MELEKLERİN YIKADIĞI SAHABİ: HANZALA

MELEKLERİN YIKADIĞI SAHABİ: HANZALA

Hanzala Bin Ebu00fb u00c2mir(r.a.) şehidlik hasretiyle yanan bir yiğit... Uhud Savaşı öncesinde yeni dünya evine giren ve o günün sabahında Uhud'a koşup müşriklerle çarpışan bir kahraman... Naaşını meleklerin yıkadığı bir şehid...

01 Mart 2013 06:01:00

Hanzala Bin Ebu00fb u00c2mir(r.a.) şehidlik hasretiyle yanan bir yiğit... Uhud Savaşı öncesinde yeni dünya evine giren ve o günün sabahında Uhud'a koşup müşriklerle çarpışan bir kahraman... Naaşını meleklerin yıkadığı bir şehid...

Hanzala Bin Ebu00fb u00c2mir(r.a.), Evs kabilesinin ileri gelenlerindendi. Son derece kuvvetli, dirayetli ve yüksek bir ahlaka sahipti. Müslüman olmadan önce insanlardan uzak kalarak ibadetle meşgul olurdu. Hanif dini üzere yaşardı. İnziva hayatını severdi. Putlara ibadet etmekten nefret ederdi.

Hanzala Bin Ebu00fb u00c2mir, Resu00fbl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin Medine-i Münevvere'ye teşrifinden sonra İslam'la şereflendi.

Hanzala (r.a.) bütün akranı arasında Taku00ee (günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse) lakabıyla meşhurdu. Yüksek ahlaklı bir zattı. Kalbinde iman günden güne coşuyordu. İki Cihan Güneşi Efendimizin yanından ayrılmıyordu.

Hanzala(r.a.) Bedir ve Uhud Gazveleri'ne iştirak edip büyük kahramanlıklar gösterdi. Bedir Gazvesine katıldığında henüz bekardı. Savaştan bir müddet sonra Abdullah İbni Übey İbni Selül'ün Müslüman olan kızı Cemile ile nikahlandı. Düğünleri Uhud Savaşı öncesine rast geldi. Düğünün olduğu günün akşamı Resu00fbl-i Ekrem(s.a.v.) Efendimiz ashabıyla Uhud'a hareket edecekti. Geceyi evinde geçirmek üzere Fahr-i Kainat(s.a.v.)'den izin istedi. Efendimiz de müsaade buyurdu.

Hanımı Cemile ile o gece beraber kaldı. Cumartesi günü sabahleyin Uhud'a yetişmek için, telaştan gusletmeyi unutup çok acele yola çıktı.

Yola çıkacağı sırada, hanımı Cemile, orada bulunan kavminden dört kişiyi çağırdı ve Hanzala ile evlendiklerini söyleyip, onları şahid tuttu. Oradaki dört şahid sordular:

- "Buna ne lüzum vardı?.."

Cemile dedi ki:

- "Rüyamda semanın açıldığını ve Hanzala içeri girdikten sonra kapandığını gördüm."

Peygamberimiz Uhud'da harp için safları düzeltirken Hanzala yetişti ve eshab-ı kiram arasına karıştı. Hz. Hanzala diğer sahabiler gibi cansiperane müşriklerin üzerine atıldı. Şehidlik mertebesine kavuşmak için durmadan savaştı. Daha sonra müşrikler bozuldular, dağılıp kaçmaya başladılar.

Hz. Hanzala, Ebu00fb Süfyan'ın önünü kesti. Üzerine hücum etti. Ebu00fb Süfyan yere düştü. Korkudan ne yapacağını şaşıran Ebu00fb Süfyan:

- "Ey Kureyş, ben Ebu Süfyan'ım! Hanzala beni öldürecek, yetişin", diye sesi çıktığı kadar bağırmaya başladı.

Müşriklerden birçokları Ebu Süfyan'ın sesini işittikleri halde, kendi canlarının derdine düştüklerinden hiç aldırış eden olmadı. Fakat Şeddad bin Esved, Hz. Hanzala'ya arkadan yaklaşıp haince, sırtından mızrakla vurdu.

Hanzala mukabele etmek istedi. Fakat imandan nasibi olmayan bu müşrik, ikinci bir darbe daha vurup, Hanzala'yı şehid etti. Hanzala şehid olunca, Peygamberimiz buyurdu ki:

- "Ben Hanzala'yı meleklerin gökle yer arasında, gümüş bir tepsi içinde, yağmur suyu ile yıkadıklarını gördüm."

Ebu00fb Useyd Sa'u00eed diyor ki:

-"Gidip Hanzala'ya baktım. Başından yağmur suyu akıyordu. Döndüm, bunu Resu00fblullah'a haber verdim. Peygamberimiz hanımına haber gönderip bunun sebebini sordu. O da Uhud'a çıktığı zaman Hanzala'nın cünüb olduğunu bildirdi."

