<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 12:12:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dijital şiddet "normalleşme" tuzağında]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dijital-siddet-normallesme-tuzaginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dijital-siddet-normallesme-tuzaginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyenler, dijital platformlarda yaygınlaşan şiddet içeriklerinin bireylerde duyarsızlaşmaya yol açarak toplumsal düzeyde ciddi güvenlik ve davranış riskleri oluşturabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa'daki lisede ve Kahramanmaraş'taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırılar, sosyal medya platformları ve şiddet içerikli sanal oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini bir kez daha tartışmaya açtı.</p>

<p>Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, ABD ve Kanada gibi ülkelerde sıkça görülen okul saldırılarının Türkiye'de de ortaya çıkmaya başlamasının ilk bakışta bu olgunun küreselleştiği izlenimini verebileceğini ancak Türkiye'deki vakaların henüz çok sınırlı sayıda olması nedeniyle böyle bir genelleme yapmanın erken olduğunu, bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Buna rağmen, son dönemde bu tür olaylarda bir artış eğilimi gözlenmesinin dikkati çekici olduğunu söyleyen Sunar, "Bu durumun nedenlerini anlamak için meseleyi tek bir boyuta indirgemeden, bireysel psikoloji, toplumsal değişim, dijital kültür, şiddetin temsili, eğitim ortamları ve gençlerin karşı karşıya kaldığı baskılar gibi farklı düzlemlerde ele alan çok boyutlu ve disiplinler arası çalışmalara ihtiyaç vardır. Ancak ne tür bir çalışma yapılırsa yapılsın okulun yaşayan bir örgütlü sosyal yapı olduğu unutulmamalıdır. Yani her duruma uyan ve genel geçer çözümler yerine aynı anda uygulanacak çok boyutlu tedbirlere ihtiyaç bulunmaktadır." dedi.</p>

<p>Sunar, bu saldırıları gerçekleştiren gençlerde sıkça vurgulanan "toplumsal yalnızlık" olgusunu anlamak için sosyalleşme sürecine bakmak gerektiğini, özellikle ilk gençlik döneminin, bireyin kimliğini inşa ettiği ve çocuklukta daha kolay benimsediği toplumsal kuralları sorgulamaya başladığı kritik bir evre olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu süreçte otoriteyle ilişkilerin gerilimli hale gelebildiğini, akran ilişkilerinde kabul görme ihtiyacı artarken, dışlanma ve zorbalık deneyimlerinin de yoğunlaşabildiğini kaydeden Sunar, şunları söyledi:</p>

<p>"Daha dışa dönük bireyler bu çatışmaları görece daha sağlıklı yönetebilirken, içe dönük ya da kırılgan yapıya sahip gençler baskı ve çatışma karşısında daha zorlanabilmekte, kendilerini dışlanmış ve yalnız hissedebilmektedir. Buna dijital ortamlardaki karşılaştırma kültürü, görünürlük baskısı ve çevrim içi zorbalık da eklendiğinde, yalnızlık duygusu derinleşebilmektedir. Bu birikim zamanla öfke, yabancılaşma ve değersizlik hissine dönüşerek, bazı durumlarda bireyin kendini kanıtlama ya da 'görünür olma' arzusuyla uç davranışlara yönelmesine zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle meseleyi yalnızca bireysel özelliklerle değil, aile, okul, akran grupları ve dijital çevreyi birlikte ele alan bütüncül bir çerçevede değerlendirmek gerekir."</p>

<p>Dijital kültürün artık hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yeni nesillerin 'dijital yerli' olarak bu mecralarda varlık göstermesini başlı başına bir sapma olarak görmenin doğru olmadığını, nitekim benzer tartışmaların geçmişte televizyon için de yapıldığını anımsatan Sunar, bugün dikkati çeken hususun, gençlerin giderek daha fazla ev içi ve çevrim içi ortamlara sıkışması olduğunu ifade etti.</p>

<h3>"Platformlarda, belirli anlatılar içinde 'güç', 'intikam' ya da 'kahramanlık' gibi anlamlarla yeniden sunulabilmekte"</h3>

<p>Sunar, okullarda, mahallelerde ve kamusal alanlarda yüz yüze güvenli sosyalleşme imkanlarının sınırlı olmasının, gençleri alternatif sosyalleşme alanları olarak kapalı mesajlaşma gruplarına yöneltebildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Discord, Telegram gibi platformlarda kurulan bu yarı kapalı dünyalar, çoğu zaman yetişkin denetiminden uzak, filtrelenmemiş ve küresel ölçekte dolaşıma giren içeriklerle şekillenmektedir. Bu ortamlarda benzer düşüncelere sahip bireylerin birbirini beslediği yankı odaları oluşabilmekte, şiddet içeren içerikler normalleşebilir, hatta belirli anlatılar içinde 'güç', 'intikam' ya da 'kahramanlık' gibi anlamlarla yeniden sunulabilmektedir. Gerçek hayattaki sosyal ilişkilerle dengelenmeyen bu dijital sosyalleşme biçimleri, zamanla bir tür gerçeklik kaymasına yol açarak empatiyi zayıflatmakta ve bireyin eylemlerinin sonuçlarını sağlıklı biçimde değerlendirmesini zorlaştırmaktadır. Bunun bir ucu şiddetin meşrulaştırılmasına kadar varabilirken, diğer ucu ise aşırı pasif, içe kapanık ve toplumsal bağları zayıf bir gençlik profilinin ortaya çıkmasına işaret etmektedir."</p>

<p>Bu tür saldırıların artmasının, başkalarının da benzer eylemleri planlama ihtimalini yükselttiğine ve bir tür zincirleme etki riskini beraberinde getirdiğine işaret eden Sunar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Ancak burada söz konusu olan yalnızca basit bir taklitçilik değildir, asıl mesele, bu eylemlerin arkasındaki motivasyonun toplumsal ve medyatik tepkilerle güçlenmesidir. Özellikle büyük infial yaratan olaylarda, medya kanallarının ayrıntılı, dramatize edilmiş ve sürekli tekrar eden yayınları, faillerin kimliklerinin, sembollerinin ve eylem biçimlerinin görünür hale gelmesi, bu tür eylemleri gerçekleştirmeyi düşünen bireyler açısından bir tanınma, etki yaratma ve mesajını duyurma aracı olarak algılanabilmektedir. Bu da şiddetin, belirli çevrelerde anlamlandırılan ve hatta ödüllendirilen bir eylem biçimine dönüşme riskini artırır. Bu döngüyü kırabilmek için, öncelikle sorumlu bir medya dili geliştirilmesi, fail odaklı kahramanlaştırıcı anlatıdan kaçınılması önemlidir. Bunun yanı sıra, erken uyarı ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, gençlerin aidiyet ve değer görme ihtiyaçlarını sağlıklı kanallar üzerinden karşılayabilecekleri sosyal ortamların oluşturulması ve şiddeti meşrulaştıran dijital alt kültürlerle daha bilinçli bir mücadele yürütülmesi gerekmektedir."</p>

<p>Sadece güvenlik önlemleriyle bu tür olayların önüne geçmenin mümkün olmadığına işaret eden Sunar, bu nedenle asıl ihtiyacın, okulun sosyal düzenini yeniden ve bütüncül bir yaklaşımla ele almak olduğunu kaydetti.</p>

<h3>"Değerler sisteminin tahribatıyla bir küresel erozyon oldu"</h3>

<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın ise 'Dünyanın Amerikanlaşması' denilen, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra başlayan ve devam eden bir sürecin var olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu sürecin, batı medeniyetinin üzerine oturduğu değerlerin bile bütünüyle çözüldüğü başka bir bağlam ürettiğine işaret eden Akın, sürecin daha hedonist, haz peşinde olduğunu ifade etti.</p>

<p>Akın, 'kültür endüstrisi' denilen, yani kültürün doğrudan endüstriyel hale getirildiğini, insanın da bunun bir tüketicisi konumuna indirgendiğini, değer alanının tamamen nihilist, sabit değerlerin artık inkar edildiğini, değerler sisteminin tahribatıyla ilgili bir küresel erozyonun olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yalnızlaşmanın en büyük problemlerden birisi olduğunu ifade eden Akın, kitle iletişiminden, bu dijitalleşme ve sosyal medyanın daha yaygınlaştığı bağlama geçildiğinde yalnızlaşmanın dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Söz konusu mecraların sanki yalnız değilmiş gibi bir his oluşturduğunu ancak insanların orada sadece izleyici konumuna getirildiğini kaydeden Akın, insanın insanla teması olması gerektiğini, bunun ailede başlayıp sürdüğünü, akran grupları, arkadaş çevreleri ve iş arkadaşlıklarıyla devam ettiğini ama bu mecraların insanı temastan kopardığını ifade etti.</p>

<p>Bu durumların kendini gerçekleştirme, kendisinin var olduğunu ispat etme ve bir karşılık bulmaya sebep olabileceğine işaret eden Akın, "Bunların en baştan itibaren ailede tatmin edilmesi gerekiyor ama ailedeki tatmin sağlanmadığında, okulda böyle bir tatmin sağlanmadığında, tam da o reel hayatın işleyişinin içerisinde bu tür tatminlere başka krizlere ya da başka yerlere yönlenebiliyor insanlar. Bunun en yoğun çocuklarda ve gençlerde olmasını bekleriz." dedi.</p>

<h3>"Medyaya iş düşüyor"</h3>

<p>Akın, ailelere düşen görevlerle ilgili, şunları söyledi:</p>

<p>"Bütün bu tehlikelerin varlığı, aileler istese de bazen önüne geçemeyecekleri süreçler üretebilir. Ailenin sahiplenmesi, süreçleri takip etmesi, ailenin kendi değer alanını, başka değerleri hayata aktarma, ahlaki bir varoluş anlamındaki hassasiyeti son derece önemli. Bir diğeri de bu tür mecralara kısıtlamaların olması. Onun da ailede başlaması gerekir. Aile, çoluk çocuğunun ne yaptığının bilgisine çok da varamıyor. Yani bütün bu mecraların kullanımında anne babalarına ya da büyüklerine göre çocuklar çok daha ustalar. Gizli bir tarafı da var bunun, nereden nasıl yapıldığını sürekli olarak takip edebilmek mümkün değil. Dolayısıyla burada riskler var ama elbette ki aileye düşen büyük görevler de var. Bir çözüm olacaksa da aileden kaynaklanacak."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırıların iki münferit olay gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Akın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>

<p>"Böyle bir riskin olduğunu kabul etmek zorundayız. Çünkü bu kaynaklara erişim oldukça, o küresel anlamdaki değer alanının tahribatı, var olan o nihilist ve hedonist süreçler devam ettiği müddetçe biz bu tür şeylerle çokça da karşılaşabiliriz. Sadece o mecralardan da değil, birisi bunu bir ideoloji adına ya da bir mezhepçi bir yorum adına da yapabilir. Yani bu insanın kendisini bir birey olarak gerçekleştirememesiyle de alakalı. Bu riskler her zaman var. Özellikle burada da medyaya iş düşüyor. Fakat Türkiye'deki haberler izlenebilecek durumda değil. Hiçbir Avrupa ülkesinde bu kadar insanların gözüne şiddet sokulup durmuyor haberlerde. Ne görürseniz ne duyarsanız o sizin için normalleşir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dijital-siddet-normallesme-tuzaginda</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/dijital.jpg" type="image/jpeg" length="91061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan, Meclis'te sunum yapacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-mecliste-sunum-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-mecliste-sunum-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 5 Mayıs'ta sunum yapacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında 5 Mayıs'ta toplanacak Komisyonda, TCMB Başkanı Karahan'ın milletvekillerine sunum yapması öngörülüyor.</p>

<p>Karahan'ın, toplantıda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde kapsamlı bir sunum gerçekleştirmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TCMB'nin faiz kararları ile enflasyonla mücadeleye ilişkin gelişmelerin, toplantının öne çıkan başlıklarını oluşturacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'na göre, Başkan'ın, Banka faaliyetleri ve para politikası uygulamaları hakkında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-mecliste-sunum-yapacak</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/03/karahan-1.jpg" type="image/jpeg" length="41514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazini-yeniden-kapatti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazini-yeniden-kapatti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığı duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan resmi açıklamada, boğazın yeniden İran silahlı kuvvetlerinin "sıkı yönetimi ve denetimi" altına girdiği bildirildi.</p>

<p>Sözcülük, daha önce gerçekleştirilen müzakerelerde varılan anlaşmalar çerçevesinde, İran'ın iyi niyet göstergesi olarak sınırlı sayıda petrol tankeri ve ticari geminin kontrollü geçişine izin verdiğini hatırlattı. Ancak açıklamada, ABD'nin bu süreçte verdiği sözleri tutmadığı öne sürülerek, Washington yönetiminin "sözde abluka altında korsanlık ve deniz haydutluğu" faaliyetlerini sürdürdüğü iddia edildi.</p>

<p>Bu ihlaller nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolün eski sert statüsüne döndürüldüğünü belirten İranlı yetkililer, bölgenin tamamen askeri denetim altında olduğunu vurguladı. Açıklamada, ABD'nin İran'a giden ve İran'dan ayrılan gemilerin tam hareket özgürlüğünü tanıyana kadar, boğazdaki sıkı kontrol politikasının kararlılıkla devam edeceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazini-yeniden-kapatti-1</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/hurmuz-1.jpg" type="image/jpeg" length="79142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel piyasalar 'abluka'dan iyimserliğe döndü]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kuresel-piyasalar-ablukadan-iyimserlige-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kuresel-piyasalar-ablukadan-iyimserlige-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel piyasalar, "abluka" altında başladığı haftayı, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin ilk turunun iyimserlikle tamamlanması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla pozitif tamamlarken, gözler yurt dışında yoğun veri gündemine yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararına çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol girişimiyle yükselen risk algısı, haftanın son işlem gününde İran'ın Hürmüz Boğazından tüm ticari gemilerin geçebileceğini açıklamasıyla yatıştı.</p>

<p>Haberin ardında petrol fiyatlarında sert düşüşler görülürken, gözler hafta sonu başlaması beklenen ikinci tur görüşmelere çevrildi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirdi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da Hürmüz Boğazı'nın tamamen açıldığını ancak İran'la anlaşma süreci tamamlanana kadar ablukanın süreceğini belirtti.</p>

<p>Açıklanan makroekonomik veriler ve şirket bilançoları üzerinden çatışmanın büyüme ve enflasyon üzerindeki etkileri değerlendiriliyor.</p>

<p>Öte yandan ABD Başkanı Trump, İsrail ile Lübnan'ın 10 günlük ateşkes konusunda mutabık kaldıklarını belirterek, İran'la anlaşma yapmaya da çok yakın olduklarını söyledi.</p>

<p>Savaşın nihai olarak sona erebileceği ve küresel ekonomik aktivitenin pozitif ivmeleneceği beklentilerine paralel, olumlu gelen bilançolar da piyasalarda risk iştahının devam etmesini destekledi.</p>

<p>Petrol arzına yönelik süregelen endişeler ise küresel enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü şekillenmesine neden oldu.</p>

<p>ABD'de açıklanan üretici enflasyonu verileri beklentilerin altında kalsa da yıllık bazda önceki aya göre hızlanmaya işaret ederek, Şubat 2023'ten bu yana en yüksek artışını kaydetti. Üretici enflasyonundaki ivmelenmeye en büyük etki, tüketici tarafında olduğu gibi enerji kaleminden geldi.</p>

<p>Analistler, savaşın sona erebileceğine yönelik iyimserliğin korunmasına karşın, petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin zamana yayılabilen etkileriyle küresel çapta enflasyonist baskıların bir süre devam edebileceğini kaydetti.</p>

<p>Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) temkinli duruşunu sürdüreceğine yönelik beklentiler güçlü kalmaya devam etti.</p>

<h3>Fed'e yönelik "siyasi baskı" endişeleri yeniden gündemde</h3>

<p>Bu gelişmelerle gelecek dönemde küresel merkez bankalarının politika adımlarını daha temkinli atacağına ilişkin öngörüler güçlü kalmaya devam ediyor.</p>

<p>ABD ekonomisi enflasyon-resesyon ikilemi arasında yol almaya devam ederken, Fed'deki başkanlık değişimi süreci gelecek dönemde uygulanacak para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırıyor.</p>

<p>Başkanlık değişim süreci içindeki Fed'in mevcut enflasyon ve büyüme riskleri sürerken alacağı kararlar merak ediliyor. Buna ek olarak banka üzerindeki siyasi baskıların gelecek günlerde artabileceği ihtimalleri yeniden gündeme taşındı.</p>

