Fetih suresinin faziletleri

Fetih suresinin faziletleri
13 Kasım 2020 18:02:54

Kuranı Kerim Allah'ın kelamıdır. Kuranı Kerim vahiy olarak Cebrail (a.s) aracılığı ile Allah'tan son peygamber Hz. Muhammed'e (s.a.v) indirilmiştir. Kuranda Allah kulları için öğütler göndermiştir. Kuranı Kerimi okumak, anlamak ve öğütleri hayata geçirmek çok önemlidir. Hidayet rehberimiz Kuranı Kerimi okuyana armağanlar verilir. Kuran surelerinden biri de Fetih suresidir. Fetih suresi Kuranı Kerimin 48. suresidir. 29 ayeti kerimeden oluşan Fetih suresinde müslümanlar için bir teselli vardır. Peki Fetih suresini okumanın faydaları nelerdir? Fetih suresinin faziletleri ve sırları nelerdir? İşte Fetih suresini okumanın faydaları...

Kuranı Kerim Allah'ın kelamıdır. Kuranı Kerim vahiy olarak Cebrail (a.s) aracılığı ile Allah'tan son peygamber Hz. Muhammed'e (s.a.v) indirilmiştir. Kuranda Allah kulları için öğütler göndermiştir. Kuranı Kerimi okumak, anlamak ve öğütleri hayata geçirmek çok önemlidir. Hidayet rehberimiz Kuranı Kerimi okuyana armağanlar verilir. Kuran surelerinden biri de Fetih suresidir. Fetih suresi Kuranı Kerimin 48. suresidir. 29 ayeti kerimeden oluşan Fetih suresinde müslümanlar için bir teselli vardır. Peki Fetih suresini okumanın faydaları nelerdir? Fetih suresinin faziletleri ve sırları nelerdir? İşte Fetih suresini okumanın faydaları...

Hazreti Ömer (Radıyallahü Anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in yanına vardım ve selam verdiğimde Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bana: “Bu gece bana bir sure nazil oldu. Benim için üzerine güneşin dolduğu her şeyden (dünyadan) daha değerlidir.” buyurarak bana Fetih Suresini okudu.(1)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim namazda veya namazın dışında Fetih suresini okursa, sanki Mekke’nin fethinde Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunmuş gibidir.”(2)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Ramazan’ın birinci gecesi Fetih suresini Allah rızası için okursa, Allah’u Teala o kimseyi bütün sene himayesine alır (korur).”(3)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Ramazan’ın birinci gecesi iki rekat namaz kılar, her rekatında Fetih suresini okursa, Allah’u Teala onu bütün sene korur.”(4)

Abdullah bin Muğaffel (Radıyallahü Anh) dedi ki: “Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’i Mekke’nin fethi günü devesinin üzerinde sesini titretip makam yaparak Fetih suresini okurken gördüm.”(5)

Fetih süresi okumanın fazilet ve faydaları

Her kim Ramazan-ı Şerif hilalini gördüğü zaman, Fetih suresini 3 defa okursa, Allah’u Teala o kulunun rızkını gelecek sene aynı güne kadar bol bol ihsan eder, geçim sıkıntısı çekmez. Bu sureyi 7 kere okuyan kimse her müşkülünü halledip her muradına nail olur. Her kim 33 kere Fetih suresini okursa, hapisten kurtulur. Olmasını istediği bir iş için bu sureyi üç veya beş veya yedi günde 41 defa okursa, o iş bi-iznillah hallolur. Sıkıntı ve bunalımda olan bir kişi bu sureyi okursa, Allah’u Teala lütuf ve keremiyle o kimsenin gam ve kederini, sıkıntı ve üzüntüsünü giderir. İmam Sa’lebi (rahimehullah) Fetih Suresinin fazileti hakkında şöyle buyurdu: “Fetih suresini okuyanların, meleklerin tesbihlerinden ve zikirlerinden nasibi vardır.” İşleri bakımından sıkıntıda olanlar okursa, Allah’u Teala o kimselerin işlerini kolaylaştırır ve sıkıntıdan kurtarır. Her kim Besmele ile beraber Fetih Suresinin 1-3 ayetlerini okumaya devam ederse, işleri açılır ve büyük nimetlere kavuşur. Fetih suresinin 29. ayetini okursa, duası kabul olur, dünya ve ahirette büyük rızıklara ulaşır, maddi ve manevi sıkıntılar için büyük faydası vardır. Bu ayeti yazıp üzerinde muska şeklinde taşırsa, Allah’u Teala o kişiyi görünür görünmez bütün kaza ve bealalardan korur.  Kaynaklar

Fetih Suresi Türkçe Meali...

