Vakif_Katilim

​Çocuklarda cinsiyet kimliği mağduriyeti artıyor

​Çocuklarda cinsiyet kimliği mağduriyeti artıyor

Çocuklarda sağlıklı cinsel kimliğin oluşmasına engel olan unsurların aşırı derecede artması sonucu mağdurlar sayısındaki artış endişelendiriyor. Analiz Uzmanı Taner Akkuş moderatörlüğünde online yapılan programa Eğitim Yöneticisi Bera Zeyneb Türkmen, Klinik Psikolog ve Çocuk Pedagog Sena Arslan ve Ahde Vefa Platformu Başkanı Nuran Kırlak katıldı.

07 Ocak 2021 11:16:57

Çocuklarda sağlıklı cinsel kimliğin oluşmasına engel olan unsurların aşırı derecede artması sonucu mağdurlar sayısındaki artış endişelendiriyor. Analiz Uzmanı Taner Akkuş moderatörlüğünde online yapılan programa Eğitim Yöneticisi Bera Zeyneb Türkmen, Klinik Psikolog ve Çocuk Pedagog Sena Arslan ve Ahde Vefa Platformu Başkanı Nuran Kırlak katıldı.

Bir bebeğin fiziksel özelliklerine bakılarak cinsiyeti hakkında bilgi verilir diyen Analiz Uzmanı Taner Akkuş: "Bazı bebekler fizyolojik olarak hem kız hem erkek cinsiyetinin belirli özelliklerine sahip olabilir." dedi. 

 

Akkuş, ‘‘Söz konusu bu durum bir an önce fark edilerek doğru müdahale yapılmazsa, bu çocuklar sosyal hayatta cinsiyetsiz kalır.’’ vurgusunu yaptı. 

 

‘‘Bir çocuğun cinsel kimliğinin oluşmasında temel rol ailenindir.’’ diyen Analiz Uzmanı Taner Akkuş: "Anne ve babanın gösterdiği tutum, biyolojik ve hormonal etkenlerden daha önemlidir. Eğer ailenin çocuğa yüklediği cinsel rol ile gerçek birbirinden farklı ise, çocuk 2 yaşından sonra cinsel kimlik karmaşası yaşayacaktır. Halbuki çocuğun kimliği yerleşmeden tıbbi müdahale yapılırsa, ileride oluşabilecek psikolojik sorunlar ve ruhsal travmaların önüne geçilir." diyerek sözlerini tamamladı.

Üstünü Örtmek İleride Çocuğun Dışlanmasına Yol Açar!

 

Eğitim Yöneticisi Bera Zeyneb Türkmen, "Cinsiyet kimlik karmaşası yaşayan bir çocuğun ailesi durumu fark ettiği ilk andan itibaren tıbbi ve psikolojik yardım almalıdır." diyerek tüm ebeveynleri uyardı.

 

‘‘Olayın üstünü örtmek, konuyu önemsiz hale getirmek çocuğun özellikle okul çağında arkadaşları tarafından şiddet, hakaret, tehdit içerikli tepkiler almasına ve dışlanmasına yol açar.’’ diyen Türkmen, "10-12 yaşındaki bir çocuğun hemcinslerinden farklı ve karşı cinse öykünen davranışlar sergilemesi asla isteyerek olamaz. Bu durumu tespit eden öğretmen, psikolojik danışman ya da okul yöneticileri; olayın bir hastalıktan ileri geliyor olduğu bilinciyle, aileye konu hakkında temel bilgileri aktararak, öncelikle anne ve babanın çocuğuna en doğru şekilde yaklaşmasına destek vermelidir." önerisinde bulundu. 

