Dünya

Suriye’de kritik gün: Şam ile SDG anlaştı, harita değişiyor

Suriye Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan kapsamlı mutabakat, kalıcı ateşkes ve kademeli entegrasyon süreciyle ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarı yolunda kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Suriye Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında bugün (30 Ocak 2026) varılan mutabakat, ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarı açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Anlaşmanın, önceki süreçlerin devamı niteliğinde olduğu ve Suriye’nin birleşik, merkezi bir yapıya kavuşması yönünde şimdiye kadarki en somut ilerlemeleri içerdiği belirtiliyor.

Mutabakat, SDG ile Suriye Hükümeti arasında yürütülen görüşmeler sonucunda kamuoyuna duyuruldu.

Anlaşma, kapsamlı bir ateşkes ile askeri, idari ve sivil alanlarda kademeli entegrasyonu öngören bir çerçeve ortaya koyuyor.

Mutabakatın ana maddeleri;

• Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesi,
• İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine konuşlandırılması ve bu bölgelerde istikrarın sağlanması,
• Bölgedeki güvenlik güçlerinin (Asayiş vb.) entegrasyon sürecinin başlatılması,
• SDG unsurlarının Suriye Savunma Bakanlığı’na bireysel olarak katılımı ve ilerleyen aşamada Haseke’de hükümet tarafından oluşturulacak tümenin çatısı altındaki tugaylarda görev almalarını öngören askeri entegrasyon sürecinin başlatılması,
• Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani tugayının oluşturulması,
• Özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi, mevcut sivil personelin kamu kadrolarına alınarak istihdamlarının korunması,
• Kürt halkının sivil, medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve güvence altına alınması,
• Yerinden edilen Arap, Kürt ve diğer unsurların kendi bölgelerine güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanması,

şeklinde sıralanıyor.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, söz konusu maddelerin, askeri, idari ve sivil boyutları kapsayan kapsamlı bir entegrasyon yol haritası sunduğu ifade ediliyor.

Ayrıca, başta Türk vatandaşları olmak üzere Suriyeli olmayan unsurların Suriye’den çıkarılması konusunda da tarafların anlaşmaya vardığı bildirildi.

Bugünkü mutabakatın, önceki anlaşmalarda eksik kalan yönleri tamamladığı ve ülkedeki fiili bölünmüşlüğü sona erdirmeye yönelik en ileri adım olduğu değerlendiriliyor.

Her iki tarafın da varılan mutabakattan memnuniyet duyduklarını dile getirmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir unsur olarak görülüyor.

Uygulamada karşılaşılabilecek sorunların çözümüne yönelik olarak Türkiye’nin sahada aktif rol üstlenmeye devam edeceği ifade ediliyor.

Anlaşmayla birlikte, Suriye haritasında uzun süredir SDG kontrolünde bulunan ve “sarı bölge” olarak tanımlanan alanların fiilen ortadan kalktığı belirtiliyor.

Askeri ve idari entegrasyonun tamamlanmasıyla birlikte;

• Suriye’nin kuzeydoğusu dahil olmak üzere tüm topraklarının merkezi yönetime bağlanması,
• Çatışma riskinin azaltılması,
• Enerji kaynakları, sınır kapıları ve güvenlik yapılarının Şam yönetimi tarafından tek elden kontrol edilmesi,
• Yerinden edilen kişilerin güvenli dönüşlerinin sağlanması,
• Bölgesel istikrarın güçlenmesi ve özellikle PKK/YPG ile IŞİD kalıntılarının hareket alanının ortadan kalkması,

hedefleniyor.

Suriye’de yaşanan bu gelişmelerin, “Terörsüz Türkiye” sürecine de doğrudan olumlu yansımaları olacağı belirtiliyor. PKK/YPG’nin Suriye’deki varlığının sona ermesinin, Türkiye’nin sınır güvenliği ve terörle mücadele kapasitesini güçlendireceği ifade ediliyor. Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkça vurguladığı “terörsüz bölge” hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıldığı değerlendiriliyor.

Söz konusu mutabakatın, Suriye’nin yeniden inşası, mültecilerin gönüllü ve güvenli dönüşü ile bölgesel barış açısından tarihi bir fırsat sunduğu kaydediliyor. Türkiye’nin, Suriye’nin birlik ve istikrarı doğrultusunda süreci yakından takip etmeyi ve gerekli desteği vermeyi sürdüreceği belirtiliyor.

Suriye halkının huzur ve refahına katkı sağlaması beklenen bu sürecin başarıya ulaşması için, tüm tarafların mutabakatı samimiyetle ve hızlı şekilde uygulamasının kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.