Ekonomi

HAK-İŞ Genel Başkanı, Uluslararası Kadın Emeği Buluşması'nda konuştu

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, 'Bugün 350 bin çalışan kadını temsil eden bir HAK-İŞ var. Bu sendikalı işçilerin yüzde 58'ine tekabül ediyor. Yani Türkiye'deki sendikalı kadın işçilerin yüzde 58'ini HAK-İŞ örgütlemiş durumda.' dedi.

Arslan, bir otelde düzenlenen HAK-İŞ Uluslararası Kadın Emeği Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Türkiye iş gücünde yaklaşık 7 milyon kayıtlı kadının olduğunu belirterek, kayıtlı çalışan kadınların sadece 601 binin sendika üyeliğinin bulunduğuna dikkati çekti.

HAK-İŞ'in 235 bin kadın üyesiyle en fazla kadın üyeye sahip işçi konfederasyonu olduğunu vurgulayan Arslan, şöyle konuştu:

'Bu 235 bin üzerine 115 bin ev işçisini de dahil ettiğimiz zaman bugün 350 bin çalışan kadını temsil eden bir HAK-İŞ var. Bu sendikalı işçilerin yüzde 58'ine tekabül ediyor. Yani Türkiye'deki sendikalı kadın işçilerin yüzde 58'ini HAK-İŞ örgütlemiş durumda. Ayrıca, konfederasyonumuza üye her üç işçiden biri kadın işçi. Bu bize büyük bir onur, aynı zamanda büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluğumuzun farkında olarak, kadın konusunu sadece belli dönemlerde, belli günlerde anılacak bir mesele olarak görmüyoruz. HAK-İŞ, kadınları sorunlarla beraber anılmasını asla kabul etmemektedir. Kadınlar ile sorunların yan yana getirilmesi kadınların ortaya çıkardığı bir mesele değil, maalesef yanlış yaklaşımların sonucudur.'

'Uluslararası sendikal örgütlerden çalışmalara tam destek'

HAK-İŞ'in başta ev işçileri olmak üzere kağıt toplayıcılarından mevsimlik tarım işçilerine kadar pek çok alanda kayıtsız, güvencesiz çalışan kadınların sendikal güvenceye kavuşması için kampanyalar yaptığını anımsatan Arslan, 'Otobüs duraklarında, otobüslerde, muhtarlıklarda, varoşlarda o insanlarla birebir temas kurarak, birebir onlarla görüşerek, onları ikna ederek sendikal mücadeleye dahil etmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bu yaptığımız çalışma, hem Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu'nun (ETUC) en önemli faaliyetlerinden bir tanesi olarak ilan edildi ve bu çalışmalarımıza uluslararası alanda da ciddi destek verdiler.' dedi.

'İş yerlerinde taciz ve şiddetin bedelini kadınlar ödüyor'

Arslan, çalışma yaşamında şiddet ve tacizin ortadan kaldırılması için Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 190 sayılı Sözleşmesinin Türkiye tarafından imzalanması için kampanya düzenlediklerini belirterek, şunları kaydetti:

'İş yerlerinde taciz ve şiddetin en büyük bedelini kadınlar ödüyor. Bu konuda da ciddi şekilde sorunlar yaşandığını görüyoruz. Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada ne yazık ki en çok şiddet ve tacizin muhatabı kadınlar oluyor. O nedenle ILO'nun 190 Sayılı Sözleşmesi'nin ülkemiz tarafından onaylanması hususundaki çabamızı sürdüreceğiz ama aynı zamanda bir şey yapıyoruz. ILO 190'ın ülkemizce onaylanmamasına rağmen, toplu iş sözleşmelerimizde ILO 190'ın hükümlerinin sözleşmeye giydirilerek bu mücadeleyi yapabilme konusunda da bir çabamız var. Toplu iş sözleşmelerimize bunu dahil ederek en azından işlerinde taciz ve şiddete maruz kalan çalışanların bu mağduriyetini giderecek çeşitli mekanizmaların kurulmasını öneriyoruz ve talep ediyoruz.'

Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Adnan Ertem, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, HAK-İŞ'e bağlı sendikaların yöneticileri ve çok sayıda ev işçisi kadın katıldı.