<p>Trump, verdiği bir röportajda Fed Jerome Powell'a yönelik eleştirilerini sürdürürken, Fed binasının yenilenmesine ilişkin soruşturmanın devam etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Powell'ı görevden almakla tehdit eden Trump, "O zaman onu kovmak zorunda kalacağım, eğer zamanında ayrılmazsa." dedi.</p>

<p>Fed Başkanı Powell'ın ise Trump'ın aday gösterdiği Kevin Warsh'ın Senato tarafından onaylanmaması durumunda, başkanlık görevine devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>ABD Senatosunun bazı Demokrat üyeleri, Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh'un atanma sürecinin, Fed Başkanı Jerome Powell ve Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook hakkında yürütülen soruşturmalar kapatılana kadar durdurulmasını talep etti.</p>

<p>Mevcut gelişmelerin yanında Fed yetkililerinin de birbirinden ayrışan sözle yönlendirmeleri, bankanın önümüzdeki dönemlerde atacağı politika adımlarına yönelik beklenti oluşumunu güçleştiriyor.</p>

<p>Öte yandan Fed'in yayımladığı "Bej Kitap" raporu, Orta Doğu'daki çatışmanın, ABD'li şirketler için belirsizlik kaynağı olduğunu gösterdi.</p>

<p>Raporda, Orta Doğu'daki çatışma, istihdam, fiyatlandırma ve sermaye yatırımıyla ilgili karar alma süreçlerini zorlaştıran başlıca belirsizlik kaynağı olarak gösterilirken, "Birçok firma bekle-gör tutumunu benimsedi." değerlendirmesi yer aldı.</p>

<p>Bu arada Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu'daki çatışmanın yol açtığı aksaklıkların etkisiyle küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,3'ten yüzde 3,1'e düşürdü.</p>

<p>Finansal koşulların gevşeyeceğine ilişkin iyimserlikle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda 8 baz puan düşüşle yüzde 4,23'e geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jeopolitik risklerin hafiflemesi yatırımcıların güvenli liman varlık talebini azaltırken, dolar endeksi yüzde 0,6 düşüşle 98,1 seviyesine indi.</p>

<p>Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine tamamen açık olacağının açıklamasının ardından hafifleyen arz endişeleriyle yüzde 4 azalarak 88,2 dolara geriledi.</p>

<p>Petrol tedarikine ilişkin endişelerin azalmasıyla enflasyonist baskıların hafifleyeceği ve faiz indirimlerine zemin oluşacağına yönelik iyimserlik altın fiyatlarını desteklerken, altının onsu haftayı yüzde 1,8 artışla 4 bin 832 dolara yükseldi.</p>

<h3>New York borsasında rekorlar kırıldı</h3>

<p>New York borsasında geçen hafta jeopolitik gerilimlerin azalması ve olumlu gelen şirket bilançolarının etkisiyle pozitif bir seyir izlendi.</p>

<p>Kurumsal tarafta, ABD'nin büyük bankalarından Bank of America ile Morgan Stanley'nin hisseleri, yayımladıkları ilk çeyrek bilançosunda beklentilerin üzerinde kar ve gelir bildirmeleri sonrasında haftalık bazda sırasıyla yüzde 2,6 ve yüzde 6,3 değer kazandı.</p>

<p>JPMorgan Chase'in karı ve gelirinin de beklentileri aşması sonrasında şirketin hisseleri geçen hafta yüzde 0,1 arttı. Citigroup'un hisseleri de bankanın hem geliri hem karının beklentileri geride bırakması sonrasında yüzde 6,3 artış gösterdi.</p>

<p>Bu gelişmelerle haftalık bazda Dow Jones endeksi yüzde 3,19, S&amp;P 500 endeksi yüzde 4,54 ve Nasdaq endeksi yüzde 6,84 değer kazandı.</p>

<p>S&amp;P 500 endeksi 7.147,52 puanla, Nasdaq endeksi 24.519,51 puanla rekor seviyeyi gördü.</p>

<p>ABD'de gelecek hafta salı perakende satışlar ve bekleyen konut satışları, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, imalat sanayi PMI, cuma Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.</p>

<h3>Avrupa borsaları pozitif seyretti</h3>

<p>Avrupa borsalarında da geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir hakimdi.</p>

<p>Avro Bölgesi'nde mart ayında enflasyonun hızlanması dikkati çekti. Bölgede enflasyon yıllık bazda yüzde 2,6, aylık bazda da yüzde 1,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Bölgede enerji tedarikine yönelik endişeler sürerken, enerji fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon üzerindeki etkileri de belirginleşiyor. Bu kapsamda, aylık enflasyona en büyük katkının ulaşım kaleminden gelmesi dikkati çekti.</p>

<p>İngiltere ekonomisi ise şubatta aylık bazda yüzde 0,5 ile piyasa beklentilerinin üzerinde büyüdü. Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google'a arama motoru verilerini üçüncü taraflarla paylaşmasını teklif etti.</p>

<p>IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında açıklamalarda bulunan Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, yükselen enerji maliyetlerinin Avro Bölgesi'ni, ECB’nin temel senaryosundan uzaklaştırdığını ancak bunun henüz faiz artışına yönelmeyi gerektirecek düzeyde olmadığını söyledi.</p>

<p>Lagarde, veriye bağlı olduklarını ancak gerektiğinde harekete geçmekten çekinmeyeceklerini vurguladı.</p>

<p>İngiltere Merkez Bankası (BoE) Para Politikası Kurulu Üyesi Alan Taylor da ABD/İsrail-İran savaşının neden olduğu yüksek enerji maliyetlerinin ekonominin geneline yansıması konusunda daha fazla netlik bekleyen merkez bankasının, borçlanma maliyetlerindeki değişiklik konusunda beklemede kalması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Söz konusu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,63, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 2,64, Almanya'da DAX endeksi yüzde 3,77 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 2 arttı.</p>

<p>Gelecek hafta pazartesi Almanya'da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), salı İngiltere'de işsizlik oranı, çarşamba İngiltere'de enflasyon, perşembe İngiltere, Avro Bölgesi ve Almanya'da açıklanacak imalat sanayi PMI, cuma Almanya'da Ifo iş dünyası güven endeksi açıklanacak.</p>

<h3>Asya borsaları sert yükseldi</h3>

<p>Asya borsalarında ABD-İran arasındaki müzakerelere yönelik iyimserlik risk iştahını artırırken, Çin'in beklentilerin üzerinde büyüme kaydetmesi pozitif görünüme katkı verdi.</p>

<p>Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) yayımladığı verilere göre, Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) Ocak-Mart 2026 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı.</p>

<p>Birinci çeyrekte büyüme, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin mart ayı verilerine olumsuz yansımasına rağmen, hükümetin bu yıl için "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlediği hedef doğrultusunda gelişim gösterdi.</p>

<p>GSYH, ilk çeyrekte geçen yılın 4. çeyreğine kıyasla yüzde 1,3 artış kaydetti.</p>

<p>Çin ekonomisi 2025'in 4. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5, yıl genelinde ise yüzde 5 büyüme kaydetmişti. Hükümet, büyümedeki ivme kaybı karşısında önceki 3 yılda "yüzde 5 civarında" belirlediği yıllık büyüme hedefini "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlemişti.</p>

<p>Öte yandan Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Washington'da düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlediği basın toplantısında, faiz artışı tahminlerini sınırlayan açıklamalar yaptı.</p>

<p>Japonya'da enflasyonun talepten ziyade olumsuz arz şokundan kaynaklandığını ve bu enflasyonu para politikasıyla kontrol altına almanın zor olduğunu ifade eden Kazuo'nun sözle yönlendirmelerinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda BoJ'a yönelik faiz artırımı tahminleri azaldı.</p>

<p>Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 5,68, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,03, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,73 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,64 yükseldi.</p>

<p>Japonya'da Nikkei 225 endeksi 59.688,10 puanla rekor seviyeyi gördü.</p>

<p>Gelecek hafta Japonya'da çarşamba dış ticaret dengesi, cuma Japonya'da enflasyon takip edilecek.</p>

<h3>Borsa haftayı rekorlarla tamamladı</h3>

<p>Yurt içinde geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 3,65 yükselişle 14.587,93 puana çıkarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirirken, gördüğü en yüksek seviye rekorunu 14.601,12 puana taşıdı.</p>

<p>Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,5 üzerinde 44,8575'ten tamamladı.</p>

<p>Öte yandan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard &amp; Poor's (S&amp;P), Türkiye'nin kredi notlarını "BB-/B" olarak teyit etti, not görünümünü "durağan" olarak tuttu.</p>

<p>Gelecek hafta salı reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanımı, çarşamba Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı, tüketici güven endeksi takip edilecek.</p>

<p>Beklenti anketine katılan ekonomistler, gelecek hafta gerçekleşecek Para Politikası Kurulu toplantısında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.</p>

<p>Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 33 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kuresel-piyasalar-ablukadan-iyimserlige-dondu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/petrol-15.jpg" type="image/jpeg" length="35910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, Antalya Diplomasi Forumu'nda açıklamalarda bulundu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bakan-kurum-antalya-diplomasi-forumunda-aciklamalarda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bakan-kurum-antalya-diplomasi-forumunda-aciklamalarda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Gerek Rus boru hattında gerek fosil yakıtların azaltılması noktasında gerek de yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması konusunda temiz enerjiye ulaşmak zorundayız. Bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı enerji krizini bir daha yaşamak istemiyoruz.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurum, Anadolu Ajansının (AA) 'Global İletişim Ortağı' olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2026'da, gazetecilere yaptığı açıklamada, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS/UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'nı (COP31) Antalya'da düzenleyeceklerini hatırlattı.</p>

<p>Antalya'dan 196 ülkenin, ülke liderlerinin, bakanların katılımıyla tüm dünyaya mesajlar vermek istediklerini belirten Kurum, kimsenin geride bırakılmadığı bir süreci yürütmek istediklerini kaydetti.</p>

<p>Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar herkesin içinde yer aldığı bir COP31 düzenleyeceklerini, halkların ve devletlerin de kendilerinden beklentisinin bu olduğunu ifade eden Kurum, sonuç odaklı bir konferans istediklerini vurguladı.</p>

<h3><strong>'Dünyada hala 700 milyon insanın elektriğe ulaşamadığını görüyoruz'</strong></h3>

<p>COP31'in, 3 temel sacayağı olan diyalog, uzlaşı ve aksiyon üzerine odaklandığını aktaran Kurum, 'Her ülkenin kendi kendine yeten bir anlayış ile büyümesini istiyoruz. Dünyada hala 700 milyon insanın elektriğe ulaşamadığını görüyoruz. 2 milyar insanın da yine ilkel ısınma kaynakları ile ısındığını görüyoruz. Bir tarafta maalesef gıda krizi ile karşı karşıya olmuş toplumlar var. Dolayısıyla yenilenebilir enerji, iklim değişikliği, sıfır atık, iklim dirençli şehirler, sanayide ve ekonomide yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka gibi birçok konuyu gündeme taşıyacağız.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önceki dönem COP başkanları ile uyum içerisinde süreci yürüteceklerini anlatan Kurum, şöyle konuştu:</p>

<p>'Rusyalı dostlarımızla süreci yakından takip ediyoruz. Her ülkenin beklentisini biliyoruz. Bu beklentiler çerçevesinde ortak mutabakat zemininde bir araya geleceğiz. Gerek Rus boru hattında gerek fosil yakıtların azaltılması noktasında gerek de yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması konusunda temiz enerjiye ulaşmak zorundayız. Bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı enerji krizini bir daha yaşamak istemiyoruz. Çünkü bu manada artık halklar bizden netice istiyor. Söz değil eylem istiyor. bunu başarılı şekilde uygulamak istiyoruz. Geleceğin COP'u olsun istiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bakan-kurum-antalya-diplomasi-forumunda-aciklamalarda-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/12/murat-kurum-2.jpg" type="image/jpeg" length="33127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'da kaçakçılık operasyonunda 3 zanlı yakalandı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bursada-kacakcilik-operasyonunda-3-zanli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bursada-kacakcilik-operasyonunda-3-zanli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Yıldırım ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 3 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İl Jandarma Komutanlığı Kaçaklık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçak sigara imal ettiği belirlenen 3 zanlıyı takibe aldı.</p>

<p>Jandarma ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonla şüpheliler yakalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zanlıların iş yeri, depo ve araçlarında yapılan aramalarda 1 milyon 186 bin 600 bandrolsüz makaron (filtreli sigara kağıdı), 920 kilogram kıyılmış tütün, 200 bin 800 sigara filtresi, 92 bin 620 dolu makaron, 19 bin 800 sigara poşeti, 18 bin 750 boş sigara kutusu, 8 bin 780 bandrolsüz sigara, 2 bin 700 paket sigara kağıdı, 20 kilogram nargile tütünü ele geçirildi.</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Bursa</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bursada-kacakcilik-operasyonunda-3-zanli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/gozalti-6.jpg" type="image/jpeg" length="22853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortadoğu'da parçalanma stratejileri, siyonist jeopolitik, ümmetin yeniden inşası ve Türkiye'nin Rolü]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ortadoguda-parcalanma-stratejileri-siyonist-jeopolitik-ummetin-yeniden-insasi-ve-turkiyenin-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ortadoguda-parcalanma-stratejileri-siyonist-jeopolitik-ummetin-yeniden-insasi-ve-turkiyenin-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu savaş üretim üssüne döndü. İsrail'in kuruluşu etnik ve mezhepsel fay hatlarını tetikledi. Krizin büyümesi ise yalnızca dış müdahalelerden değil, içerideki parçalanmışlığın da bir sonucu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i><strong>ANALİZ: Metin KÜLÜNK</strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortadoğu, son yüzyıldır yalnızca savaşların yaşandığı bir coğrafya değil, aynı zamanda savaşların sistematik biçimde üretildiği bir laboratuvar haline gelmiştir. Bu coğrafyada yaşanan çatışmaların sürekliliği, basit bir “istikrarsızlık” kavramıyla açıklanamayacak kadar derin ve çok katmanlıdır. Zira bölgede ortaya çıkan krizler incelendiğinde, bunların rastlantısal değil, belirli fay hatları üzerinde yoğunlaşan ve her defasında benzer sonuçlar üreten bir yapı içerisinde geliştiği görülmektedir.</p>

<p>Bu noktada temel mesele, Ortadoğu’daki çatışmaların “neden çıktığı” sorusundan ziyade, “neden sürekli yeniden üretildiği” sorusudur. Çünkü bir coğrafyada krizler bitmiyor, aksine biçim değiştirerek devam ediyorsa, burada yalnızca iç dinamiklerden değil, aynı zamanda bu dinamikleri yönlendiren daha geniş bir stratejik çerçeveden söz etmek gerekir.</p>

<p>Bu bağlamda özellikle İsrail’in kuruluşundan sonra şekillenen bölgesel düzen, yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi, mezhepsel ve etnik fay hatlarını da etkileyen bir süreç başlatmıştır.</p>

<p>Ancak bu süreci tek boyutlu bir şekilde “dış müdahale” ile açıklamak da yetersizdir. Çünkü dış müdahalenin etkili olabilmesi, iç yapının buna elverişli olmasıyla mümkündür. Nitekim Ortadoğu’da tarihsel olarak var olan mezhep ayrılıkları, etnik çeşitlilik ve siyasal temsil sorunları, bu müdahalelerin etkisini artıran temel unsurlar olmuştur. Bu nedenle bölgedeki çatışmalar, dış stratejilerin iç kırılganlıklarla birleşmesi sonucu ortaya çıkan karmaşık bir yapının ürünüdür.</p>

<p>Bu yazımız, Ortadoğu’daki bu çok katmanlı çatışma düzenini, ümmet perspektifinden ele alarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Temel tez şudur, Bölgedeki istikrarsızlık, yalnızca dış müdahalelerin sonucu değil, bu müdahaleleri mümkün kılan iç parçalanmışlığın bir sonucudur. Dolayısıyla kalıcı çözüm, dış aktörleri suçlamaktan ziyade, ümmet bilincini yeniden inşa edebilmekten geçmektedir.</p>

<h3>Tarihsel Kırılma, Parçalanmanın İnşası</h3>

<p>Modern Ortadoğu’nun anlaşılabilmesi için, öncelikle bu coğrafyanın nasıl parçalandığını ve mevcut siyasi yapının hangi şartlar altında ortaya çıktığını incelemek gerekir. Bu bağlamda Sykes-Picot Anlaşması, yalnızca bir diplomatik metin değil, aynı zamanda bölgenin sosyolojik dokusuna yapılan köklü bir müdahalenin başlangıcıdır.</p>

<p>Bu anlaşma ile çizilen sınırlar, bölgenin tarihsel gerçekliğini yansıtmaktan ziyade, dış güçlerin stratejik çıkarlarını gözeten bir anlayışla belirlenmiştir. Sonuç olarak ortaya çıkan devletler, kendi içlerinde derin mezhepsel ve etnik farklılıklar barındıran, ancak bu farklılıkları yönetebilecek kurumsal kapasiteden yoksun yapılar olmuştur.</p>