 

‘‘Ebeveyne, öğrencinin daha fazla vakit kaybedilmeden tedavisinin başlatılması gerektiği vurgulanmalıdır. Cinsiyet kimlik karmaşası yaşayan öğrenci ilk olarak psikiyatri doktoruna yönlendirilerek, okul rehber öğretmeni tarafından da tedavi süreci takip edilmelidir.’’ diyen Türkmen, sözlerini şöyle tamamladı: "Her 1000 çocuktan 5'inde görülen bu rahatsızlığın sonradan oluşmadığı, çocukluktan başlıyor olduğu gerçeği ile tedavinin aile tarafından zamanında gerçekleşmesi gerektiği unutulmamalıdır. Her hastalıkta olduğu gibi burada da erken tanı hayat kurtarır. Her çocuk özeldir ve hayatları değerlidir."

 

Cinsiyet Eğiliminde Psikolojinin Önemi Büyük

 

Çocuk Pedagog ve Klinik Psikolog Sena Arslan, cinsiyet karmaşası yaşayan çocukların 4 yaşından önce karşı cins ile özdeşim kurup karşı cinse ait davranışlar sergilediğinin gözlemlendiği bilgisini verdi.

Arslan: "Örneğin, kız ya da erkek çocuğun küçük yaşlarda karşı cins kıyafetlerini tercih etme konusunda ısrarcı olması ya da karşı cins oyuncaklarına karşı eğilimlerinin bulunması, hareket ve konuşma biçimlerini karşı cinse benzetmeleri, özellikle bir oyun oynarken oyun arkadaşını sürekli karşı cinsten seçmeleri gibi durumlar bu davranışlar arasında sayılabilir." diyerek sözlerine devam etti.

 

Çocuklar, farklı duygu ve düşüncelerini konuşarak anlatamasalar bile, oyun ve arkadaş seçimleriyle birlikte ebeveynlerine bu davranışlarını açıkça ifade ettiklerini söyleyen Arslan, "Cinsiyet karmaşasına dair belirgin bir şekilde davranış sergileyen çocukların fark edilmesi durumunda, ebeveynler bu duruma aşırı tepki verip cezalandırma yolunu seçebilirler. Çocuk bu dönemde aşağılanmamalı, cezalandırılmamalı fakat bu davranışı görmezden de gelinmemelidir. Çünkü ebeveyni tarafından cezalandırılan çocuk olumsuz davranışlarını arttırabilirken; tutumları görmezden gelinen çocuk, davranışlarının onaylandığını düşünebilir." dedi.

 

Arslan, Karşı cinse özgü davranışları olduğunu tespit ettiğiniz çocuğunuz, eğer hemcinsine uygun bir şekilde davranışlarda bulunup oyunlar oynarsa ebeveynler de mutlaka olumlu pekiştireçler ile karşılık verilmelidir. Ebeveynler olarak çocuğunuzda davranış değişikliği oluşturabilmek için onun olumlu davranışlarına odaklanmanız gerekir." diyerek ebeveynlere önerilerde bulundu. 

Arslan, olumlu davranışlar zamanla bu şekilde pekiştikçe, istenmeyen davranışların azalacağını dile getirdi. ‘‘Ancak ebeveynlerin desteğine rağmen bu durum hala devam ediyorsa mutlaka bir uzman yardımı alınması gerekmektedir.’’diyen Arslan, "Rahatsızlığa eklenecek diğer psikopatolojileri önlemesi açısından erken tanının çok önemli olduğu unutulmamalıdır." diyerek sözlerini tamamladı.

Platform Başkanı Kırlak’tan katılımcılara teşekkür 

Ahde Vefa Platformu Başkanı Nuran Kırlak da, ”Konusal olarak işlevselliği belki bıçak sırtı gibi olan ama içeriksel olarak çok anlamlı bu programda emeği geçen Analiz Uzmanı Taner Akkuş üstadımız başta olmak üzere, Eğitim Yöneticisi Bera Zeyneb Türkmen ile Klinik Psikolog ve Çocuk Pedagog Sena Arslan’a katılım gösterdikleri için platformumuz adına çok teşekkür ediyorum.” dedi.