Dolar (USD)
32.52
Euro (EUR)
34.68
Gram Altın
2485.43
BIST 100
9524.59
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

Malkoç: 'Gazze raporu hazırladık'

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Ombudsmanlığı olarak Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) delil teşkil edecek Gazze raporu hazırladıklarını belirterek, dünyadaki bütün insan hakları savunucularına göndereceklerini açıkladı. Kamu Başdenetçisi Malkoç: UCM'ye delil teşkil edecek Gazze raporu hazırladık.
Malkoç: 'Gazze raporu hazırladık'
23 Şubat 2024 17:53:17
Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Ombudsmanlığı olarak Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) delil teşkil edecek Gazze raporu hazırladıklarını belirterek, dünyadaki bütün insan hakları savunucularına göndereceklerini açıkladı. Kamu Başdenetçisi Malkoç: UCM'ye delil teşkil edecek Gazze raporu hazırladık.

Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te "İnsan hakları, devletlerin sürdürülebilir kalkınmasında önemli bir faktör" konulu uluslararası konferans düzenlendi.

Özbekistan Parlamentosu Ombudsmanlığınca organize edilen konferansa aralarında Kamu Başdenetçisi Malkoç'un da bulunduğu çok sayıda ülkeden insan hakları alanında uzman ve yetkili katıldı.

Malkoç, konferansta yaptığı konuşmada, Avrupa'dan Asya'ya insan haklarına çok önem verilmesine rağmen her yerde ihlallerin yaşandığına dikkati çekti.

İsrail'in 7 Ekim 2023'ten beri insanlığın bugüne kadar ulaştığı teknolojiyle ürettiği silah ve bombalarla 140 günden beri ayrım gözetmeksizin Gazze'ye saldırdığını, okullar ve hastaneler dahil her yeri bombaladığını anlatan Malkoç, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş insani felakete yol açtığını söyledi.

Malkoç, "Çoğu kadın ve çocuk 30 bin insan öldürüldü. 2 milyon insan yerinden, yurdundan edildi. Bütün bunlar canlı yayınlarla dünyanın gözü önünde işlenen suçlar. İnsan hakları savunucuları olarak insanlık adına umudumuz, bu suçu işleyenler Adalet Divanında ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanıp hak ettikleri cezayı alsınlar." dedi.

"Türkiye Ombudsmanlığı olarak Uluslararası Ceza Mahkemesine delil teşkil edecek Gazze raporu hazırladık." diyen Malkoç, şunları kaydetti:

"Bu raporun sunumunu Parlamento Başkanı'nın desteğiyle Türk Parlamentosunun tören salonunda yapacağız. Ombudsman, sivil toplum kuruluşları ve parlamento dayanışmasının güzel bir örneğidir. Hazırlanan bu raporu sizlere ve dünyadaki bütün insan hakları savunucularına göndereceğiz."

d4nmo17086981944799_718b933632489f11969f2993c4b22aba.jpg

Malkoç, Türkiye Ombudsmanlığı ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği konularında katılımcılara bilgi verdi.

Açılışta konuşan Özbekistan Parlamentosu İnsan Hakları Temsilcisi Feruza Eşmatova da konferansın Özbekistan Ombudsmanlığı'nın 29. yılı dolayısıyla düzenlendiğini, 20'ye yakın ülkeden çok sayıda davetlinin katıldığını belirtti.

Eşmatova, ülkede insan haklarına yönelik çok sayıda yasa ve kararın kabul edildiğini, bu konuya özel önem veren hükümetin girişim ve çabalarının Özbekistan’ın 2030 kalkınma stratejisinde de yer aldığını söyledi.

'Zulüm dayanılmaz hale geldi'

Malkoç, konferansa ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada Özbekistan ile Türkiye'nin dost ve kardeş ülkeler olduğunu, hukuk, insan hakları, demokratikleşme alanlarında ombudsmanlıklar ve insan hakları kurumlarının dayanışmasının ve karşılıklı görüş alışverişinde, tecrübe paylaşımında bulunmasının fevkalade önem taşıdığını söyledi.

Özbekistan ile Türkiye’nin yürüteceği ortak çalışmaların tüm Türk dünyasına, bölgeye ve insanlığa faydalı olacağını dile getiren Malkoç, insan haklarının 21. yüzyılda çok daha önemli hale geldiğini, çoğu İslam dünyasında olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde savaş, gerginlik ve göçlerin yaşandığını, tüm bunların kendilerini çok üzdüğünü ve yüreklerini dağladığını ifade etti.

Malkoç, sözlerini şöyle tamamladı:

"Özellikle 4 aydan beri İsrail'in Gazze'ye, Filistinlilere yaptığı zülüm artık dayanılmaz noktaya gelmiştir. Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 30 bin kişi katledilmiştir. 60 bin ton bomba bir avuç toprağa bırakılmıştır. Amerikalıların Japonya'ya attığı atom bombasının 3 katı tesirinde bomba atılmıştır. Dolayısıyla bu haksızlıklara, bu yanlışlıklara 'Dur' demek gerekir. Dünyanın bu konuda daha duyarlı olması gerekir. Bu yanlışlıkları, haksızlıkları yapanların, Uluslararası Ceza Mahkemesinde, Lahey Adalet Divanında yargılanması gerekir."