El Bab ve Azez'de aydınlık yarınlar

El Bab ve Azez'de aydınlık yarınlar

Türkiye'nin işgalci terör örgütlerinden temizlediği güvenli bölgelerde küllerinden yeniden doğan bir Suriye inşa ediliyor. Suriye halkı artık ölüm ve savaşla hatırlanmak istemiyor. El Bab ve Azez'de Türkiyeli STK'ların da çalışmalarıyla hayat yeniden normale dönüyor.

21 Haziran 2021 09:19:39

Türkiye'nin işgalci terör örgütlerinden temizlediği güvenli bölgelerde küllerinden yeniden doğan bir Suriye inşa ediliyor. Suriye halkı artık ölüm ve savaşla hatırlanmak istemiyor. El Bab ve Azez'de Türkiyeli STK'ların da çalışmalarıyla hayat yeniden normale dönüyor.

ÖZEL HABER: ÖZLEM DOĞAN

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Derneği’nin (BEKAM) ev sahipliğinde ‘Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu’ projesi kapsamında güvenli bölgeleri ziyaret için basın mensupları olarak Gaziantep’te buluştuk. Dolu dolu geçen iki günlük program mazlumlara yardım eli uzatan, kendisine sığınan mültecilerin istikbaline umut ışığı yakan ve Suriye’nin geleceğini inşa edecek olan Suriyelilere yol gösteren Osmanlı bakiyesi Türkiye’nin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. 

Çobanbey’den El Bab’a ilerlerken

Aracımız Çobanbey Gümrük Kapısı’ndan El Bab’a doğru ilerlerken bakımsızlıktan yıpranmış evlere, iş yerlerine, lastik ve mazot satan dükkanlara, motorla yolculuk yapan Suriyelilere, SMO silahlı güvenlik güçlerine rastladık. Bölgede zaman sanki 100 yıl öncesinde durmuş, hiç ilerlememiş gibiydi. Türkiye, Fırat Kalkanı Operasyonu ile birlikte bölgeyi terör örgütünden temizleyerek yeniden altyapıya kavuşturdu. El Bab’a ulaştığımızda elinden tuttukları çocuklarıyla Suriyeli kadınları günlük meşguliyetlerinin peşindeyken, Suriyeli erkekler de ekmek parası için dükkanlarının kapısında bekliyordu. El Bab’daki Fırat Kalkanı Şehit Bulvarı’ndan sonraki durağımız Akil Tepe üssüydü.

a1_51afe6d1336aaee1a5d0ee0d1af2770c.JPG

Akil Tepe’nin kahramanları

Gaziantep Valisi Davut Gül’le birlikte El Bab'daki Akil Tepe üssünü ziyaret ettik. Kahraman askerlerimizin bölgedeki varlığı hem sınırlarımızın güvenliğini sağlıyor hem de mazlumlara uzanan yardım eli olmaya devam ediyor. Vali Gül, Akil Tepe’de basın mensuplarına yaptığı açıklamada 4 sene önce El-Bab’ın terör örgütü DEAŞ tarafından büyük tahribata uğradığını, Türk Silahlı Kuvvetleri ve SMO tarafından kent terörden temizlendikten sonra her şeyin sıfırdan yapıldığına dikkat çekti. 3 bin 2 eylemin engellendiğini söyleyen Vali Gül, terörün ne olduğuna, kim olduğuna bakmadan mücadele eden ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirterek sınırdan kaçak geçişlerin de yüzde 98 azaldığını belirtti. 