<p>Bu durum özellikle Irak ve Suriye gibi ülkelerde açık biçimde görülmektedir. Irak’ta Sünni, Şii ve Kürt unsurların aynı siyasi yapı içerisinde zorla bir arada tutulması, devletin doğası gereği kırılgan olmasına yol açmıştır. Benzer şekilde Suriye’de de toplumsal çoğunluk ile siyasal iktidar arasındaki uyumsuzluk, uzun vadede çatışma potansiyelini artırmıştır.</p>

<p>Bu yapay düzenin en önemli sonucu, bölgenin dış müdahalelere açık hale gelmesidir. Çünkü iç dengeleri zayıf olan devletler, dış baskılara karşı direnç gösteremez ve zamanla bu müdahalelerin yönlendirdiği bir yapıya dönüşür. Bu durum, Ortadoğu’da yaşanan birçok krizin neden kısa sürede uluslararası bir boyut kazandığını açıklamaktadır.</p>

<p>Bu tarihsel kırılmanın ikinci büyük aşaması ise 1948 Arap-İsrail Savaşı ile başlamıştır. İsrail’in kurulması, bölgedeki güç dengelerini köklü biçimde değiştirmiş ve Ortadoğu’yu kalıcı bir çatışma hattına dönüştürmüştür. Bu noktadan sonra bölgedeki her gelişme, yalnızca yerel değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güç dengeleriyle bağlantılı hale gelmiştir.</p>

<p>Bu süreçte dikkat çeken husus, çatışmaların yalnızca askeri düzeyde kalmaması, aynı zamanda mezhep ve etnik fay hatları üzerinden derinleşmesidir. Böylece Ortadoğu’da ortaya çıkan krizler, yalnızca devletler arası değil, toplumlar arası bir çatışma karakteri kazanmıştır. Bu durum, bölgedeki istikrarsızlığın neden bu kadar kalıcı olduğunu anlamak açısından kritik bir öneme sahiptir.</p>

<p><img alt="Abd Israil (1)-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/abd-israil-1-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3>İsrail’in Güvenlik Doktrini ve Bölgesel Parçalanma Dinamikleri</h3>

<p>Türkiye’nin bölgesel rolünü anlamak, yalnızca kendi iç dinamiklerini ve tarihsel mirasını analiz etmekle sınırlı değildir, aynı zamanda içinde bulunduğu jeopolitik ortamın temel aktörlerini ve bu aktörlerin stratejik yaklaşımlarını da doğru okumayı gerektirir. Bu bağlamda İsrail’in güvenlik anlayışı ve bölgesel stratejileri, Ortadoğu’daki güç dengelerini doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer almaktadır.<br />
İsrail’in güvenlik doktrini, kuruluşundan itibaren klasik savunma anlayışlarının ötesinde şekillenmiştir. 1948 sonrası dönemde ortaya çıkan bu doktrin, yalnızca askeri üstünlük kurmaya değil, aynı zamanda çevresindeki potansiyel tehditleri sürekli olarak kontrol altında tutmaya dayanmaktadır. Bu yaklaşım, zamanla “çevresel tehditlerin dengelenmesi” ve “potansiyel rakiplerin zayıf tutulması” şeklinde ifade edilebilecek bir stratejik çerçeveye dönüşmüştür.</p>

<p>Bu çerçevede İsrail, doğrudan büyük çaplı savaşlardan ziyade, çevresindeki güç merkezlerinin birbirleriyle rekabet içinde olduğu bir ortamı daha tahmin edilebilir ve yönetilebilir bir güvenlik alanı olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, klasik güç dengesi teorilerinin bölgesel bir yansıması olarak da yorumlanmaktadır.</p>

<p>Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, bölgedeki her çatışmayı tek bir aktörün doğrudan planladığı şeklinde küçültücü bir yaklaşıma düşmemektir. Ortadoğu’daki krizler, çok sayıda aktörün etkileşimi sonucu ortaya çıkan karmaşık süreçlerdir. Ancak bu süreçlerin belirli stratejik çıkarlarla örtüştüğü ve bazı aktörler için avantajlı sonuçlar doğurduğu da inkâr edilemez.</p>

<p>Bu bağlamda özellikle devlet otoritesinin zayıfladığı alanların hızla yeni çatışma hatlarına dönüştüğü görülmektedir. Irak’ta merkezi yapının zayıflaması, farklı mezhep ve etnik grupların kendi güvenliklerini sağlama arayışına girmesine yol açmış, bu durum ülkeyi çok katmanlı bir çatışma alanına dönüştürmüştür. Benzer şekilde Suriye’de yaşanan iç savaş, yalnızca bir rejim , muhalefet mücadelesi olmaktan çıkmış, bölgesel ve küresel aktörlerin dahil olduğu çok boyutlu bir krize dönüşmüştür.<br />
Bu tür örnekler, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın yalnızca yerel nedenlerle açıklanamayacağını, aynı zamanda bu istikrarsızlığın farklı aktörler tarafından stratejik olarak değerlendirildiğini göstermektedir.</p>

<p>Bu bağlamda İsrail’in güvenlik perspektifi, güçlü ve birleşik bir bölgesel yapı yerine, kendi içinde dengelenmiş ve rekabet halinde olan bir çevreyi daha az tehditkâr olarak görme eğilimindedir.<br />
Öte yandan mezhep temelli gerilimlerin artması, bölgedeki en hassas kırılma noktalarından birini oluşturmaktadır. İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabet, yalnızca iki ülkenin jeopolitik mücadelesi değil, aynı zamanda bölgedeki Sünni Şii ayrışmasının siyasal bir zemine taşınması anlamına gelmektedir. Bu ayrışma derinleştikçe, bölgesel iş birliği imkanları zayıflamakta ve ortak hareket kabiliyeti giderek azalmaktadır.</p>

<p>Benzer şekilde etnik fay hatlarının harekete geçirilmesi de bölgesel istikrarsızlığı artıran bir diğer faktördür. Kürt meselesi, yalnızca belirli ülkelerin iç politikasıyla sınırlı bir konu olmaktan çıkmış, bölgesel ve uluslararası boyut kazanan bir mesele haline gelmiştir.</p>

<p>Bu noktada Türkiye açısından ortaya çıkan en önemli mesele, bu çok katmanlı stratejik ortamı doğru okuyabilmektir. Çünkü bölgedeki her gerilim, yalnızca ilgili ülkeleri değil, aynı zamanda Türkiye’nin güvenliğini ve iç dengelerini de doğrudan etkilemektedir.</p>

<p><img alt="Mezhep Çatışmasının İnşası" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/mezhep-catismasinin-insasi.jpg" width="864" /></p>

<h3>Mezhep Çatışmasının İnşası: Sünni Şii Fay Hattı ve Jeopolitik Kullanımı</h3>

<p>Ortadoğu’daki çatışma dinamiklerinin en belirleyici unsurlarından biri, tarihsel kökleri oldukça eskiye dayanan ancak modern dönemde yeniden tanımlanan mezhep ayrışmalarıdır. Sünni–Şii farklılığı, İslam tarihinin erken dönemlerinden itibaren var olmakla birlikte, bu ayrışma uzun yüzyıllar boyunca her zaman doğrudan bir çatışma üretmemiştir. Aksine birçok dönemde bu farklılık, siyasal ve toplumsal sistemler içerisinde yönetilebilir bir çeşitlilik olarak varlığını sürdürmüştür.</p>

<p>Ancak modern Ortadoğu’da bu farklılığın giderek sertleşmesi ve siyasi bir çatışma eksenine dönüşmesi, tarihsel bir zorunluluktan ziyade, belirli siyasal ve jeopolitik süreçlerin sonucudur. Bu noktada özellikle İran ile Suudi Arabistan arasında gelişen rekabet, mezhep farklılığını ideolojik ve stratejik bir araç haline getirmiştir.</p>

<p>1979’daki İran İslam Devrimi, bu sürecin en önemli kırılma noktalarından biridir. Devrim sonrasında İran, yalnızca bir devlet olarak değil, aynı zamanda ideolojik bir merkez olarak konumlanmış ve bölgedeki Şii topluluklar üzerinde etkisini artırmaya yönelmiştir. Buna karşılık Suudi Arabistan, Sünni dünyada liderlik iddiasını güçlendirmeye çalışmış ve bu rekabet zamanla bölgesel bir güç mücadelesine dönüşmüştür.</p>

<p>Bu rekabetin en önemli sonucu, mezhep kimliğinin siyasal mobilizasyon aracı haline gelmesidir. Artık mezhep, sadece dini bir aidiyet değil, aynı zamanda siyasi pozisyonu belirleyen bir kimlik unsuru haline gelmiştir. Bu durum, özellikle devlet otoritesinin zayıf olduğu alanlarda daha belirgin hale gelmiştir.<br />
Örneğin Irak’ta 2003 sonrası oluşan güç boşluğu, mezhep temelli yapıların hızla güç kazanmasına yol açmıştır. Merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte Şii ve Sünni gruplar arasında artan gerilim, ülkeyi uzun süreli bir istikrarsızlık sürecine sürüklemiştir. Benzer şekilde Suriye’de yaşanan iç savaş, başlangıçta siyasal bir kriz olarak ortaya çıkmış, ancak zamanla mezhepsel bir karakter kazanarak çok daha derin ve karmaşık bir çatışmaya dönüşmüştür.</p>

<p>Bu tür örnekler, mezhep farklılıklarının tek başına çatışma üretmediğini; ancak uygun koşullar oluştuğunda, bu farklılıkların hızla bir çatışma eksenine dönüştürülebileceğini göstermektedir. Bu durum, mezhep kimliğinin modern dönemde nasıl yeniden üretildiğini ve siyasal bir araç haline getirildiğini anlamak açısından önemlidir.</p>

<p>Bu bağlamda mezhep çatışmasının derinleşmesi, yalnızca bölge ülkeleri arasındaki rekabetin sonucu değildir, aynı zamanda bu rekabetin bölgesel ve küresel aktörler tarafından nasıl değerlendirildiği ile de yakından ilişkilidir. Mezhep temelli ayrışmaların artması, bölgesel iş birliği imkanlarını zayıflatmakta ve ortak hareket kabiliyetini ortadan kaldırmaktadır. Bu durum ise dış müdahalelere açık, parçalanmış ve tahmin edilebilir bir bölgesel yapı ortaya çıkarmaktadır.</p>

<p>Bu noktada Türkiye açısından ortaya çıkan tablo son derece kritiktir. Çünkü mezhep temelli bir çatışma düzeninin derinleşmesi, yalnızca Ortadoğu’yu değil, Türkiye’nin iç dengelerini de etkileyebilecek bir potansiyele sahiptir. Türkiye’nin toplumsal yapısı, farklı mezhepsel ve etnik unsurları barındıran bir çeşitliliğe sahiptir. Bu çeşitlilik doğru yönetildiğinde bir zenginlik, yanlış yönlendirildiğinde ise bir kırılma noktası haline gelebilir.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’nin bu süreçte izlemesi gereken politika, mezhep temelli ayrışmaların dışında kalmak ve bu ayrışmaları azaltacak bir yaklaşım geliştirmektir. Türkiye, Sünni veya Şii blok içerisinde konumlanan bir aktör değil, bu iki yapı arasında denge kurabilen ve iletişim kanallarını açık tutabilen bir ülke olmalıdır.</p>

<p>Bu yaklaşım, yalnızca bir dış politika tercihi değil, aynı zamanda stratejik bir zorunluluktur. Çünkü mezhep çatışmasının derinleştiği bir Ortadoğu’da, hiçbir ülkenin uzun vadede istikrarlı kalması mümkün değildir. Bu tür bir çatışma, zamanla tüm bölgeyi içine çeken ve kontrol edilmesi zor bir yapıya dönüşmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, Sünni Şii ayrışması, Ortadoğu’daki çatışma dinamiklerinin merkezinde yer almakla birlikte, bu ayrışmanın bugünkü boyutlara ulaşması tarihsel bir zorunluluktan ziyade modern siyasal süreçlerin bir sonucudur. Bu durum, mezhep çatışmasının kaçınılmaz değil, yönetilebilir bir mesele olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu çatışmanın azaltılması, bölgesel istikrarın sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir.</p>

<p><img alt="Etnik Fay Hatları" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/etnik-fay-hatlari.jpg" width="864" /></p>

<h3>Etnik Fay Hatları ve Bölgesel Parçalanma: Kürt Meselesi Üzerinden Jeopolitik Rekabet</h3>

<p>Ortadoğu’daki çatışma dinamiklerinin yalnızca mezhep temelli ayrışmalarla sınırlı olmadığı, aynı zamanda etnik kimlikler üzerinden de derinleştiği görülmektedir. Bu bağlamda etnik fay hatları, bölgesel istikrarsızlığın en hassas ve en kolay manipüle edilebilir alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle Kürt meselesi, hem tarihsel kökleri hem de güncel jeopolitik boyutları itibariyle Ortadoğu’nun en karmaşık sorunlarından biri haline gelmiştir.</p>

<p>Kürtler, başta Türkiye, İran, Irak ve Suriye olmak üzere dört farklı ülkenin sınırları içerisinde yaşayan geniş bir topluluktur. Bu durum, Kürt meselesini yalnızca tek bir devletin iç sorunu olmaktan çıkararak, bölgesel bir mesele haline getirmiştir.</p>

<p>Tarihsel olarak Kürt kimliği, Osmanlı döneminde merkezi otorite ile yerel yapılar arasında kurulan esnek ilişkiler çerçevesinde varlığını sürdürmüş, bu yapı, modern ulus-devletlerin ortaya çıkışıyla birlikte önemli ölçüde değişmiştir. Ulus-devlet modeli, homojen bir toplum yapısı üzerine kurulu olduğu için, etnik çeşitlilik çoğu zaman bir sorun alanı olarak görülmüş ve bu durum farklı kimliklerin siyasal sistemle ilişkisini doğal olarak zorlaştırmıştır.</p>

<p>Bu bağlamda Kürt meselesinin modern anlamda ortaya çıkışı, yalnızca etnik bir kimlik talebiyle değil, aynı zamanda modern devlet yapılarının bu taleplere verdiği tepkilerle şekillenmiştir. Bu süreç, zamanla hem iç politik bir sorun hem de uluslararası boyutu olan bir mesele haline gelmiştir.</p>

<p>Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kürt meselesi, bölgesel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı hale gelmiştir. Soğuk Savaş döneminde büyük güçlerin bölgeye yönelik politikaları, bu meselenin zaman zaman bir baskı aracı olarak kullanılmasına yol açmıştır. Bu durum, Kürt meselesinin yalnızca yerel dinamiklerle değil, aynı zamanda uluslararası ilişkilerle de şekillendiğini göstermektedir.<br />
Bu sürecin en belirgin örneklerinden biri, 2003 sonrası Irak’tır. Irak Savaşı sonrasında Irak’ta merkezi otoritenin zayıflaması, Kürt bölgesinin fiilen özerk bir yapıya dönüşmesine zemin hazırlamıştır. Bu gelişme, Kürt meselesinin bölgesel boyutunu daha da güçlendirmiş ve diğer ülkelerdeki Kürt toplulukları üzerinde dolaylı etkiler oluşturmuştur.</p>

<p>Benzer şekilde Suriye İç Savaşı sürecinde ortaya çıkan otorite boşluğu, Suriye’nin kuzeyinde yeni siyasi ve askeri yapıların oluşmasına yol açmıştır. Bu durum, bölgedeki etnik dengeleri yeniden şekillendirmiş ve Kürt meselesini daha da karmaşık bir hale getirmiştir.</p>

<p>Bu gelişmeler, Kürt meselesinin yalnızca bir kimlik sorunu olmadığını; aynı zamanda jeopolitik rekabetin önemli bir parçası haline geldiğini göstermektedir. Etnik kimliklerin bu şekilde siyasal ve stratejik bir araç haline gelmesi, bölgedeki çatışmaların daha da derinleşmesine yol açmaktadır.<br />
Bu noktada Türkiye açısından ortaya çıkan tablo son derece kritiktir. Çünkü Kürt meselesi, Türkiye’nin hem iç hem de dış politikasını doğrudan etkileyen bir konudur. Türkiye’nin bu meseleye yaklaşımı, yalnızca iç güvenlik perspektifiyle değil, aynı zamanda bölgesel ve stratejik boyutlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Türkiye’nin geçmişte bu meseleye daha çok güvenlik eksenli yaklaşması, belirli ölçüde kısa vadeli sonuçlar üretmiş, ancak uzun vadede sorunun farklı boyutlar kazanmasını engelleyememiştir. Bu durum, Kürt meselesinin yalnızca askeri veya güvenlik temelli yöntemlerle çözülemeyeceğini göstermektedir.</p>

