Bu yıl dördüncüsü kutlanacak 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün teması 'gıda atığı' olarak belirlendi. Gıda israfını önlemek ve gıda atıklarının dönüştürülmesini sağlamak, sıfır atık çabalarının desteklenmesinde büyük önem taşıyor.
Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon ton kahve çekirdeği üretilirken, bu üretimin ardından ortaya çıkan posanın yüzde 98'i çöpe giderek atık haline geliyor. Son dönemde öne çıkan yenilikçi girişimler, bu atığı yeniden ekonomiye kazandırarak çevresel etkileri azaltmayı ve sürdürülebilir üretim modellerinin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.
Bu girişimlerden biri olan Wastespresso, kahve çekirdeklerinin posalarını biyomalzemelere ve döngüsel ürünlere dönüştürüyor.
Şirketin kurucusu ve gıda mühendisi Ulaş Kayır, AA muhabirine, dünya genelinde ortaya çıkan kahve posasının yalnızca yüzde 2'sinin bazı gelişmiş ülkelerde ayrı toplanarak kompost ve gübreye dönüştürülebildiğini söyledi.
Kahve posalarının düzenli depolama sahalarında birikerek iklim krizini derinleştiren görünmez bir çevre sorununa dönüştüğünü ifade eden Kayır, 'Çöplüğe giden kahveler sadece israf olan değil, aynı zamanda metan gazına yol açan, olumsuz etki yaratan bir malzeme.' dedi.
'Çok kullanımlık bardak veya biyobozunur pipet gibi kendi bitmiş ürünlerimizi de üretiyoruz'
Son 10 yılda kahve tüketiminin arttığını ve posaların kolay erişilebilir bir kaynağa dönüşmesini fırsata çevirerek kahve atığını kaynak olarak kullanma fikriyle harekete geçtiklerini anlatan Kayır, 'Kahve posasını ileri dönüştürerek plastiği ikame edecek, sürdürülebilir ve çevre dostu malzemeler üretiyoruz.' diye konuştu.
Kafelerden ve kahve zincirlerinden temin ettikleri kahve posaları sayesinde bu işletmelerin de atık kaynaklı emisyonlarını azaltabildiklerini ve çevresel etkilerini düşürdüklerini kaydeden Kayır, posalardan ürettikleri malzemeleri ve ürünleri şirketlere sunup çalışanların bu ürünleri kullanmasını sağlayarak döngüsel bir iş modeli yarattıklarını aktardı.
Ticarileştirdikleri ürünün kahve posasından üretilen plastik alternatifi biyomalzemeler olduğunu ifade eden Kayır, bu malzemeleri ham madde olarak şirketlere satabildiklerini aynı zamanda pipet ve çok kullanımlık bardak gibi günlük kullanılan ürünleri üreterek son tüketicilere sunduklarını aktardı.
Tek kullanımlık plastiklere önemli bir alternatif sunduklarını dile getiren Kayır, şöyle devam etti:
'Kahve, yüzde 98'lik atık oranı dolayısıyla israfı en çok olan gıdalardan ve en çok da tüketilen malzemelerden biri olduğu için aslında orada zaten bir fırsat görüyordum. Uzun süredir aklımda olan bir konuydu. Şu anki şirketin kurucu ortakları da daha önceden barista olarak çalışan ve aslında aynı fırsatı gören insanlar olduğu için biz güçlerimizi birleştirdik ve Wastespresso'yu kurduk. Şu anda Türkiye'de bizim bildiğimiz kadarıyla kahve posasını dönüştüren, toplayan bir girişim yok. Birtakım böyle lokal, gönüllülük esasına dayalı projeler var ama ölçeklenebilir ve globale yaygınlaştırılabilir çözümler değil. Şu anda Türkiye'de ilk ve tekiz.' ifadelerini kullandı.
'2,5 senede 90 ton kahve posasını ekonomiye kazandırdık'
Kahve posasının zorlu işleme süreçlerinden geçtiğinden bahseden Kayır, bu nedenle özel bir proses hattı kurduklarını bildirdi.
Kayır, sıfır atık yaklaşımını benimsemiş bir girişim olduklarının altını çizerek, '2,5 senede 90 ton kahve posasını ekonomiye kazandırdık. Bu da ne kadar plastiğe tekabül ediyor derseniz yaklaşık 36 ton plastiği biz piyasaya sunmanın önüne geçmiş olduk. Bunun yarattığı çevresel etki ne derseniz, yaklaşık 150 ton karbon eşdeğeri emisyon azaltımı sağladık. Bu da daha anlaşılabilir bir metrikle verecek olursam, 63 tane futbol sahasına eşdeğer orman arazisi oluşturmanın karşılığı diyebiliriz. Bu etkimizi tabii ki her geçen gün artırmayı hedefliyoruz.' ifadelerini kullandı.
Kahve atığını döngüsel bir malzemeye ve ürüne dönüştürerek günlük hayata entegre ettiklerine işaret eden Kayır, sözlerini şöyle tamamladı:
'Biz bu formülle beraber aslında herhangi bir şirketin ürününü ürettiğimiz zaman oradaki plastik tüketimini yüzde 40'a kadar düşürebiliyoruz. Bu hem oradaki plastik tüketimini hem de o ürünün çevresel etkisini ve karbon ayak izini azaltmış oluyor.'