El Bab yeniden hayata dönüyor

Akil Tepe ziyaretimizden sonra El Bab Yerel Meclisi’ni ziyaret ettik. Yüzde 75’i yıkılmış bir şehri yeniden eski haline getirmek için çalıştıklarını ifade eden El Bab Yerel Meclis Başkanı Muhammed Heysem Şehabi, El Bab’ta oluşturulan 14 müdürlükle Türkiye’den gelen uzmanların rehberliğinde yapılan çalışmalarla yüzde 75’i harabeye dönen kentin adeta yeniden inşa edildiğine işaret etti. Görüş aldığımız yetkililerin açıklamalarına binaen şunu net olarak söyleyebiliriz ki güvenli bölgelerde yaşayan Suriyeliler artık Suriye topraklarında vahşet ve korkuyu değil, umudu ve geleceğe dair atılımları konuşmak istiyorlar. Suriye’nin ayağa kalkabilmesi için de yatırımcıları bekliyorlar. 

bab_b1ded13eaec5f55cc9133dec760bd2c6.JPG

Osmanlı’dan devraldığımız miras

El Bab’da bulunan birçok yapının duvarında Suriye Milli Ordusu ve Türkiye bayrağının birlikte resmedildiği ‘kardeşlik sınır tanımaz’ sloganı dikkat çekiyor. Türkiye, ecdadı Osmanlı’dan devraldığı adalet ve merhamet bayrağını bulunduğu coğrafyalara taşımaya devam ediyor. DEAŞ’ın yerle bir ettiği altyapıyı; elektrik, su, internet gibi hizmetlerle birlikte günde 1000 hasta bakılan El Bab Hastanesi’ni de inşa eden Türkiye, nüfus, tapu, eğitim, yetim, engelli, yaşlı hizmetleri gibi hayati önem taşıyan hizmetlerin de yürütülebilmesi için bölgede koordinasyonu sağlıyor. 

Mezar taşlarını bile yok eden karanlık

Mezar taşları bir toplumun manevi tapusudur, nüfus kaydıdır. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla bölgeden temizlenmeden önce El Bab-ı işgal eden terör örgütü DEAŞ, ilçedeki mezarları da hedef almış. Geçmiş toplumların mührü olan mezar taşlarını yerle bir eden örgütten kalan karanlık izler silinmeye yüz tutarken, 480 bin nüfuslu El Bab-ı yeniden güzel günlere kavuşturacak çalışmalar da hızla devam ediyor.  

a3_dd01454468d90853f96391fe1f77c557.JPG

Suriyeli çocuklara, gençlere umut ışığı

Mermer oyma süslemeli binaların üzerinde bulunan bomba izleri, Suriye halkının kaderine çakılan çiviler gibi bir ibret vesikası olarak yerinde dururken Türkiye Suriyeli mazlumları bu makus talihle baş başa bırakmamaya kararlı. Bülbülzade Vakfı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) iş birliğinde El Bab’da açılan Anadolu Kültür Merkezi’nde eğitim, kültür, sanat ve fikir çalışmaları, dil kursları, hat ve müzik kursları, meslek edindirme kursları veriliyor. Savaşın acılarıyla küçük yaşta tanışan Suriyeli çocuklara rehabilite olacak bu kıymetli çalışmalar minik yüreklere bir nebze şifa olmayı hedeflerken gençleri de donanımlı birer birey haline getirmeyi amaçlıyor. Suriye’nin geleceği taze dimağların yeşerip ülkelerine yararlı fertler olabilmesi için bu tür eğitim merkezlerinin desteklenmesi ve sayılarının artırılması büyük önem taşıyor. 

a2_f5c539a5f3a9220888fb56505cab2917.JPG

Azez’de hayat renklerini kazandı

El Bab’dan sonraki istikametimiz Azez’e doğru ilerlerken bize el sallayan Suriyeli çocukları, Anadolu kadınlarına benzeyen teyzelerimizi selamladık. Mercidabık savaşının yaşadığı Dabık’tan geçtik, Suran’ın solgun çehresine bir gamze gibi kondurulmuş halı sahada oynayan çocukların neşeli kahkahaları hepimizi mutlu etti. Azez, El Bab’a göre daha iyi durumda; hayat renklenmiş, lunaparkı ve AVM’si de var. Azez Yerel Meclisi’nden sonra uğradığımız, özenle hazırlanmış muhteşem kütüphanesi ve derslikleriyle Azez Yunus Emre Enstitüsü’nün Müdürü Fikret Çıtak’ın dediği gibi: “Devletimizin nefes verdiği her şey dirilişe gebe.”