<p>Bu bağlamda Türkiye’nin önünde iki temel yol bulunmaktadır: ya bu meseleyi sürekli bir güvenlik sorunu olarak görmeye devam etmek ya da bunu daha geniş bir toplumsal ve siyasal entegrasyon perspektifiyle ele almak. İkinci yol, daha zor olmakla birlikte, uzun vadede daha kalıcı sonuçlar üretebilecek bir yaklaşımdır.</p>

<p>Bu yaklaşım, yalnızca Türkiye için değil, aynı zamanda bölge için de önemli sonuçlar doğurabilir. Çünkü Türkiye’nin bu konuda geliştireceği model, diğer ülkeler için de bir referans oluşturabilir. Bu durum, etnik temelli çatışmaların azaltılması ve bölgesel istikrarın sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir.</p>

<p>Öte yandan etnik fay hatlarının harekete geçirilmesi, yalnızca Kürt meselesiyle sınırlı değildir. Arap Fars, Türk Arap ve diğer etnik gerilimler de benzer şekilde bölgesel istikrarsızlığı artıran unsurlar arasında yer almaktadır. Bu tür gerilimlerin derinleşmesi, Ortadoğu’daki parçalanmış yapının daha da kalıcı hale gelmesine yol açmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’nin bu süreçte üstlenmesi gereken rol, etnik çatışmaların bir parçası olmak değil, bu çatışmaları azaltan ve yönetebilen bir model geliştirmektir. Türkiye, farklı kimliklerin bir arada yaşayabildiği bir sistem ortaya koyabildiği ölçüde, bölgesel bir denge unsuru haline gelebilir.<br />
Sonuçta etnik fay hatları, Ortadoğu’daki çatışma dinamiklerinin en hassas alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu fay hatlarının derinleşmesi, bölgesel istikrarsızlığı artırmakta ve dış müdahalelere açık bir zemin oluşturmaktadır. Bu nedenle bu meselenin doğru yönetilmesi, yalnızca Türkiye için değil, tüm bölge için hayati bir öneme sahiptir.</p>

<p><img alt="Göçmen Teknesi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/01/gocmen-teknesi.jpg" width="1280" /></p>

<h3>Bölgesel Kaosun Sürekliliği: Uzatılmış Savaşlar, Devlet Çöküşü ve Göç Dinamikleri</h3>

<p>Ortadoğu’daki çatışma düzeninin en dikkat çekici özelliklerinden biri, savaşların belirli bir sonuç üretmekten ziyade süreklilik arz eden bir yapıya dönüşmesidir. Bu durum, klasik savaş anlayışından farklı olarak, “kazanma” ya da “kaybetme” ekseninde değil, yıpratma, zayıflatma ve denge bozma ekseninde ilerleyen bir stratejik ortamın varlığına işaret etmektedir. Bu bağlamda bölgedeki birçok çatışma, belirli bir sonuca ulaşmak yerine uzatılmakta ve bu uzama hali, yeni krizlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.</p>

<p>Bu süreçte en belirgin örneklerden biri, Irak’ta 2003 sonrasında ortaya çıkan yapıdır. Irak Savaşı ile başlayan süreç, kısa süreli bir askeri operasyon olarak planlanmış olsa da, zamanla çok katmanlı bir istikrarsızlık alanına dönüşmüştür. Merkezi devlet yapısının zayıflaması, mezhep temelli grupların güç kazanması ve farklı aktörlerin sahaya dahil olması, Irak’ı uzun süreli bir çatışma alanı haline getirmiştir.<br />
Benzer şekilde Suriye’de 2011 yılında başlayan süreç, başlangıçta sınırlı bir iç siyasi kriz olarak ortaya çıkmış, ancak kısa sürede bölgesel ve küresel aktörlerin dahil olduğu çok</p>

<p>boyutlu bir savaşa dönüşmüştür. Suriye İç Savaşı, klasik bir iç savaşın ötesine geçerek, farklı güç merkezlerinin aynı anda müdahil olduğu karmaşık bir yapıya dönüşmüştür.</p>

<p>Bu tür çatışmaların en önemli özelliği, belirli bir çözüm üretmemesi ve aksine sürekli yeni krizler doğurmasıdır. Bu durum, savaşların yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bir süreç haline geldiğini göstermektedir. Bu bağlamda Ortadoğu’daki savaşlar, çoğu zaman bir sonuçtan ziyade bir süreç yönetimi olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Bu süreçte devlet yapılarının zayıflaması, en kritik sonuçlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Irak ve Suriye örneklerinde görüldüğü gibi, merkezi otoritenin çökmesi, yalnızca bir yönetim boşluğu oluşturmakla kalmamakta, aynı zamanda farklı grupların kendi kontrol alanlarını oluşturduğu parçalı bir yapı ortaya çıkarmaktadır. Bu durum, devlet kavramının zayıflamasına ve toplumların daha küçük, daha kırılgan yapılara ayrılmasına yol açmaktadır.</p>

<p>Bu parçalanma sürecinin en önemli sonuçlarından biri ise göç hareketleridir. Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar, milyonlarca insanın yer değiştirmesine neden olmuş ve bu durum yalnızca bölge ülkelerini değil, aynı zamanda çevre ülkeleri de doğrudan etkilemiştir. Özellikle Türkiye, bu süreçte en fazla etkilenen ülkelerden biri olmuş; milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparak hem insani hem de ekonomik açıdan büyük bir yük üstlenmiştir.</p>

<p>Göç hareketleri, yalnızca insani bir kriz olarak değil, aynı zamanda stratejik bir mesele olarak da değerlendirilmelidir. Çünkü büyük ölçekli nüfus hareketleri, ülkelerin demografik yapısını, ekonomik dengelerini ve toplumsal ilişkilerini doğrudan etkilemektedir. Bu durum, zamanla iç politik gerilimlerin artmasına ve toplumsal uyum sorunlarının ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.</p>

<p>Bu bağlamda göç, modern çatışma dinamiklerinin en önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Kontrolsüz göç hareketleri, yalnızca savaşın bir sonucu değil, aynı zamanda savaşın etkilerini genişleten ve derinleştiren bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Bölgedeki çatışma düzeninin bir diğer önemli boyutu ise ekonomik zayıflatmadır. Uzun süreli savaşlar, yalnızca askeri kayıplara değil, aynı zamanda ekonomik çöküşe de yol açmaktadır. Altyapının tahrip edilmesi, üretim kapasitesinin azalması ve kaynakların tükenmesi, savaş sonrası toparlanmayı son derece zorlaştırmaktadır.</p>

<p>Bu durum, bölge ülkelerinin dış yardımlara bağımlı hale gelmesine ve ekonomik olarak kırılgan bir yapıya dönüşmesine neden olmaktadır. Bu kırılganlık, dış müdahalelere açık bir ortam yaratmakta ve bölgesel bağımsızlığı zayıflatmaktadır.</p>

<p>Bu noktada ortaya çıkan tablo, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın yalnızca savaşlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bu savaşların doğurduğu ekonomik, demografik ve toplumsal sonuçlarla birlikte kalıcı bir kriz düzenine dönüştüğünü göstermektedir. Bu düzen, kendi kendini yeniden üreten bir yapıya sahiptir ve her yeni kriz, bir sonraki krizin zeminini hazırlamaktadır.</p>

<p>Türkiye açısından bu durum son derece kritik sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü Ortadoğu’daki her kriz, doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’yi etkilemektedir. Göç hareketleri, sınır güvenliği sorunları, ekonomik etkiler ve toplumsal gerilimler, bu sürecin Türkiye üzerindeki yansımalarıdır.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’nin bu çatışma düzenine karşı geliştirmesi gereken strateji, yalnızca krizlere tepki vermek değil, bu krizlerin oluşum mekanizmalarını anlayarak uzun vadeli bir yaklaşım geliştirmektir. Türkiye, bu noktada yalnızca kendi sınırlarını koruyan bir aktör değil, aynı zamanda bölgesel istikrarın sağlanmasına katkı sunan bir güç olmak zorundadır.</p>

<p>Nihayetinde Ortadoğu’daki uzatılmış savaşlar, devlet çöküşleri ve göç hareketleri, birbirini besleyen ve süreklilik arz eden bir kriz düzeni ortaya çıkarmaktadır. Bu düzen, yalnızca bölge ülkelerini değil, aynı zamanda Türkiye gibi çevre ülkeleri de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle bu sürecin doğru analiz edilmesi ve buna uygun stratejiler geliştirilmesi, bölgesel istikrarın sağlanması açısından hayati bir öneme sahiptir.</p>

<h3>Ümmet Bilinci, Bölgesel Birlik ve Türkiye’nin Kurucu Rolü</h3>

<p>Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar, mezhep ayrışmaları, etnik gerilimler ve uzatılmış savaşlar, yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda derin bir medeniyet krizinin yansımasıdır. Bu kriz, yalnızca devletlerin zayıflığıyla değil, toplumların ortak bir bilinç etrafında hareket edememesiyle de ilgilidir. Bu nedenle çözüm, sadece askeri ya da diplomatik araçlarla değil, daha geniş bir zihniyet dönüşümüyle mümkündür.</p>

<p>Bugün İslam coğrafyasının en büyük sorunu, dış müdahalelerden önce iç parçalanmışlıktır. Bu parçalanmışlık, mezhep, etnik kimlik ve siyasi rekabet üzerinden sürekli yeniden üretilmektedir. Bu durum, bölgeyi dış müdahalelere açık hale getirmekte ve ortak hareket kabiliyetini ortadan kaldırmaktadır.</p>

<p>Bu bağlamda çözümün ilk aşaması, ümmet bilincinin yeniden inşa edilmesidir. Ümmet kavramı, çoğu zaman soyut bir birlik fikri olarak ele alınsa da, tarihsel olarak siyasi ve toplumsal iş birliğinin temelini oluşturmuştur. Ancak bu bilincin yeniden inşası, yalnızca teorik düzeyde değil, somut politikalarla desteklenmelidir.</p>

<p>Bu noktada Türkiye’nin son yıllarda izlediği dış politika, belirli açılardan dikkat çekici bir örnek sunmaktadır. Özellikle Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen politika, klasik güvenlik merkezli yaklaşımların ötesine geçerek, insani diplomasi, çok boyutlu dış politika ve bölgesel denge arayışı üzerine kurulmuştur. Bu yaklaşım, Türkiye’nin sadece bir devlet olarak değil, aynı zamanda bir vicdan ve denge aktörü olarak konumlanmasına katkı sağlamıştır.</p>

<p>Örneğin Türkiye’nin Suriye krizinde izlediği politika, yalnızca güvenlik kaygılarıyla değil, aynı zamanda insani sorumluluk perspektifiyle şekillenmiştir. Milyonlarca mülteciye kapı açılması, uluslararası literatürde “insani dış politika” örnekleri arasında gösterilmektedir. Bu durum, Türkiye’nin bölgesel krizlere yalnızca stratejik değil, aynı zamanda etik bir perspektifle yaklaştığını göstermektedir.</p>

<p>Benzer şekilde Türkiye’nin Filistin meselesinde izlediği tutum da bu yaklaşımın bir parçasıdır. Gazze başta olmak üzere Filistin’de yaşanan gelişmelere karşı Türkiye’nin uluslararası platformlarda sergilediği aktif tutum, İslam dünyasında dikkat çekmiş ve Türkiye’nin bu alandaki etkisini artırmıştır. Bu politika, yalnızca söylem düzeyinde kalmamış, diplomatik ve insani girişimlerle desteklenmiştir.</p>

<p>Türkiye’nin bir diğer önemli hamlesi ise farklı bölgesel aktörlerle aynı anda ilişki kurabilme kapasitesidir. Aynı dönemde Rusya, ABD, İran ve Körfez ülkeleriyle temas halinde olabilmek, Türkiye’ye benzersiz bir diplomatik hareket alanı sağlamıştır. Bu durum, Türkiye’nin krizlerde arabulucu rolü üstlenebilme potansiyelini artırmıştır.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’nin son dönemde geliştirdiği “normalleşme politikaları” da dikkat çekicidir. Özellikle Körfez ülkeleriyle ilişkilerin yeniden kurulması, bölgesel gerilimlerin azaltılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu tür adımlar, çatışma yerine diyalogu önceleyen bir yaklaşımın göstergesidir.</p>

<p>Ancak bu politikaların sürdürülebilir olabilmesi için, kurumsallaşma ve uzun vadeli stratejik planlama gerekmektedir. Çünkü kişisel liderlik üzerinden yürüyen politikalar, belirli bir süre sonra sınırlı kalabilir. Bu nedenle Türkiye’nin geliştirdiği bu yaklaşımın, kurumsal yapılarla desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türkiye’nin üstlenebileceği rol, yalnızca mevcut krizleri yönetmek değil; aynı zamanda yeni bir bölgesel düzenin inşasına katkı sunmaktır. Bu düzenin temelinde ise çatışma değil iş birliği, ayrışma değil bütünleşme yer almalıdır.</p>

<p>Bu bağlamda Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat bulunmaktadır. Eğer Türkiye, mevcut politikalarını daha sistematik ve kapsayıcı bir çerçeveye oturtabilirse, Ortadoğu’da yalnızca bir aktör değil, aynı zamanda kurucu bir güç haline gelebilir.</p>

<p><img alt="Türkiye Merkezli Bölgesel Strateji" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/turkiye-merkezli-bolgesel-strateji.webp" width="787" /></p>

<h3>Türkiye Merkezli Bölgesel Strateji</h3>

<p>Ortadoğu’daki mevcut kriz düzeni, yalnızca doğru analiz edilerek değil, aynı zamanda doğru araçlarla müdahale edilerek değiştirilebilir. Bu bağlamda Türkiye’nin önünde duran mesele, sadece neyin yanlış olduğunu tespit etmek değil, aynı zamanda neyin nasıl yapılacağını ortaya koyabilmektir. Çünkü bu coğrafyada çözüm, iyi niyetle değil, kurumsallaşmış stratejiyle mümkün olur.</p>

<p>Türkiye’nin geliştirmesi gereken ilk ve en temel yaklaşım, bölgeye yönelik politikasını “reaktif” olmaktan çıkarıp “kurucu” bir çerçeveye oturtmaktır. Bugüne kadar Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin önemli bir kısmına Türkiye çoğu zaman tepki vermiştir. Oysa kalıcı etki, olaylara müdahil olmaktan değil, olayların çerçevesini belirlemekten geçer. Bu nedenle Türkiye’nin dış politikası, krizlere cevap veren bir yapıdan çıkarak, krizlerin ortaya çıkmasını zorlaştıran bir sisteme dönüşmelidir.</p>

<p>Bu dönüşümün ilk ayağı, bölgesel diplomasi ağının yeniden yapılandırılmasıdır. Türkiye, aynı anda farklı güç merkezleriyle konuşabilen nadir ülkelerden biridir. İran ile Suudi Arabistan arasında süregelen gerilim, Ortadoğu’daki birçok çatışmanın ana eksenini oluşturmaktadır.</p>

<p>Türkiye bu iki aktör arasında taraf olmak yerine, sürekli temas ve diyalog kanallarını açık tutan bir “denge platformu” inşa etmelidir. Bu platform, yalnızca diplomatik görüşmelerden ibaret olmamalı, enerji, ticaret ve güvenlik alanlarını kapsayan çok katmanlı bir iş birliği zemini haline getirilmelidir.<br />
Bu noktada Türkiye’nin yapması gereken, klasik arabuluculuk rolünü aşarak, kurumsal bir bölgesel istişare mekanizması oluşturmaktır. Bu mekanizma, kriz anlarında devreye giren geçici bir yapı değil, sürekli çalışan, veri üreten ve çözüm önerileri geliştiren bir sistem olmalıdır. Böyle bir yapı,</p>

<p>Ortadoğu’daki iletişimsizliği azaltarak, krizlerin büyümesini engelleyebilir.</p>

<p>Stratejinin ikinci ayağı, ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesidir. Ortadoğu’daki en büyük sorunlardan biri, ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin zayıf olmasıdır. Ekonomik bağların zayıf olduğu bir coğrafyada, siyasi gerilimlerin çatışmaya dönüşmesi çok daha kolaydır. Oysa karşılıklı bağımlılık arttıkça, çatışma maliyeti de yükselir. Türkiye bu noktada, bölgesel ticaret ağlarının merkezine yerleşebilecek bir potansiyele sahiptir.</p>

