şerlerden bizi uzaklaştır. Senin marifetinin nurlarıyla gönlümü aydınlat. Son nefesimde kelime-i şehadet getirerek iman nuruyla kalbimi nurlandır. Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey celal, beka, azamet ve ikram sahibi Allah'ım; rahmetin, izzetin ve kibriyan hakkı için Hz. Muhammed'e (sav), O'nun al ve ashabına salat ve selam eyle! Allah'ım, amellerimiz az, ihtiyaçlarımız çok. Fakat sen bizim Mevlamızsın, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcısın. Affını diliyoruz ve dönüşümüz Sanadır. Güç ve kuvvet ancak yüce ve aziz olan Allah'ın yardımıyladır."

NÜKTE

Mevlana'nın saltanatı

Selçuklu Sultanlarından biri Mevlana'yı ziyaret etmek istemiş. Bu ziyaretini gerçekleştirdiğinde ona, saltanatları arasında ne gibi bir farkın olduğunu sormuş.

Hz. Mevlana söz konusu soruya şu cevabı vermiş:

"Senin saltanatın gözlerin açık olduğu müddetçe vardır. Oysa benim saltanatım, gözlerimi kapadığımda başlar."

MEDENİYET

Ayasofya! Ayasofya!.. Seni bu hale koyan kim?

1952 yılında Türkiye'yeyi ziyaret eden Rum Patriği Atenegoras'ın Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından debdebeli bir şekilde karşılanması üzerine merhum Osman Yüksel Serdengeçti tarafından bir kırgınlık ve bir ümidin şifresi olarak kaleme alınan "Ayasofya" şiiri ruh halimizin özeti niteliğinde.

Ey İslam'ın nu00fbru, Türklüğün gururu Ayasofya!

Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,

Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!..

Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?

Hani minarelerinden göklere yükselen,

Ta maveradan gelen ezanlar?

Hani o ilahu00ee devir, ilahu00ee nizamlar?..

Ayasofya ses vermiyor,

Ayasofya bir hoş,

Ayasofya bomboş!

Hani nerde?

Şu muhteşem minberde,

Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,

Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?..

Ayasofya! Ayasofya!.. Seni bu hale koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?!..

Hani nerde?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?..

Kur'an sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş!..

Allah-Mühammed-Hülafa-i raşidinin

İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!..

Fethin, Fatih'in mabedinden kitab-ı mübini,

Bu ulu dini kaldıran kim?

Dinimize, imanımıza saldıran kim?..

Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,

Kimin elidir?!..

Söyle Ayasofya, söyle:

Seni puthane yapan hangi delidir?!..

Elleri kurusun, dilleri kurusun!

Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?!..

Ayasofya,

Ey muhteşem mabet;

Gel etme,

Bizi terketme!..

Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip,

Yine seni camiye çevireceğizu2026

Dindaşlarımızla,

Kanlı gözyaşlarımızla,

Abdest alarak secdelere kapanacağız,

Tekbir ve tehlil sadaları boş kubbelerini yeniden dolduracak

İkinci bir fetih olacak,

Ayasofya, ikinci bir fetih!..

Ezanlar bu fethin ilanını,

Ozanlar destanını yazacaklaru2026

BİR AYET

"İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir." (ENFu00c2L Su00dbRESİ, 72)

BİR HADİS

"Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur." (Buhari)

 
ABONE OL
VF Kat1