Gaziantep bilinmeden Suriye okunamaz

Programın sonunda bize Akil Tepe’de de eşlik eden Gaziantep Valisi Davut Gül’ü makamında ziyaret ettikten sonra Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’le bir araya geldik. Şahin’in gerek Suriyeli mülteciler gerekse Gaziantep halkı için yapıldığı ya da proje kapsamına aldığı faaliyetler bir büyükşehir belediyesi için sadece ‘başarı’ sözcüğüyle geçiştirilemeyecek kadar büyük. Yerel yönetimlerin başarısının, güçlü yeni Türkiye’ye katkısı yadsınamaz. Bu minvalde Suriye ile sınır komşusu olan Gaziantep’te yürütülen çalışmaları dinlemeden, Suriye ve Suriyeli mülteci sorununu ele alan basın mensuplarının haberleri daima eksik kalacaktır. 

a5_ba3ee4ec44d6da7464cd5a2296b41ce3.JPG

Sadede gelecek olursak

Suriye’nin ve Suriyelilerin başına gelenlere, savaştan yorulan ve kanla yoğrulan topraklarda yeniden bir hayat kurma mücadelesi veren mazlumlara Türkiyemiz el uzatmaya devam ederken, ‘İktidar olursak tüm Suriyelileri geri göndereceğiz’ diyerek, mültecilerin eline kelepçe vurup denize atan acımasız Yunanistan mantığıyla hareket eden muhalefet ise yanıbaşımızda yaşananlara ilişkin olumlu hiçbir söylem üretmiyor. Türkiye Cumhuriyeti kahraman ordusuyla, Gaziantep Valisi, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı, STK’lar ve halkıyla birlikte büyük bir dayanışma içerisinde Suriyeli mültecilerden yardımını esirgemiyor. Basın mensupları olarak bizzat şahit olduk, biliyoruz ki basiretli Türkiye halkı da bu emeği ziyadesiyle takdir edecektir. 

Suriye için hep birlikte 

Gezimizin son gününde Bülbülzade Vakfı’nda müzakereli bir toplantı yapıldı. İki günlük program boyunca bizi yalnız bırakmayan BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu ile Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir’in öncülüğünde gerçekleşen toplantıda Suriyeli mültecilerin sorunları ile Türkiye-Suriye ilişkileri ele alındı. 

Gaziantep Suriye Topluluğu Başkanı Mustafa el-Hüseyin: Başta Gaziantep olmak üzere güvenli bölgelerde Türkiyeli kardeşlerimiz yorulmadan, bıkmadan bize yardım ediyorlar. 

İstikrar Destek Birliği’nden Munzer el-Selal: İnsanlar sadece bombalara yoğunlaşıyor ama Suriye’de gerçekleşen olumlu işler duyulmuyor. Bunlardan bahsedilmediği için verim de alamıyoruz. 

Gazeteci Mahmud el-Vahab: Türkiye ile ortak bir geleceğimiz var. Türkiye Ortadoğu’da kalkınan ve güçlü bir ülke olduğu için İsrail ve Avrupa bunu engellemeye çalışıyor. Türkiye’yi hâlâ Osmanlı olarak görüyorlar. 

Ahrar Derneği’nden Ahmad Haddad: Türkiye hükümetinin çalışmalarını çok değerli buluyoruz. Dünya bize sırt dönüp tüm kapıları yüzümüze kapattığında bize kapısını açıp elimizi tutan Türkiye oldu. 

a6_216ad66eee47766753c29c7cf225f856.JPG

Yorumlar

 
Advertisement Advertisement Advertisement