<p>Enerji hatları, lojistik koridorlar ve ortak üretim projeleri üzerinden kurulacak bir ekonomik ağ, yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin tamamının istikrarını destekleyebilir. Özellikle Irak ve Suriye’nin yeniden inşa sürecinde Türkiye’nin aktif rol alması, bu ülkelerin ekonomik olarak ayağa kalkmasına katkı sağlayacağı gibi, Türkiye’nin bölgesel etkisini de artıracaktır.</p>

<p>Stratejinin üçüncü ayağı, güvenlik anlayışının yeniden tanımlanmasıdır. Türkiye’nin güvenlik politikası, yalnızca sınırları korumaya dayalı bir yaklaşım olmaktan çıkarılmalıdır. Çünkü Ortadoğu’da güvenlik, sınırların ötesinde başlar. Komşu ülkelerdeki istikrarsızlık, doğrudan Türkiye’nin güvenliğini etkiler. Bu nedenle Türkiye’nin güvenlik stratejisi, “önleyici ve dengeleyici” bir çerçeveye oturtulmalıdır.<br />
Bu yaklaşım, askeri müdahaleyi dışlamaz, ancak bunu tek araç olarak görmez. Diplomasi, istihbarat ve ekonomik araçlar, güvenlik politikasının ayrılmaz parçaları haline getirilmelidir. Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği çok boyutlu güvenlik anlayışı, bu yönde önemli bir başlangıç olarak değerlendirilebilir.<br />
Dördüncü ve en kritik ayağı ise toplumsal ve kültürel etkileşimdir. Ortadoğu’daki çatışmaların önemli bir kısmı, toplumlar arasındaki güvensizlikten beslenmektedir. Bu güvensizlik, yalnızca siyasi anlaşmalarla ortadan kaldırılamaz. Uzun vadeli bir çözüm için, toplumlar arasında yeniden bir bağ kurulması gerekmektedir.</p>

<p>Türkiye bu noktada eğitim, medya ve kültürel etkileşim alanlarında aktif bir politika izlemelidir. Ortak tarih bilincinin yeniden inşa edilmesi, farklı toplumlar arasında empati kurulmasını sağlayabilir. Bu durum, çatışma ihtimalini azaltan en önemli unsurlardan biridir.</p>

<p>Bu stratejinin başarısı ise doğrudan Türkiye’nin iç yapısına bağlıdır. Türkiye kendi içinde güçlü, dengeli ve kapsayıcı bir yapı kuramadığı sürece, dışarıda kurucu bir rol üstlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle iç politika ile dış politika arasında güçlü bir uyum sağlanmalıdır.</p>

<p>Dolayısıyla Türkiye’nin önünde iki seçenek bulunmaktadır, ya mevcut kriz düzenine uyum sağlayan bir aktör olmak ya da bu düzeni dönüştüren bir güç haline gelmek. İkinci seçenek daha zor olmakla birlikte, uzun vadede daha sürdürülebilir bir yoldur.</p>

<h3>Parçalanmış Coğrafyadan Kurucu Düzene</h3>

<p>Ortadoğu’da yaşananlar artık “kriz” olarak tanımlanamaz, bu, süreklileştirilmiş bir düzensizlik halidir. Bu coğrafyada savaş istisna değil, sistem haline gelmiştir. Devletler zayıflamakta, toplumlar parçalanmakta ve her yeni çatışma bir sonrakinin zeminini hazırlamaktadır. Bu düzen tesadüf değildir, zayıf devletler, parçalanmış toplumlar ve birbirine güvenmeyen halklar üretir. Çünkü parçalanmış bir coğrafya yönetilebilir bir coğrafyadır.</p>

<p>Birbirine düşman edilmiş toplumlar ortak bir gelecek kuramaz; ortak gelecek kuramayan toplumlar ise sürekli dış etkilerin belirlediği bir denklem içinde kalır.</p>

<p>Bugün İslam dünyasının en büyük sorunu güçsüzlük değildir, en büyük sorun parçalanmışlıktır. Bu parçalanmışlık mezhep üzerinden, etnik kimlikler üzerinden ve siyasi rekabet üzerinden sürekli yeniden üretilmektedir. Ve en kritik gerçek şudur, Bu ayrışmalar artık doğal değildir, siyasal hale gelmiştir. Sünni Şii ayrımı tarih boyunca vardı ama bu kadar yıkıcı değildi. Türk Arap, Kürt Fars farklılıkları vardı ama bu kadar keskin değildi. Bugün bu farklılıklar bir kimlik olmaktan çıkmış, bir cepheye dönüşmüştür. İşte bu noktada mesele yalnızca dış müdahale değildir, mesele, bu müdahaleyi mümkün kılan iç zayıflıktır. Çünkü hiçbir yapı içeriden çözülmeden dışarıdan yıkılamaz. Ortadoğu’nun bugün yaşadığı şey tam olarak budur, içeriden çözülmüş bir coğrafya.</p>

<p>Ve bu çözülmenin ortasında bir ülke vardır: Türkiye. <strong>Türkiye bu coğrafyanın sıradan bir parçası değildir, bu coğrafyanın hafızasıdır. </strong>Bu hafıza yalnızca geçmişin mirası değil, aynı zamanda geleceğin anahtarıdır. Çünkü bu coğrafyada daha önce bir düzen kuruldu ve o düzen farklılıkları yok ederek değil, onları yöneterek kuruldu. Bugün Ortadoğu’nun kaybettiği şey tam olarak budur, yönetme kabiliyeti.</p>

<p>Bugün Türkiye’nin önünde üç yol vardır: “Bu kaosa uyum sağlamak, bu kaosun içine çekilmek ya da bu kaosu dönüştürmek.”</p>

<p>İlk yol edilgenliktir, ikinci yol yıpranmadır, üçüncü yol ise sorumluluktur. Ve gerçek şu ki Türkiye üçüncü yolu seçmek zorundadır. Son yıllarda izlenen politikalar, bu üçüncü yolun mümkün olduğunu göstermiştir. Suriye krizinde ortaya konan insani yaklaşım milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkilemiş, Türkiye’yi sadece bir güvenlik aktörü değil aynı zamanda insani bir merkez haline getirmiştir. Filistin meselesinde sergilenen tavır, uluslararası sistemde çoğu zaman duyulmayan bir sesi görünür kılmıştır. Farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki kurabilme kapasitesi ise Türkiye’ye benzersiz bir diplomatik esneklik sağlamıştır.</p>

<p>Bu politikalar kusursuz değildir, ancak önemli bir gerçeği ortaya koymuştur: “Türkiye isterse yalnızca gelişmeleri takip eden değil, yön veren bir aktör olabilir.”</p>

<p>Ancak burada kritik bir eşik vardır. Bu politikalar geçici refleksler olarak kalırsa etkisi sınırlı olur, fakat kurumsallaşmış bir stratejiye dönüşürse yeni bir bölgesel düzenin temeli haline gelebilir. Türkiye’nin asıl sınavı tam olarak budur. Mezhep çatışmalarının dışında kalmak yeterli değildir, bu çatışmaları anlamsız hale getirecek bir zemin kurmak gerekir. Etnik gerilimleri bastırmak yeterli değildir, bu gerilimleri doğurmayacak bir sistem inşa etmek gerekir. Sınırları korumak yeterli değildir, sınırların ötesindeki istikrarsızlığı azaltmak gerekir. Çünkü Ortadoğu’da güvenlik sınırda başlamaz, sınırın ötesinde başlar.</p>

<p>Türkiye’nin en büyük gücü askeri kapasitesi değil, denge kurabilme kabiliyetidir. Bu kabiliyet doğru kullanıldığında farklı güç merkezleri arasında yeni bir temas zemini oluşturabilir, yanlış kullanıldığında ise Türkiye’yi çatışmanın bir parçası haline getirebilir. Bu nedenle Türkiye için en büyük risk, kendi gücünü başkalarının kurduğu denklemin içinde kullanmaktır. Bu tuzağa düşüldüğünde politika reaksiyona dönüşür, strateji kaybolur ve yön tayini dışarıdan yapılır. Bu nedenle Türkiye’nin önünde tek bir gerçek seçenek vardır: “kendi denklemini kurmak.”</p>

<p>Bu denklem, çatışma yerine dengeyi, ayrışma yerine teması, kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli düzeni esas almalıdır. Eğer bu başarılabilirse Ortadoğu’da ilk kez farklı bir süreç başlayacaktır. Devletler birbirini tüketmek yerine birbirine ihtiyaç duymaya başlayacak, toplumlar birbirinden korkmak yerine birbirini anlamaya yönelecek ve bu coğrafya yeniden kendi merkezini bulacaktır.</p>

<p>Sonuç olarak mesele güç değildir, mesele gücün nasıl ve ne adına kullanıldığıdır. Güç parçalamak için kullanıldığında herkes kaybeder, denge kurmak için kullanıldığında ise yeni bir tarih başlar. Türkiye bugün tam bu eşiktedir: ya bu dağılmanın bir parçası olacak ya da bu dağılmayı durduracak. Artık taraf olmak yeterli değildir, kurucu olmak gerekmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ortadoguda-parcalanma-stratejileri-siyonist-jeopolitik-ummetin-yeniden-insasi-ve-turkiyenin-rolu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/metin-kulunk-2.jpg" type="image/jpeg" length="10524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sakarya merkezli 'yasa dışı bahis' operasyonunda 53 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/sakarya-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-53-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/sakarya-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-53-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya merkezli 13 ilde düzenlenen 'yasa dışı bahis' operasyonunda gözaltına alınan 71 şüpheliden 53'ü tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 'Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet' suçuna yönelik çalışma yürütüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda yasa dışı bahis sitelerinde kullanılmak üzere başka kişilere ait banka hesapları toplayan, kendisine ait banka hesap bilgilerini para karşılığında veren ve yasa dışı para trafiği içerisinde olduğu tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik Sakarya merkezli Düzce, İstanbul, Bursa, Antalya, Afyonkarahisar, Ordu, Adana, Trabzon, Aydın, Denizli, İzmir, Yalova'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Operasyonda 71 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Şüphelilerin ev ve iş yerlerindeki aramalarda, suçta kullanıldığı tespit edilen bankamatik kartları, GSM hatları ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.</p>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 53'ü tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sakarya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/sakarya-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-53-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/11/bahis-parasi.jpg" type="image/jpeg" length="28109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dijital platformlardaki şiddet içerikleri için 'normalleşme' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dijital-platformlardaki-siddet-icerikleri-icin-normallesme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dijital-platformlardaki-siddet-icerikleri-icin-normallesme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyenler, dijital platformlarda şiddet içeren içeriklerin zamanla normalleşebileceği ve bu durumun toplumsal riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa'daki lisede ve Kahramanmaraş'taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırılar, sosyal medya platformları ve şiddet içerikli sanal oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini bir kez daha tartışmaya açtı.</p>

<p>AA muhabiri, uzmanlara, yaşanan bu olayların sosyolojik açıdan etkilerini ve dijitalleşmenin toplumsal yansımalarını sordu.</p>

<p>Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, ABD ve Kanada gibi ülkelerde sıkça görülen okul saldırılarının Türkiye'de de ortaya çıkmaya başlamasının ilk bakışta bu olgunun küreselleştiği izlenimini verebileceğini ancak Türkiye'deki vakaların henüz çok sınırlı sayıda olması nedeniyle böyle bir genelleme yapmanın erken olduğunu, bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Buna rağmen, son dönemde bu tür olaylarda bir artış eğilimi gözlenmesinin dikkati çekici olduğunu söyleyen Sunar, 'Bu durumun nedenlerini anlamak için meseleyi tek bir boyuta indirgemeden, bireysel psikoloji, toplumsal değişim, dijital kültür, şiddetin temsili, eğitim ortamları ve gençlerin karşı karşıya kaldığı baskılar gibi farklı düzlemlerde ele alan çok boyutlu ve disiplinler arası çalışmalara ihtiyaç vardır. Ancak ne tür bir çalışma yapılırsa yapılsın okulun yaşayan bir örgütlü sosyal yapı olduğu unutulmamalıdır. Yani her duruma uyan ve genel geçer çözümler yerine aynı anda uygulanacak çok boyutlu tedbirlere ihtiyaç bulunmaktadır.' dedi.</p>

<p>Sunar, bu saldırıları gerçekleştiren gençlerde sıkça vurgulanan 'toplumsal yalnızlık' olgusunu anlamak için sosyalleşme sürecine bakmak gerektiğini, özellikle ilk gençlik döneminin, bireyin kimliğini inşa ettiği ve çocuklukta daha kolay benimsediği toplumsal kuralları sorgulamaya başladığı kritik bir evre olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu süreçte otoriteyle ilişkilerin gerilimli hale gelebildiğini, akran ilişkilerinde kabul görme ihtiyacı artarken, dışlanma ve zorbalık deneyimlerinin de yoğunlaşabildiğini kaydeden Sunar, şunları söyledi:</p>

<p>'Daha dışa dönük bireyler bu çatışmaları görece daha sağlıklı yönetebilirken, içe dönük ya da kırılgan yapıya sahip gençler baskı ve çatışma karşısında daha zorlanabilmekte, kendilerini dışlanmış ve yalnız hissedebilmektedir. Buna dijital ortamlardaki karşılaştırma kültürü, görünürlük baskısı ve çevrim içi zorbalık da eklendiğinde, yalnızlık duygusu derinleşebilmektedir. Bu birikim zamanla öfke, yabancılaşma ve değersizlik hissine dönüşerek, bazı durumlarda bireyin kendini kanıtlama ya da 'görünür olma' arzusuyla uç davranışlara yönelmesine zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle meseleyi yalnızca bireysel özelliklerle değil, aile, okul, akran grupları ve dijital çevreyi birlikte ele alan bütüncül bir çerçevede değerlendirmek gerekir.'</p>

<p>Dijital kültürün artık hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yeni nesillerin 'dijital yerli' olarak bu mecralarda varlık göstermesini başlı başına bir sapma olarak görmenin doğru olmadığını, nitekim benzer tartışmaların geçmişte televizyon için de yapıldığını anımsatan Sunar, bugün dikkati çeken hususun, gençlerin giderek daha fazla ev içi ve çevrim içi ortamlara sıkışması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sunar, okullarda, mahallelerde ve kamusal alanlarda yüz yüze güvenli sosyalleşme imkanlarının sınırlı olmasının, gençleri alternatif sosyalleşme alanları olarak kapalı mesajlaşma gruplarına yöneltebildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>'Discord, Telegram gibi platformlarda kurulan bu yarı kapalı dünyalar, çoğu zaman yetişkin denetiminden uzak, filtrelenmemiş ve küresel ölçekte dolaşıma giren içeriklerle şekillenmektedir. Bu ortamlarda benzer düşüncelere sahip bireylerin birbirini beslediği yankı odaları oluşabilmekte, şiddet içeren içerikler normalleşebilir, hatta belirli anlatılar içinde 'güç', 'intikam' ya da 'kahramanlık' gibi anlamlarla yeniden sunulabilmektedir. Gerçek hayattaki sosyal ilişkilerle dengelenmeyen bu dijital sosyalleşme biçimleri, zamanla bir tür gerçeklik kaymasına yol açarak empatiyi zayıflatmakta ve bireyin eylemlerinin sonuçlarını sağlıklı biçimde değerlendirmesini zorlaştırmaktadır. Bunun bir ucu şiddetin meşrulaştırılmasına kadar varabilirken, diğer ucu ise aşırı pasif, içe kapanık ve toplumsal bağları zayıf bir gençlik profilinin ortaya çıkmasına işaret etmektedir.'</p>

<p>Bu tür saldırıların artmasının, başkalarının da benzer eylemleri planlama ihtimalini yükselttiğine ve bir tür zincirleme etki riskini beraberinde getirdiğine işaret eden Sunar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ancak burada söz konusu olan yalnızca basit bir taklitçilik değildir, asıl mesele, bu eylemlerin arkasındaki motivasyonun toplumsal ve medyatik tepkilerle güçlenmesidir. Özellikle büyük infial yaratan olaylarda, medya kanallarının ayrıntılı, dramatize edilmiş ve sürekli tekrar eden yayınları, faillerin kimliklerinin, sembollerinin ve eylem biçimlerinin görünür hale gelmesi, bu tür eylemleri gerçekleştirmeyi düşünen bireyler açısından bir tanınma, etki yaratma ve mesajını duyurma aracı olarak algılanabilmektedir. Bu da şiddetin, belirli çevrelerde anlamlandırılan ve hatta ödüllendirilen bir eylem biçimine dönüşme riskini artırır. Bu döngüyü kırabilmek için, öncelikle sorumlu bir medya dili geliştirilmesi, fail odaklı kahramanlaştırıcı anlatıdan kaçınılması önemlidir. Bunun yanı sıra, erken uyarı ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, gençlerin aidiyet ve değer görme ihtiyaçlarını sağlıklı kanallar üzerinden karşılayabilecekleri sosyal ortamların oluşturulması ve şiddeti meşrulaştıran dijital alt kültürlerle daha bilinçli bir mücadele yürütülmesi gerekmektedir.'</p>