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla... 1. ayet: Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik.

2. ayet: Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin.

3. ayet: Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin.

4. ayet: Mü'minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp-arttırsınlar diye, 'güven duygusu ve huzur' indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır: Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

5. ayet: (Bütün bunlar,) Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp-bağışlaması içindir. İşte bu, Allah Katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.

6. ayet: Bir de; kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandırması için. O kötülük çemberi, tepelerine insin. Allah, onlara karşı gazablanmış, onları lanetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür.

7. ayet: Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

8. ayet: Şüphesiz, Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

9. ayet: Ki Allah'a ve Resûlü'ne iman etmeniz, O'nu savunup-desteklemeniz, O'nu en içten bir saygıyla-yüceltmeniz ve sabah akşam O'nu (Allah'ı) tesbih etmeniz için.

10. ayet: Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.

11. ayet: Bedevilerden geride bırakılanlar, sana diyecekler ki: "Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Şimdi Allah, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah'a karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber alandır."

12. ayet: Hayır, siz Peygamberin ve mü'minlerin, ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kılındı ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da, yıkıma uğramış bir topluluk oldunuz.

13. ayet: Kim Allah'a ve Resûlü'ne iman etmezse, (bilsin ki) gerçekten Biz, kafirler için çılgınca yanan bir ateş hazırlamışızdır.

14. ayet: Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; dilediğine mağfiret eder, dilediğini azaplandırır. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

15. ayet: (Savaştan) Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya gittiğiniz zaman diyeceklerdir ki: "Bizi bırakın da sizi izleyelim." Onlar, Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu." Bunun üzerine: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar pek az anlayan kimselerdir.

16. ayet: Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: "Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız; onlarla (ya) savaşırsınız ya da (onlar) Müslüman olurlar. Bu durumda eğer itaat ederseniz, Allah, size güzel bir ecir verir; eğer bundan önce sırt çevirdiğiniz gibi (yine) sırt çevirirseniz, sizi acı bir azap ile azaplandırır."

17. ayet: Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azap ile azaplandırır.

18. ayet: Andolsun, Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken mü'minlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir.

19. ayet: Ve alacakları birçok ganimetleri de. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

20. ayet: Allah, alacağınız daha birçok ganimetleri size va'detti, bunu size hemencecik verdi ve insanların ellerini sizden çekti ki, (bu,) mü'minler için bir ayet olsun ve sizi dosdoğru bir yola yöneltsin.

21. ayet: Ve (daha) başka (nice nimetler de, ki,) siz henüz onlara güç yetirmiş değilsiniz; (ama) gerçekten Allah, onları kuşatmıştır. Allah, herşeye güç yetirendir.

22. ayet: Kafir olanlar, sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, ne bir veli (koruyucu dost), ne bir yardımcı bulamazlardı.

23. ayet: (Bu,) Allah'ın öteden beri sürüp giden sünnetidir. Sen Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın.

24. ayet: Onlara karşı size zafer verdikten sonra, Mekke'nin göbeğinde ellerini sizden ve sizin de ellerinizi onlardan çeken O'dur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

25. ayet: Ki onlar, inkar ettiler, sizi Mescid-i Haram'dan ve durdurulmakta (bekletilmekte) olan hediyeleri (kurbanları), yerlerine varmaktan alıkoydular. Eğer kendilerini bilmediğiniz mü'min erkekler ve mü'min kadınları, bilgisizlik dolayısıyla darmadağın edip de bu yüzden size 'dayanılmaz bir sıkıntı' dokunmayacak olsaydı (o zaman durum farklı olurdu. Durumunun böyle olması,) Allah'ın dilediğini rahmetine sokması içindir. Eğer (karışık yaşayan mü'minler), seçilip ayrılmış olsalardı, muhakkak içlerinden inkar edenleri acı bir azap ile azaplandırırdık.

26. ayet: Hani o inkar edenler, kendi kalplerinde, 'öfkeli soy koruyuculuğu'nu (hamiyeti), cahiliyenin 'öfkeli soy koruyuculuğunu' kılıp-kışkırttıkları zaman, hemen Allah; elçisinin ve mü'minlerin üzerine '(kalbi teskin eden) güven ve yatışma duygusunu' indirdi ve onları "takva sözü" üzerinde 'kararlılıkla ayakta tuttu." Zaten onlar da, buna layık ve ehil idiler. Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.

27. ayet: Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.

28. ayet: Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.

29. ayet: Muhammed, Allah'ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur: İncil'deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'detmiştir.

Allah bu surenin faydalarını yaşamayı, ayetlerini ise hakkıyla anlayabilmeyi nasip etsin...