Al Sani, Katar merkezli 'El Arabi El Cedid' gazetesine verdiği röportajda, Washington ile Tahran arasındaki temaslar, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Körfez güvenliği ve Katar'ın bölgesel politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerde olumlu ilerleme kaydedildiğini ifade eden Al Sani, Katar'ın Körfez ülkeleriyle koordinasyon halinde diplomasiye alan açmaya çalıştığını belirtti.
'Washington ve Tahran'daki farklı tutumlara rağmen diplomatik bir çözüme ulaşılması ihtimali yüksek.' diyen Al Sani, Pakistan'ın yürüttüğü arabuluculuk girişimlerine destek verdiklerini de söyledi.
'Dünya Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının bedelini ödüyor'
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin bir an önce çözülmesi gerektiğini vurgulayan Al Sani, boğazın kapatılmasının yalnızca bölgeyi etkilemediğinin altını çizdi.
Al Sani, 'Dünya Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının bedelini ödüyor. Bu geçiş yolunun herhangi bir çatışmada baskı aracı olarak kullanılmasını reddediyoruz.' ifadelerini kullandı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin liderlerinin Cidde'deki son zirvede 'petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinin hızlandırılması' talimatı verdiğini aktaran Al Sani, bunun, bölge ülkelerinin stratejik çıkarlarını koruma iradesini yansıttığını dile getirdi.
İran'ın Katar'ı hedef alan misillemelerine ilişkin de konuşan Al Sani, ülkenin egemenliğinin 'kırmızı çizgi' olduğunu ifade etti.
'İran ile aynı coğrafyayı paylaşıyoruz, birlikte yaşam formülü bulmak zorundayız'
Al Sani, 'İran ile aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Karşılıklı egemenliğe saygı ve iyi komşuluk temelinde birlikte yaşam formülü bulmak zorundayız.' dedi.
Enerji tesislerinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Al Sani, 'Sivil tesisler hedef olmamalıdır. Bunlar halklarımızın geçim kaynağı, ekonomimizin omurgası ve dünyanın enerji güvenliğinin bir parçasıdır.' değerlendirmesinde bulundu.
Son gelişmeler Körfez ülkelerinin ortak savunma ihtiyacını ortaya koydu
Son gelişmelerin Körfez ülkelerinin güvenliği için ortak savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi ihtiyacını ortaya koyduğunu söyleyen Al Sani, askeri entegrasyonun artırılması ve balistik füzelere karşı erken uyarı sisteminin hızlandırılması yönündeki kararların ayrıntılarının ilerleyen süreçte açıklanacağını kaydetti.
Katar'ın ABD ile askeri ilişkilerine de değinen Al Sani, Doha-Washington ilişkilerinin stratejik ortaklığa dayandığını ifade ederek, savunma işbirliğinin düzenli olarak gözden geçirildiğini söyledi.
'Deniz taşımacılığı özgürlüğü pazarlık konusu olamaz'
ABD yönetiminin İran ile olası anlaşmasına ilişkin ise Al Sani, 'Bölgenin güvenliği ve deniz taşımacılığı özgürlüğü pazarlık konusu olamaz.' ifadesini kullandı.
Katar'ın, Pakistan'ın yürüttüğü arabuluculuk çabalarını desteklemeyi sürdürdüğünü dile getiren Al Sani, kapsamlı ve kalıcı barış için tüm ihtilaflı konuların müzakere masasında ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Katar ekonomisinin krizlere karşı dayanıklılığını koruduğunu kaydeden Al Sani, ülkenin mali rezervleri ve esnek stratejileri sayesinde büyük projelerin ve 'Katar Ulusal Vizyonu 2030' hedeflerinin sürdürüldüğünü ifade etti.
- Gazze'deki ateşkes planının uygulanması için çalışıyoruz
Gazze konusunda da değerlendirmelerde bulunan Al Sani, Katar'ın diğer arabulucular ile beraber ateşkes planının uygulanması için çalıştığını belirtti.
Al Sani, Katar'ın 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti kurulması yönündeki tutumunun sabit olduğuna işaret ederek, 'Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını destekliyoruz.' dedi.