<p>Sadece güvenlik önlemleriyle bu tür olayların önüne geçmenin mümkün olmadığına işaret eden Sunar, bu nedenle asıl ihtiyacın, okulun sosyal düzenini yeniden ve bütüncül bir yaklaşımla ele almak olduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>'Değerler sisteminin tahribatıyla bir küresel erozyon oldu'</strong></h3>

<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın ise 'Dünyanın Amerikanlaşması' denilen, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra başlayan ve devam eden bir sürecin var olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu sürecin, batı medeniyetinin üzerine oturduğu değerlerin bile bütünüyle çözüldüğü başka bir bağlam ürettiğine işaret eden Akın, sürecin daha hedonist, haz peşinde olduğunu ifade etti.</p>

<p>Akın, 'kültür endüstrisi' denilen, yani kültürün doğrudan endüstriyel hale getirildiğini, insanın da bunun bir tüketicisi konumuna indirgendiğini, değer alanının tamamen nihilist, sabit değerlerin artık inkar edildiğini, değerler sisteminin tahribatıyla ilgili bir küresel erozyonun olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yalnızlaşmanın en büyük problemlerden birisi olduğunu ifade eden Akın, kitle iletişiminden, bu dijitalleşme ve sosyal medyanın daha yaygınlaştığı bağlama geçildiğinde yalnızlaşmanın dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Söz konusu mecraların sanki yalnız değilmiş gibi bir his oluşturduğunu ancak insanların orada sadece izleyici konumuna getirildiğini kaydeden Akın, insanın insanla teması olması gerektiğini, bunun ailede başlayıp sürdüğünü, akran grupları, arkadaş çevreleri ve iş arkadaşlıklarıyla devam ettiğini ama bu mecraların insanı temastan kopardığını ifade etti.</p>

<p>Bu durumların kendini gerçekleştirme, kendisinin var olduğunu ispat etme ve bir karşılık bulmaya sebep olabileceğine işaret eden Akın, 'Bunların en baştan itibaren ailede tatmin edilmesi gerekiyor ama ailedeki tatmin sağlanmadığında, okulda böyle bir tatmin sağlanmadığında, tam da o reel hayatın işleyişinin içerisinde bu tür tatminlere başka krizlere ya da başka yerlere yönlenebiliyor insanlar. Bunun en yoğun çocuklarda ve gençlerde olmasını bekleriz.' dedi.</p>

<h3><strong>'Medyaya iş düşüyor'</strong></h3>

<p>Akın, ailelere düşen görevlerle ilgili, şunları söyledi:</p>

<p>'Bütün bu tehlikelerin varlığı, aileler istese de bazen önüne geçemeyecekleri süreçler üretebilir. Ailenin sahiplenmesi, süreçleri takip etmesi, ailenin kendi değer alanını, başka değerleri hayata aktarma, ahlaki bir varoluş anlamındaki hassasiyeti son derece önemli. Bir diğeri de bu tür mecralara kısıtlamaların olması. Onun da ailede başlaması gerekir. Aile, çoluk çocuğunun ne yaptığının bilgisine çok da varamıyor. Yani bütün bu mecraların kullanımında anne babalarına ya da büyüklerine göre çocuklar çok daha ustalar. Gizli bir tarafı da var bunun, nereden nasıl yapıldığını sürekli olarak takip edebilmek mümkün değil. Dolayısıyla burada riskler var ama elbette ki aileye düşen büyük görevler de var. Bir çözüm olacaksa da aileden kaynaklanacak.'</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırıların iki münferit olay gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Akın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>

<p>'Böyle bir riskin olduğunu kabul etmek zorundayız. Çünkü bu kaynaklara erişim oldukça, o küresel anlamdaki değer alanının tahribatı, var olan o nihilist ve hedonist süreçler devam ettiği müddetçe biz bu tür şeylerle çokça da karşılaşabiliriz. Sadece o mecralardan da değil, birisi bunu bir ideoloji adına ya da bir mezhepçi bir yorum adına da yapabilir. Yani bu insanın kendisini bir birey olarak gerçekleştirememesiyle de alakalı. Bu riskler her zaman var. Özellikle burada da medyaya iş düşüyor. Fakat Türkiye'deki haberler izlenebilecek durumda değil. Hiçbir Avrupa ülkesinde bu kadar insanların gözüne şiddet sokulup durmuyor haberlerde. Ne görürseniz ne duyarsanız o sizin için normalleşir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dijital-platformlardaki-siddet-icerikleri-icin-normallesme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/sosyal-medya-4.jpg" type="image/jpeg" length="11837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz krizi fosil yakıt temelli enerji sistemlerinin kırılganlığını ortaya çıkardı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/hurmuz-krizi-fosil-yakit-temelli-enerji-sistemlerinin-kirilganligini-ortaya-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/hurmuz-krizi-fosil-yakit-temelli-enerji-sistemlerinin-kirilganligini-ortaya-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın, fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin enerji güvenliğini sağlamada yetersiz kaldığını ortaya koyduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>La Camera, Anadolu Ajansının (AA) 'Global İletişim Ortağı' olduğu Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında AA muhabirine, küresel enerji sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin yalnızca bir enerji krizi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten La Camera, bunun aynı zamanda merkezi ve fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin yapısal bir krizi olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IRENA Genel Direktörü La Camera, 'Bu aslında merkezi yapıya sahip, fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin derin bir krizidir. Yaşanan gelişmeler açıkça gösteriyor ki fosil yakıtlara dayalı bir enerji sistemi enerji güvenliğini sağlayamaz.' diye konuştu.</p>

<p>Son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışa dikkati çeken La Camera, yeni kurulan elektrik üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 90-92'sinin yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu aktardı.</p>

<p>Francesco La Camera, mevcut tablonun enerji dönüşümünü hızlandırdığını vurgulayarak 'Bu durum, içinde bulunduğumuz tabloyu tamamen değiştiriyor. Orta Doğu ile başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan enerji krizi ve enerji güvenliğinin yenilenebilir kaynaklar yoluyla sağlanabileceğini bir kez daha ortaya koyduğunu düşünüyorum. Çözüm ise merkezi olmayan (dağıtık) enerji sistemlerine ve yenilenebilir enerjiye daha fazla yatırım yapılması.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>IRENA'dan bölgesel işbirliği vurgusu</strong></h3>

<p>La Camera, IRENA'nın yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması amacıyla farklı coğrafyalarda çalışmalar yürüttüğünü belirtti.</p>

<p>Afrika'da yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılmasına yönelik ortaklık başlattıklarını ifade eden La Camera, Orta Asya'da da yatırımları artırmaya yönelik girişimlerin sürdüğünü söyledi.</p>

<p>IRENA Genel Direktörü La Camera bu kapsamda Azerbaycan'ın desteğiyle Bakü'de bir yatırım forumu düzenleneceğini aktararak ülkelerle işbirliğinin bölgesel girişimler ve yerel ortaklıklar üzerinden yürütüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Enerji dönüşümü finansman platformu aracılığıyla yatırım süreçlerinin kolaylaştırıldığını belirten La Camera, platformda 14 çok taraflı finans kuruluşunun yer aldığını kaydetti.</p>

<h3><strong>'COP31'in tam anlamıyla başarılı bir zirve olması için çalışıyoruz'</strong></h3>

<p>Francesco La Camera, kasımda Antalya'da yapılacak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) yönelik hazırlıkların devam ettiğini ve rapor üzerinde çalışıldığını anlattı.</p>

<p>Yenilenebilir enerjinin artırılması ve enerji verimliliğinin iki katına çıkarılmasının izlenmesine ilişkin raporun, eylülde New York'taki BM Genel Kurulu açılışı sırasında Türkiye'nin New York Başkonsolosluğu'nda sunacaklarını ifade eden La Camera, şöyle devam etti:</p>

<p>'Ayrıca, Brezilya'nın COP başkanlığının girişimi kapsamında, fosil yakıtlardan çıkışa yönelik bir yol haritası için analitik çalışmalar yürütüyoruz. Bu konu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yaptığımız görüşmede de ele alındı. COP31 kapsamında elektrifikasyon hedeflerinin belirlenmesi de gündemde. Bu hedefler, ister eylem gündeminde ister müzakere sürecinde yer alabilir. Şunu memnuniyetle söyleyebilirim ki Türkiye ile iş birliğimiz son derece güçlü ve karşılıklı saygıya dayalı şekilde ilerliyor. Aynı zamanda Avustralya ile de diyalog başlatıyoruz. Amacımız COP31'in tam anlamıyla başarılı bir zirve olması.'</p>

<p>IRENA Genel Direktörü La Camera, Antalya Diplomasi Forumu'na ilişkin değerlendirmesinde Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde düzenlenmesine rağmen zamanlamasının son derece etkili olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p>

<p>'Diplomasiye, insanlığın ortak geleceğini inşa etmenin merkezinde yer verilmesi vizyoner bir yaklaşım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasını özellikle etkileyici buldum. Program oldukça zengin ve üst düzey katılım dikkat çekici. Bu forumun, ortak geleceği şekillendirmek için diplomasiyi güçlendiren önemli bir platform haline geldiğini düşünüyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/hurmuz-krizi-fosil-yakit-temelli-enerji-sistemlerinin-kirilganligini-ortaya-cikardi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/hurmuz-bogazi-arap-denizi-gemi-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="78502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna'ya ait 258 İHA'yı bölgelerimiz üzerinde etkisiz hale getirdik]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/rusya-ukraynaya-ait-258-ihayi-bolgelerimiz-uzerinde-etkisiz-hale-getirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rusya-ukraynaya-ait-258-ihayi-bolgelerimiz-uzerinde-etkisiz-hale-getirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya ait 258 insansız hava aracının (İHA) Rus bölgeleri üzerinde etkisiz hale getirildiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ukrayna ordusunun, Rus topraklarına İHA saldırıları düzenlediği belirtildi.</p>

<p>Yerel saatle dün 20.00'den bugün 08.00'e kadar 258 İHA'nın hava savunma sistemlerince vurulduğu kaydedilen açıklamada, İHA'ların çeşitli bölgeler ile Azak Denizi ve Karadeniz üzerinde düşürüldüğü ifade edildi.</p>

<h3><strong>Leningrad bölgesinde 27 İHA vuruldu</strong></h3>

<p>Rusya'nın Leningrad Bölge Valisi Aleksandr Drozdenko, ülkesinde geliştirilen ulusal mesajlaşma uygulaması MAX hesabından yaptığı paylaşımda, bölgede 27 İHA'nın yok edildiğini belirtti.</p>

<p>İHA saldırısı sonucu bölgedeki Vısotsk limanında yangın çıktığını ve söndürüldüğünü kaydeden Drozdenko, can kaybı ve yaralıların olmadığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samara Bölge Valisi Vyaçeslav Fedorişçev de MAX üzerinden yaptığı açıklamada, İHA'ların Novokuybışevsk ve Sızran kentindeki sanayi işletmelerine isabet ettiğini belirtti.</p>

<p>Olay yerinde ilgili servis ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Fedorişçev, ilk belirlemelere göre olayda can kaybının olmadığını ifade etti.</p>

<p>Krasnodar bölgesinin operasyonel merkezinden yapılan açıklamada ise Tihoretsk şehrindeki petrol rafinerisinde ve Tuapse kentindeki limanda yangın çıktığını bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/rusya-ukraynaya-ait-258-ihayi-bolgelerimiz-uzerinde-etkisiz-hale-getirdik</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/01/rusya-6.jpg" type="image/jpeg" length="91881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursaspor taraftarından şampiyonluk maçına 40 bin kartonluk koreografi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bursaspor-taraftarindan-sampiyonluk-macina-40-bin-kartonluk-koreografi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bursaspor-taraftarindan-sampiyonluk-macina-40-bin-kartonluk-koreografi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursaspor taraftarı, Nesine 2. Lig Kırmızı Grup'ta yarın Somaspor ile sahalarında oynayacakları ve puan almaları halinde şampiyon olacakları kritik maçta 40 bin kartonla stadın büyük bir bölümünü kapsayacak koreografi sergileyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursaspor, 33. hafta karşılaşmasında yarın saat 15.00'te Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadı'nda Somaspor'u ağırlayacak.</p>

<p>Bursa temsilcisi, bu maçtan 1 puanla ayrılması halinde Kuzeyboru 68 Aksaray Belediyespor-Aliağa Futbol karşılaşmasının sonucuna bakılmaksızın şampiyonluğunu ilan edecek ve Trendyol 1. Lig'e yükselecek.</p>

<p>Teksas Taraftar Grubu, bu maç için farklı renklerden oluşan 40 bin kartonla koreografi hazırladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günler öncesinden planlanan bu çalışmayla Bursaspor taraftarı, statta adeta görsel şov yapacak.</p>

<p>Hareketli kurguyla seyircilerin yapacağı sürpriz koreografiyi ise taraftar ilk kez o an görecek ve coşkuya ortak olacak.</p>

<h3><strong>'Maça gelenlere çok güzel bir anı yaşatacağız'</strong></h3>

<p>Teksas Taraftar Grubu liderlerinden Sedat Yıldız, AA muhabirine, zor günleri geride bıraktıklarını ve tüm camianın birbirine kenetlendiğini dile getirdi.</p>

<p>Yıldız, Somaspor maçı için şampiyonluğa yakışır bir koreografi hazırladıklarını ifade etti.</p>

<p>Farklı tekniklerle bu koreografiyi ilk kez deneyeceklerini anlatan Yıldız, şunları kaydetti:</p>

<p>'Üç tribünde koreografi yapacağız. Bazı bloklarda da kartonlar çift taraflı olacak. Hareketli bir çalışma planlıyoruz. Güzel olacak. Maça gelen taraftarımız da talimatları daha iyi anlayıp ona göre hareket ederse daha iyi bir koreografi ortaya çıkartırız. Türkiye'de hiçbir takımın başaramadığı bir koreografiyi yansıtacağız. Eğer bunu başarabilirsek Türkiye, belki de Avrupa bizi konuşacak. Öyle bir koreografi hazırlıyoruz. Maça gelenlere çok güzel bir anı yaşatacağız. Bursaspor'un büyüklüğünü burada gösterip bir üst lige sağlam adımlarla gideceğiz.'</p>

<h3><strong>'Yaklaşık 1500 kişi günlerdir burada emek veriyor'</strong></h3>

<p>Teksas Taraftar Grubu Medya Sorumlusu ve koreografinin tasarımcısı Batuhan Uzan da yıllardır Bursaspor için tribünde mücadele verdiğini söyledi.</p>

<p>Bir dönem Bursaspor'un Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ettiğini anımsatan Uzan, 'Biz aslında alt liglerin takımı hiç olmadık. Geldiğimiz süreçte alt liglere düştük ama buradan çok sağlam bir şekilde kalkmasını bildik.' dedi.</p>

<p>Uzan, geçen sezon da dikkati çeken bir koreografi yaptıklarını hatırlatarak, şöyle konuştu:</p>

<p>'Nesine 2. Lig'e veda ederken bir koreografi çalışmamız olacak. Bu koreografi çalışmamız bizlerin bu lige bıraktığı güzel bir hatıra mesajı. Üç tribünden oluşan bir koreografi çalışmamız var. Sürprizlerle dolu olan bir koreografi çalışmamız var. Burada günlerdir verdiğimiz emeğin sonucunu almak istediğimiz bir maç olacak. Oluşturacağımız koreografi de Türkiye'ye Bursaspor'un büyüklüğünün değişmez olduğu mesajını verdiğimiz bir çalışma olacak. 35 bin koltuğa birer tane karton bırakıyorsunuz ve ortaya çıkan bir mesaj Türkiye'ye, belki de dünyaya bir mesaj oluyor. Yaklaşık 1500 kişi günlerdir burada emek veriyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bursaspor-taraftarindan-sampiyonluk-macina-40-bin-kartonluk-koreografi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/bursaspor.jpg" type="image/jpeg" length="13093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe Kulübü Olağan Yüksek Divan Kurulu toplantısı başladı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/fenerbahce-kulubu-olagan-yuksek-divan-kurulu-toplantisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/fenerbahce-kulubu-olagan-yuksek-divan-kurulu-toplantisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Kulübü Olağan Yüksek Divan Kurulu toplantısı başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kalamış'ta bulunan Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'ndeki toplantıya, kulüp başkanı Sadettin Saran, eski başkan Aziz Yıldırım, eski divan başkanı Vefa Küçük, yönetim kurulu ve yüksek divan kurulu üyeleri katıldı.</p>

<p>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından toplantının açılış konuşmasını yapan Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, 'birlik ve beraberlik' mesajı verdi.</p>

<p>Çaykur Rizespor karşısında yaşanan puan kaybının üzüntüsünü yaşadıklarını belirten Mosturoğlu, 'Dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın aldığı beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış, adeta tek yürek olmuştuk. Dün statta taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil, inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraftarın öfkesinin doğal olduğunu aktaran Mosturoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek ya da olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır.'</p>

<p>Konuşmaların ardından Yüksek Divan Kurulu Üyeliğinde 40, 50, 60 ve 80. yılını dolduran üyelere plaketlerini Başkan Sadettin Saran takdim etti.</p>

<p>Saran, 80. yılını dolduran ve plaketini alırken duygulanan Turan Demirel'in gözyaşlarını sildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/fenerbahce-kulubu-olagan-yuksek-divan-kurulu-toplantisi-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/09/fenerbahce-26.jpg" type="image/jpeg" length="54744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan, 5 Mayıs'ta Meclis'te sunum yapacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-5-mayista-mecliste-sunum-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-5-mayista-mecliste-sunum-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 5 Mayıs'ta sunum yapacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında 5 Mayıs'ta toplanacak Komisyonda, Karahan'ın milletvekillerine sunum yapması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karahan'ın, toplantıda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde kapsamlı bir sunum gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>TCMB'nin faiz kararları ile enflasyonla mücadeleye ilişkin gelişmelerin, toplantının öne çıkan başlıklarını oluşturacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'na göre, Başkan'ın, Banka faaliyetleri ve para politikası uygulamaları hakkında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahan-5-mayista-mecliste-sunum-yapacak</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/tcmb-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="44225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kızılırmak Deltası'ndaki kuş hareketliliği fotokapanlarla gözlem altına alındı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kizilirmak-deltasindaki-kus-hareketliligi-fotokapanlarla-gozlem-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kizilirmak-deltasindaki-kus-hareketliligi-fotokapanlarla-gozlem-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti'nde yürütülen 'Islak Çayırların Restorasyonu Projesi' kapsamında 17 hektarlık alanda keskin uçlu sazların temizlenmesinin ardından bölge, yerleştirilen fotokapanlarla göçmen kuşlar ve canlı hareketliliği bakımından gözlenmeye başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransız Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen ve farklı ülkelerde devam eden 'Akdeniz Sulak Alanların Korunması ve Restorasyonu Projesi' kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ornitoloji Araştırma Merkezince yürütülen 'Kızılırmak Deltası Islak Çayırların Restorasyonu Projesi' ile yaklaşık 56 bin hektar alana sahip Kızılırmak Deltası'nda 17 hektarlık alan, keskin uçlu sazlardan temizlendi.</p>

<p>Kız kuşları başta olmak üzere, su kuşlarının üremesine uygun ortam sağlanması amacıyla sazların temizlenmesinin ardından bölgeye, göçmen kuşlar ve yaban hayvanlarının hareketliğinin gözlenmesi için fotokapanlar yerleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Proje 2 yıl sürecek</strong></h3>

<p>Biyoçeşitlilik uzmanı Nizamettin Yavuz, AA muhabirine, Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti'nde 17 hektarın keskin uçlu sazlardan temizlenmesiyle alanda gözlem çalışması yapmaya başladıklarını söyledi.</p>

<p>Restorasyon öncesi ve sonrasını fotokapanlarla ortaya çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yavuz, 'Alandaki tavşan, domuz, tilki gibi yabani hayvan sayısını ve alanı ne kadar kullandığını tespit etmek için fotokapanları yerleştirdik. Alanda 4 fotokapan bulunuyor. Gece gündüz yani 24 saat görüntü alıyoruz. Fotokapan görüntüleri sonucunda alandaki hareketliliği değerlendirmeye alacağız.' dedi.</p>

<p>Yavuz, 17 hektarlık alanın temizlenmesiyle alanda hareketlilik yaşanmaya başladığını vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<p>'Fotokapanlarla kerkenez, karga, leş kargası, ibik, balıkçıl kuşları, turnalar, çeşitli ördekler görüntülendi. Onun dışında bazı memeli hayvanlar fotokapanlara yansıdı. Çakal, domuz, tavşan, kirpik, porsuk şu ana kadar sahada tespit ettiğimiz canlılar. Yaklaşık 2 yıl projemiz devam edecek. Proje boyunca burada izleme yapmayı sürdüreceğiz. Kızılırmak Deltası'nın bütün sahası için konuşmak doğru olmaz ama bu restorasyon sahası için kesin sonuçlar söyleyebileceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Samsun</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kizilirmak-deltasindaki-kus-hareketliligi-fotokapanlarla-gozlem-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/agency/aa/kizilirmak-deltasindaki-kus-hareketliligi-fotokapanlarla-gozlem-altina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="24014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla yılın ilk çeyreğinde 71 bin turisti ağırladı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/mugla-yilin-ilk-ceyreginde-71-bin-turisti-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/mugla-yilin-ilk-ceyreginde-71-bin-turisti-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önde gelen turizm destinasyonlarından biri olan Muğla, 2026 yılının ilk üç ayında 71 binden fazla turisti misafir ederek sezona hareketli bir başlangıç yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğal güzellikleri, 350 bin yatak kapasiteli konaklama tesisleri ve antik kentleriyle dikkati çeken kent, 1 Ocak-31 Mart döneminde yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, yılın ilk çeyreğinde 71 bin 757 turist geldi ve bunların 24 bin 831'ini İngilizler oluşturdu.</p>

<h3><strong>Ülke çeşitliliği artıyor</strong></h3>

<p>İngiltere'yi 4 bin 792 kişiyle Almanya takip ederken İrlanda 3 bin 102, Fransa 2 bin 30 ve İsveç 1381 turist ile listenin üst sıralarında yer aldı.</p>

<p>'Diğer ülkeler' kategorisinden gelen 35 bin 621 kişilik turist grubu ise Muğla'nın küresel ölçekte artan bilinirliğini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>'İngiltere ana pazarımız, diğer pazarlarda görünürlük artmalı'</strong></h3>

<p>Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Cengiz Aygün, AA muhabirine, ilk çeyrek verilerinin İngiltere pazarındaki hakimiyeti tescillediğini söyledi.</p>

<p>Yılın ilk üç ayı turist verilerinde İngiltere'nin yerinin doldurulamayacak kadar açık ara önde olduğuna dikkati çeken Aygün, 'Muğla'ya gelen 71 bin 757 turistin 24 bin 831'i İngiltere'den. Bu tablo, İngiltere pazarının bizim için hala en güçlü ve en önemli pazar konumunda olduğunu çok net anlatıyor.' dedi.</p>

<p>Muğla'nın tek bir ülkeye bağlı kalmadan farklı coğrafyalardan ilgi gördüğünü vurgulayan Aygün, 'İngiltere'deki gücümüzü korurken diğer Avrupa ülkeleri ve farklı pazarlarda da daha fazla görünür olmamız gerekiyor. Doğru tanıtımla bu rakamların çok daha yukarı çıkacağına inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aygün, bölgede ikinci pazarın Rusya ve Polonya olduğuna dikkati çekerek 'Buralarda da savaş etkisi altındayız. Haziran itibarıyla barış süreçleri uzarsa turizmin normal günlere döneceğini umuyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Marmaris Ticaret Odası (MTO) Başkanı Mutlu Ayhan ise İngiltere pazarının ne kadar önemli olduğunu turizm verilerinin gözler önüne serdiğini söyledi.</p>

<p>Ayhan, haziran itibarıyla bölgedeki barış süreçlerinin olumlu seyretmesi durumunda turizmin normal seyrine döneceğini umduklarını ifade etti.</p>

<p>Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin de sektörün hassasiyetine vurgu yaparak 'Yıllardır ana pazarımız İngiltere ve sadık bir turist kitlemiz var. Ancak turizm krizlerden çok çabuk etkileniyor. Savaş nedeniyle rezervasyonlar şu an ağır ilerliyor. Beklenen turist sayılarına ulaşmak için kalıcı barışın tesis edilmesi kritik önem taşıyor.' dedi.​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat, Muğla</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/mugla-yilin-ilk-ceyreginde-71-bin-turisti-agirladi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/04/turist.jpg" type="image/jpeg" length="79902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Darende'de depremde hasar gören tarihi camiler restore ediliyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/darendede-depremde-hasar-goren-tarihi-camiler-restore-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/darendede-depremde-hasar-goren-tarihi-camiler-restore-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'nın Darende ilçesinde, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören tarihi camilerin ihyası için restorasyon ve güçlendirme çalışmaları başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ilçede, 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilen ve kültürel miras niteliği taşıyan Osmanlı dönemi camilerinin aslına uygun şekilde restore edilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çerçevede, ilçenin tarihi mahallelerinden Hacılar'da bulunan Sırakoz Camisi, Hacıderviş Camisi ve Heyiketeği Hacı Mehmet Camisi'nde iskeleler kurularak onarım süreci başlatıldı.</p>

<p>Restorasyon çalışmalarında, yapıların tarihi dokusunun korunması amacıyla geleneksel mimari tekniklerle modern mühendislik çözümleri birlikte uygulanıyor.</p>

<p>Taş ve kerpiç malzemelerin aslına uygun biçimde kullanıldığı yapılarda, depreme dayanıklılığı artırmak için çelik ve beton destekli güçlendirme çalışmaları gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Depremde minaresi tamamen yıkılan Hacı Mehmet Camisi'nin minarenin özgün mimarisine sadık kalınarak yeniden taş işçiliğiyle inşa edileceği belirtildi.</p>

<p>Yüklenici firma yetkililerinden alınan bilgiye göre, titizlikle sürdürülen çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Restorasyonun ardından camilerin yeniden ibadete açılarak vatandaşların hizmetine sunulması bekleniyor.</p>

<p>Yürütülen çalışmalarla Osmanlı dönemi eserlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat, Malatya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/darendede-depremde-hasar-goren-tarihi-camiler-restore-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/agency/aa/darendede-depremde-hasar-goren-tarihi-camiler-restore-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="60231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta psikososyal destek çalışmalarına devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/meb-sanliurfa-ve-kahramanmarasta-psikososyal-destek-calismalarina-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/meb-sanliurfa-ve-kahramanmarasta-psikososyal-destek-calismalarina-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından rehber öğretmen ile psikolojik danışmanların görev aldığı psikososyal destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MEB'den yapılan açıklamaya göre, Şanlıurfa'daki Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulunda yaşanan olayların ardından merkez, il ve ilçe düzeyinde hızlı koordinasyonla psikososyal destek süreçleri eş zamanlı yürütülmeye başlandı.</p>

<p>Bu kapsamda Bakan Yusuf Tekin'in talimatlarıyla, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar ile daire başkanları ve uzmanlardan oluşan heyet, süreçleri yerinde koordine etmek amacıyla her iki ilde, il ve ilçe krize müdahale ekipleriyle kapsamlı planlama toplantıları gerçekleştirip faaliyetlere başladı.</p>

<p>Şanlıurfa'da olayın ardından, 49 rehber öğretmen ve psikolojik danışman sahada görevlendirildi. İl genelinde oluşturulan krize müdahale ekibi ile psikososyal destek hizmetlerinin etkin ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi için gerekli planlamalar tamamlanarak destek süreçleri başladı.</p>

<p>Kahramanmaraş'ta ise sahadaki çalışmaların kesintisiz devam etmesi amacıyla okulların tatil olduğu iki günlük süreçte il genelinde 70 rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayıp yaşayan ailelere yönelik psikolojik ilk yardım çalışmaları yürütülerek taziye ziyaretleri gerçekleştirildi, yaralı öğrenciler ve aileleri de ziyaret edilerek destek sağlandı.</p>

<p>Gelecek hafta başından itibaren Bakanlık tarafından görevlendirilen 20 alan uzmanı rehber öğretmen ve psikolojik danışman, Ayser Çalık Ortaokulu öğrenci ve personelinin eğitim öğretime devam edeceği Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında öğretmen, idareci ve velilere yönelik psikososyal destek çalışmalarını sürdürecek.</p>

<p>İl genelinde travma alanında uzman 89 rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın yanı sıra toplam 700 rehber öğretmen ile destek hizmetleri kesintisiz şekilde devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/meb-sanliurfa-ve-kahramanmarasta-psikososyal-destek-calismalarina-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/meb-1.jpg" type="image/jpeg" length="85937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Leylekler Vadisi'nin konukları kuluçka döneminde birbirlerine destek oluyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/leylekler-vadisinin-konuklari-kulucka-doneminde-birbirlerine-destek-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/leylekler-vadisinin-konuklari-kulucka-doneminde-birbirlerine-destek-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'nın Beyşehir ilçesindeki Leylekler Vadisi'nde konaklayan leylekler, yumurtalarını dişi ve erkek bireylerin dönüşümlü kuluçkaya yatmasıyla koruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyşehir'deki Leylekler Vadisi ve Leylekler Tepesi'nde çok sayıda leylek yaşam sürüyor. Beyşehir Gölü Milli Parkı çevresinde bulunan bu iki alana mart ayının başında gelen leylekler, ardıç ağaçları üzerine kurdukları yuvalarda kuluçka dönemine girdi.</p>

<p>Sulak alanlara yakınlığı sayesinde önemli bir beslenme sahası sunan bölgede konaklayan leylekler, göl çevresi başta olmak üzere sazlık alanlardan besleniyor.</p>

<p>Yeşildağ Mahallesi'ndeki 100'e yakın yuvaya ev sahipliği yapan Leylekler Vadisi, kuluçka dönemindeki leylekleri gözlemlemek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçileri de ağırlıyor. Leylekler, kuluçka döneminin ardından yavrularını büyüterek, havanın soğumasıyla sıcak ülkelere göç yolculuğuna çıkacak.</p>

<h3><strong>Vadide kuluçka heyecanı başladı</strong></h3>

<p>Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği Başkan Yardımcısı Osman İltar, AA muhabirine, vadide 100'e yakın yuva bulunduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Leyleklerin her yıl aynı yuvalara geldiğini anlatan İltar, bu kuşların mart başında bölgeye ulaştığını, sonbaharda toplu halde Afrika'ya göç ettiğini anlattı.</p>

<p>İltar, kuluçka sürecinin başladığını ve yaklaşık bir ay sürdüğünü belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Yumurta döneminde dişi ve erkek sırayla yuvaya yatıyorlar. Diğeri avlanmaya gidiyor, geldikten sonra değişiyorlar. Bu süreç yavru çıkana kadar devam ediyor. Genelde kuluçkaya dişi yatar ama erkek de yatıyor. Erkek, yumurtaları sağa sola çeviriyor, alanı düzenliyor. Eşine biraz cilve yapıyor. Gagasıyla eşini temizliyor. Bizim leylekler centilmen.'</p>

<h3><strong>Kuluçkadaki leylekler, seyir platformundan izlenebiliyor</strong></h3>

<p>Vadinin yerli ve yabancı doğa gözlemcilerinin ilgisini çektiğini aktaran İltar, 'Dernek olarak sezonda 100 civarı tur düzenliyoruz. Türkiye'nin ve Avrupa'nın her yerinden insanlar sürekli geliyorlar. Ziyaretçiler için kuşları gözlemleyebilecekleri platformlar kuruldu. Platform kurulmadan önce ürküyorlardı, tedirgin olup uçuyorlardı. Zamanla alıştılar. Şimdi hiç rahatsız olmuyorlar.' diye konuştu.</p>

<p>Ziyaretçilerden Bayram Durgut ise Leylekler Vadisi'nin bu aylarda merak uyandırdığını belirterek, 'İnsan nasıl bir yer olduğunu görmek istiyor. Geldiğinde de güzel bir manzarayla karşılaşıyor. Böyle bir yeri Türkiye'de ender görebilirler. Leyleklerin hepsi yavrusuyla, yumurtasıyla bir arada.' dedi.</p>

<p>Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Musa Dikmenli ise yaz göçmeni leyleklerin en önemli üreme alanlarından birinin Beyşehir ve çevresi olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Leyleklerin tek eşli olduğunu anlatan Dikmenli, dişilerin iklim ve besin şartlarına bağlı olarak 3 ila 5 yumurta bıraktığını ve kuluçka süresinin yaklaşık bir ay sürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Dikmenli, dişi ile erkeklerin dönüşümlü kuluçkaya yattığını ifade ederek, 'Yavrular yaklaşık iki ay içinde gelişimini tamamlar ve yaz sonunda göç edebilecek duruma gelir. Leylekler her yıl aynı yuvalarına döner.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Konya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/leylekler-vadisinin-konuklari-kulucka-doneminde-birbirlerine-destek-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/agency/aa/leylekler-vadisinin-konuklari-kulucka-doneminde-birbirlerine-destek-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="98664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor ile RAMS Başakşehir 36. randevuda]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/trabzonspor-ile-rams-basaksehir-36-randevuda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/trabzonspor-ile-rams-basaksehir-36-randevuda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor ile RAMS Başakşehir, yarın Trabzon'da yapacakları maçla ligde 36. kez karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyespor adıyla ligde 2007-08 sezonunda başlayan rekabetteki 35 karşılaşmanın 15'inde Trabzonspor, 10'unda RAMS Başakşehir galip gelirken 10 müsabaka beraberlikle sonuçlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz ekibi, söz konusu maçlarda 53 gol atarken kalesinde 41 gol gördü.</p>

<h3><strong>Trabzon'da en çok beraberlik</strong></h3>

<p>Trabzon'da iki takım arasında oynanan 17 karşılaşmada taraflar, en fazla beraberlikle sahadan ayrıldı.</p>

<p>Bordo-mavili takım, sahasında 6 galibiyet, 7 beraberlik ve 4 mağlubiyet yaşadı.</p>

<p>Karadeniz ekibi, bu karşılaşmalarda 19 gol atarken 18 gol yedi.</p>

<h3><strong>Bu sezon üçüncü karşılaşma</strong></h3>

<p>İki takım, bu sezon üçüncü kez karşı karşıya gelecek.</p>

<p>Ligin ilk yarısında İstanbul'da oynanan karşılaşmayı 4-3 kazanan Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası grup maçında da deplasmanda 4-2 galip gelmişti.</p>

<p>Karadeniz ekibi, teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde geçen sezon da rakibini 3-0 mağlup etmişti.</p>

<p>Trabzonspor, genç teknik adam ile RAMS Başakşehir karşısında 3 resmi karşılaşmada da galip gelmeyi başardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/trabzonspor-ile-rams-basaksehir-36-randevuda</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/10/trabzonspor-5.jpg" type="image/jpeg" length="19270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Slovenya'dan soykırımcı İsrail'e net mesaj]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/slovenyadan-soykirimci-israile-net-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/slovenyadan-soykirimci-israile-net-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Slovenya Başbakan Yardımcısı Nataša Pirc Musar İsrail'in Gazze'deki soykırımına dikkat çekerek, "Holokost'u durdurmadık. Ruanda'daki soykırımı durdurmadık. Srebrenitsa'daki soykırımı durdurmadık. Gazze'deki soykırımı durdurmalıyız" diyerek soykırıma karşı dik duruş sergiledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybı 72 bin 328'e, yaralı sayısı da 172 bin 184'e yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze Şeridi'nde enkaz altında halen binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/slovenyadan-soykirimci-israile-net-mesaj</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/milat-manset-tasarim-aksam-3.png" type="image/jpeg" length="64283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faten'in ihtiyacı tekerlekli sandalye]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/fatenin-ihtiyaci-tekerlekli-sandalye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/fatenin-ihtiyaci-tekerlekli-sandalye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail tarafından uygulanan abluka yüzünden tekerlekli sandalyeye bile erişemeyen Gazzeli Faten, bir yere gitmek için yerde mücadele vermek zorunda kalıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail, her türlü tepkiye ve hatta yaptığı anlaşmalara rağmen hem Gazze'ye hem insanlığa yaptığı saldırılardan vazgeçmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyonist örgütün ablukası yüzünden küçük Faten tekerlekli sandalyeye ulaşamıyor. Bu da, onun hayat mücadelesini daha zor hale getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/fatenin-ihtiyaci-tekerlekli-sandalye</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/gazzeli-faten.png" type="image/jpeg" length="28276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ünlü aktörden Türkiye mesajı: Dünya her zaman minnettar kalacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/unlu-aktorden-turkiye-mesaji-dunya-her-zaman-minnettar-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/unlu-aktorden-turkiye-mesaji-dunya-her-zaman-minnettar-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Game of Thrones dizisinin oyuncularından dünyaca ünlü aktör Liam Cunningham, “Türk halkı Sumud Filosu'na harika destekçi oldu. Ve adaletsizliklerle savaşmanın en büyük öncüleri oldular.  Dünya her zaman Türkiye'ye minnettar kalacak" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/unlu-aktorden-turkiye-mesaji-dunya-her-zaman-minnettar-kalacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 19:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/milat-manset-tasarim-kopyasi-48-1.png" type="image/jpeg" length="79601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD askeri uçağına baltalı saldırı! İşte o görüntüler...]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/abd-askeri-ucagina-baltali-saldiri-iste-o-goruntuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/abd-askeri-ucagina-baltali-saldiri-iste-o-goruntuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İrlanda'nın Shannon Havalimanı'nda park halinde bulunan Amerikan askeri uçağına tırmanan bir kişi, uçağın gövdesine ve kanadına baltayla zarar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İrlanda medyasında yer alan habere göre ABD'nin Kansas eyaletinden kalkıp önce Kanada'ya uğrayan C-130 Hercules tipi Amerikan askeri nakliye uçağı dün İrlanda'nın Shannon Havalimanı'na iniş yaptı.</p>

<p>Havalimanının tellerini aşarak uçağın park halinde bulunduğu alana giden bir şahıs, uçağa çıkarak elindeki baltayla gövdeye ve kanada zarar verdi.</p>

<p>Havalimanındaki operasyonların yaklaşık yarım saat durmasına sebep olan olaya silahlı polisler müdahale etti.</p>

<p>İrlanda Polisinin (Garda) yaptığı açıklamada uçağa baltayla zarar veren şahsın 40'lı yaşlarda bir erkek olduğu belirtildi.</p>

<p>Şahsın gözaltında tutulduğu, olaya ilişkin incelemenin sürdüğü aktarılan açıklamada, uçakta maddi zarar bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Yerel medyaya konuşan havalimanı yetkilileri, zararın büyük olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Shannon Havalimanı'na inen Amerikan askeri uçakları, geçen yıl kasım ve mayıs aylarında 3 farklı olayda hedef olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/abd-askeri-ucagina-baltali-saldiri-iste-o-goruntuler</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/milat-manset-tasarim-kopyasi-24-1.png" type="image/jpeg" length="11219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soykırımcı Gvir'den ünlü oyuncuya hadsiz tehdit!]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/soykirimci-gvirden-unlu-oyuncuya-hadsiz-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/soykirimci-gvirden-unlu-oyuncuya-hadsiz-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrailli Bakan Ben-Gvir, Eşref Rüya dizisinin 'Kadir' karakteri Görkem Sevindik’e, Filistin paylaşımı sonrası tehdit paylaşımı yaptı:  Söz konusu paylaşımda “Hiçbir zaman Kadir Baba olamayacaksın. Ancak Türk filmlerinde olabilirsin. Biz İsrail'de yaşıyoruz. Burası İsrail…” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/soykirimci-gvirden-unlu-oyuncuya-hadsiz-tehdit</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/milat-manset-tasarim-kopyasi-87.png" type="image/jpeg" length="11903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’den yürek yakan feryat: Babamın idam edilmesini istemiyorum!]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/gazzeden-yurek-yakan-feryat-babamin-idam-edilmesini-istemiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/gazzeden-yurek-yakan-feryat-babamin-idam-edilmesini-istemiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terörist İsrail'in Filistinli esirleri idam etme kararının ardından, Gazze’de küçük bir kızın çağrısı vicdanları sarstı. Babasının hayatından endişe eden çocuk, dünyaya seslenerek idamın durdurulmasını ve esirlerin serbest bırakılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eda Koyuncu</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/gazzeden-yurek-yakan-feryat-babamin-idam-edilmesini-istemiyorum</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/gazze-160.jpg" type="image/jpeg" length="73816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soykırımcılar idamı kutladı! İşte o alçak görüntüler]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/soykirimcilar-idami-kutladi-iste-o-alcak-goruntuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/soykirimcilar-idami-kutladi-iste-o-alcak-goruntuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail parlamentosu, 10 bin Filistinli esirin idam cezasını yürürlüğe koyan yasanın onaylanmasının ardından alkol eşliğinde kutlama yaptı!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/soykirimcilar-idami-kutladi-iste-o-alcak-goruntuler</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/taslak-2.png" type="image/jpeg" length="25113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İncirlik Üssü'nde siren sesleri! MSB’den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/incirlik-ussunde-siren-sesleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/incirlik-ussunde-siren-sesleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İncirlik Üssü’nde paniğe neden olan siren seslerine ilişkin gerçek ortaya çıktı. MSB kaynakları, herhangi bir saldırı ya da olumsuzluk yaşanmadığını belirterek olayın “yanlış alarm” olduğunu duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Adana’daki İncirlik Üssü’nde sirenlerin çaldığına yönelik sosyal medyada yayılan iddialar paniğe yol açarken, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynaklarından net açıklama geldi. Bakanlık, herhangi bir saldırı ya da olumsuz durumun söz konusu olmadığını belirterek, sirenlerin “yanlış alarm” nedeniyle devreye girdiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı üste 20 Mart’ta da benzer bir olay yaşandığı hatırlatılırken, bölgede artan gerilim nedeniyle dikkatler yeniden hava savunma sistemlerine çevrildi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sürdüğü süreçte, Türkiye hava sahasına yönelen 3 balistik füzenin daha önce tespit edilerek imha edildiği bilgisi de güvenlik hassasiyetini gözler önüne serdi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>TE Bilisim</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/incirlik-ussunde-siren-sesleri</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/incirlik.jpg" type="image/jpeg" length="26477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgalci İsrailliler Tubas'ta savunmasız yaşlı adama saldırdı!]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/isgalci-israilliler-tubasta-savunmasiz-yasli-adama-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/isgalci-israilliler-tubasta-savunmasiz-yasli-adama-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'nın Tubas kentinde saldırı düzenledi. Saldırıda yaralanan yaşlı Filistinli, Nablus kentinde hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, kentin kuzeydoğusundaki Safih Teyasir bölgesinde Filistinlilere saldırdı.</p>

<p>Yaralanan bazı kişilerin tedavi için hastaneye kaldırıldığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ile Kudüs'te de baskın, gözaltı, öldürme, ev yıkımları, zorla yerinden etme ve yerleşim faaliyetleri belirgin şekilde arttı.</p>

<p><br />
Filistinli resmi kaynaklara göre, bu süreçte Batı Şeria'da İsrail ordusunun ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında en az 1116 Filistinli hayatını kaybetti, 11 bin 500'den fazla kişi yaralandı, 22 bini aşkın Filistinli gözaltına alındı.</p>

<p>Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin 5 Ocak'taki açıklamasına göre, fanatik İsrailliler, 2025 yılı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi.</p>

<p>Filistin verilerine göre, Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden yaklaşık 750 bin İsrailli bulunuyor.</p>

<p>Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonunun yıllık raporuna göre, yerleşimcilerin 2025 yılı boyunca düzenlediği saldırılar, 197 aileden oluşan ve toplam 1090 kişinin yaşadığı 13 Filistinli bedevi topluluğunun yerinden edilmesine yol açtı.</p>

<p>Komisyon verilerine göre, yerleşimciler geçen şubat ayında Batı Şeria'da 511 saldırı düzenledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eda Koyuncu</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/isgalci-israilliler-tubasta-savunmasiz-yasli-adama-saldirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/yasli-filistinli.PNG" type="image/jpeg" length="16646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'de şok olay! Kargalar ve kuzgunlar Tel Aviv'i bastı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/video/israilde-sok-olay-kargalar-ve-kuzgunlar-tel-avivi-basti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/video/israilde-sok-olay-kargalar-ve-kuzgunlar-tel-avivi-basti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de binlerce karga ve kuzgun sürüsü gökyüzünü kapladı. Olayı uğursuzluk olarak yorumlayan bazı işgalci İsrailliler sığınaklara yöneldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/video/israilde-sok-olay-kargalar-ve-kuzgunlar-tel-avivi-basti</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/ekran-alintisi-114.JPG" type="image/jpeg" length="72065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'de yıkıntılar arasında bayram]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-yikintilar-arasinda-bayram</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-yikintilar-arasinda-bayram" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentindeki Filistinliler, Ramazan Bayramı namazını İsrail saldırılarında yıkılan İbn-i Teymiyye Camii enkazında ve çevresinde kıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-yikintilar-arasinda-bayram</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/1-225.jpg" type="image/jpeg" length="67081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'de yıkımın yaşandığı mahallede toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-yikimin-yasandigi-mahallede-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-yikimin-yasandigi-mahallede-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail saldırılarında yıkıma uğrayan Gazze’nin Şeyh Radvan Mahallesi’nde, bir hayır kurumu tarafından toplu iftar programı düzenlendi. Yıkılan binalar arasında bir araya gelen Filistinliler, birlikte oruçlarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-yikimin-yasandigi-mahallede-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/2-140.jpg" type="image/jpeg" length="15043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de Ramazan enkazda Kur’an]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-ramazan-enkazda-kuran</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-ramazan-enkazda-kuran" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde yaşayan Filistinli çocuklar, ramazan ayında iftar saatini beklerken günlerini, İsrail saldırısında ağır yıkıma uğrayan El Habib Muhammed Camii enkazında Kuran-ı Kerim okuyarak geçiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-ramazan-enkazda-kuran</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/5-19.jpg" type="image/jpeg" length="42153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'deki okullar siviller için sığınak olmaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzedeki-okullari-siviller-icin-siginak-olmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzedeki-okullari-siviller-icin-siginak-olmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten sonra düzenlediği saldırılar nedeniyle binlerce Filistinli aile, güvenli buldukları okullara sığındı. Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun bölgesinde Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ait bir okulda çok sayıda aile barınıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzedeki-okullari-siviller-icin-siginak-olmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/1-211.jpg" type="image/jpeg" length="80459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'de Ramazan sevinci]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-ramazan-sevinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-ramazan-sevinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de yıkımın ortasında Ramazan sevinci filizlendi.  Onlar her türlü saldırıya ve katliama rağmen umudunu kaybetmiyor.  Gazzeliler, enkazların arasından yansıyan küçücük bir ışığı bile ayağa kalkmak için fırsat biliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-ramazan-sevinci</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-18-at-232812-4.jpeg" type="image/jpeg" length="51012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de Ramazan'ın gelişi coşkuyla kutlanıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/turkiyede-ramazanin-gelisi-coskuyla-kutlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/turkiyede-ramazanin-gelisi-coskuyla-kutlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazanın başlaması dolayısıyla birçok ilde fener alayı düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/turkiyede-ramazanin-gelisi-coskuyla-kutlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/2026-subat-burd34.jpg" type="image/jpeg" length="99514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu güzel görüntüler Türkiye'de çekildi!]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/bu-guzel-goruntuler-turkiyede-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/bu-guzel-goruntuler-turkiyede-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’de sahil park çevresi ile fuar alanındaki gölet, kışı geçirmek üzere bölgeye gelen su kuşlarına ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/bu-guzel-goruntuler-turkiyede-cekildi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/4-28.jpg" type="image/jpeg" length="68399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze'de temiz su krizi devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-temiz-su-krizi-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-temiz-su-krizi-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail saldırıları sonucu su krizinin yaşandığı Gazze'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yaşayan Filistinliler, su tankerlerinin dağıttığı suları bidonlara doldurarak yaşam alanlarına taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/gazzede-temiz-su-krizi-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/01/gazzee-2.jpg" type="image/jpeg" length="84316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galata'da tarihi buluşma!]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/galatada-tarihi-bulusma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/galatada-tarihi-bulusma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin'deki katliamın durdurulması amacıyla 400'den fazla sivil toplum kuruluşunun iştirakiyle düzenlenen "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" mitingi için düzenlenen eyleme yaklaşık 520 bin kişi katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süleymaniye Camii'nde de sabah namazının ardından vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile yürüyüşe başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Filistin için adalet, dünya için vicdan" yazılı pankart eşliğinde yürüyen katılımcılar, zaman zaman tekbir getirip, "Yaşasın küresel intifada", "Katil İsrail Filistin'den defol" sloganları attı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/galatada-tarihi-bulusma</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/01/8-8.jpg" type="image/jpeg" length="32831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir zamanlar İstanbul... 1987’den kalan sessiz hatıralar 10 karede]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/bir-zamanlar-istanbul-1987den-kalan-sessiz-hatiralar-10-karede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/bir-zamanlar-istanbul-1987den-kalan-sessiz-hatiralar-10-karede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransız fotoğrafçı Jean Erick’in 1987 yılında çektiği 10 kare, İstanbul’un sokaklarından insan manzaralarına uzanan günlük yaşamını, kentin hafızasında iz bırakan anlarla gözler önüne seriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eda Koyuncu</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/foto-galeri/bir-zamanlar-istanbul-1987den-kalan-sessiz-hatiralar-10-karede</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/12/1-1-31.jpg" type="image/jpeg" length="22778"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