Hz. Hanzala Uhud'a yetişmek için çok acele edip, yetişememek korkusu kendini kapladığından, acele ile gusletmeyi unutmuştu. Bundan sonra Hanzala'nın adı Gasu00eel-ül-Melaike (Melekler tarafından yıkanmış kimse) diye anıldı. Medine'de eshab-ı kiramın Evs kabilesinden olanlar, "Melekler tarafından yıkanan Hanzala bizdendir" diye iftihar ederlerdi.

Hanzala, Peygamber Efendimizin davetinden önce de iman sahibi olup, Allah'ın birliğine inanır, putlara tapmazdı. Hanu00eef dininde idi. Böylece hanımının rüyası hakikat olup, Uhud Savaşı'nda Hz. Hanzala şehid oldu. Abdullah isminde bir oğulları oldu. Abdullah bin Hanzala olarak tanınan bu oğlu, Yezid zamanında şehid edildi.

BİR AYET

"İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir."

(Fussilet, 34)

BİR HADİS

Müminler birbirlerini sevmek, birbirlerine şefkat göstermek ve iyilik yapmakta bir vücut gibidir. O vücudun bir uzvu hastalanırsa, diğer uzuvlar da hastalığın acısını duyar, uykusuzluk ve ateşine iştirak eder."

(Buhari, Edep 37)

SÖZÜN ÖZÜ

"Ey oğul! Komşularına saygılı ol. Komşu kadınlarının büyüklerini ana, orta yaşlılarını kardeş, küçüklerini kızın say, onlara o gözle bak ki, iyi hareket etmiş olasın. Hürmet insanın kendi elindedir. Hürmet edersen hürmet bulursun."

(Ebu00fb Hureyre)

ŞEHİR VE MEDENİYET

Mezar evlerde hayat daha güzel

Kahire'ye girdiğinizde şehrin tam ortasında Selahaddin Eyyubi'nin yaptırdığı tarihi Kahire Kalesi var. Burası pek çok hanedana ait izler barındırıyor. Şehrin en dikkat çeken özelliklerinden biri de mezar evler. Eski Mezarlık diye adlandırılan bölgedeki evlerde şimdi insanlar yaşıyor. Ayrıca bunların içi harika sanatlarla dolu. Külliyeler, hanları, medreseler... Mısır sultanlarından Kayıtbay, Endülüs hükümdarlarından Muhammed Nasır, yedinci Memluk hükümdarı Kalavun'un mezarları da burada. Kahire'yi gezmek isteyenlere bir tavsiye; bu beldeye giderseniz Hüseyin Camii'yle başlayan caddeyi diğer ucuna kadar yürüyün. Çünkü, bu cadde Kahire şehrini kuran Fatımilerin yönetim merkeziydi. Onun için o caddeyi gezdiği anda Fatımiler, onlardan sonra gelen Selahaddin Eyyubi, Memluklu, ardından gelen Osmanlı ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa hepsinin eserleri cadde üzerinde görünüyor.

HZ. AİŞE'NİN DUASI

Şerrin bütününden Sana sığınırım

"Ey Allah'ım! Ben Senden hayrın tamamını, şu anda olanını, geleceğini, bildiğimi ve bilmediğimi talep ederim. Şerrin bütününden, şu anda olanında ve geleceğinden, bildiğimden ve bilmediğimden sana sığınırım. Senden cennet ve cennete yaklaştırıcı söz ve hareketleri isterim. Ateşten, ateşe yaklaştırıcı söz ve hareketlerden de Sana sığınırım. Senin kulun ve Resu00fblün Muhammed'in (s.a.v.) Senden istediği hayrı Senden istiyorum. Kulun ve Resu00fblün Muhammed (s.a.v.) her neden Sana sığınmışsa ben de aynı şeyin şerrinden Sana sığınırım. Senden isteğim, bana herhangi bir işi takdir buyurduğun zaman onun neticesini doğrulukla sona erdirmendir. Ey rahmet edenlerin en fazla rahmet edeni! Bütün bunları rahmetinden talep ederim!"

TEBESSÜM

Kökten dinci Afganlı!

New York'ta küçük bir çocuğu azgın bir köpeğin dişlerinden kurtaran ve hayvanı boğan iri yarı delikanlının yanına koşan muhabir sormuş:

- Kahraman Amerikalı, çocuğun hayatını kurtardı diye yazabilir miyim?

- Ben Amerikalı değil Afganistanlıyım, demiş adam.

Ertesi gün gazetede manşet:

Köktendinci Müslüman, Central Park'ta bir köpeği boğarak ölümüne sebep oldu. FBI olayın El Kaide bağlantısını araştırıyor...

KISSADAN HİSSE

İyilerden olmanın alametleri

Biri Hz. Aişe validemize sormuş: "Ey Mü'minlerin annesi, bir insan kendisinin iyilerden olduğunu nasıl bilir?" Hz. Aişe annemiz: "Kendisinin kötülerden olduğunu bildiği zaman" diye cevap vermiş. Bunun üzerine aynı şahıs: "Peki kendisinin kötü insanlardan olduğunu nasıl bilir?" diye sormuş. Hz. Aişe annemiz bu kez de şöyle demiş: "Kendini iyilerden gördüğü zaman."

Yorumlar

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement