Politika

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü mesajı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mescid-i Aksa'nın 15 gündür kapalı olmasının, İslam toplumlarının hedef alındığı sistematik baskı ve ayrımcılığın boyutlarını açıkça gözler önüne seren bir kural tanımazlık olduğunu belirterek, 'Bu bağlamda, Mescid-i Aksa'nın kapılarına kilit vurmak, milyonlarca Müslümanın inancına açık bir saldırıdır.' ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından mesaj yayımladı.

15 Mart'ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 'Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü' ilan edilmesinin 4. yıl dönümü olduğunu anımsatan Kurtulmuş, İslam karşıtlığının, nefret söyleminin ve ayrımcılığın yalnızca Müslümanları değil, insanlığın ortak değerlerini hedef alan küresel bir tehdit olduğunu hatırlattı.

Kurtulmuş, özellikle Gazze'de yaşanan gelişmeler ve İran'a yönelik saldırılar sonucu bölgede artan gerilimlerin Müslüman toplumların hedef alındığı nefret dilinin tüm insanlık için ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyduğunu vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, mesajında şu ifadelere yer verdi:

'Mescid-i Aksa'nın 15 gündür kapalı olması İslam toplumlarının hedef alındığı sistematik baskı ve ayrımcılığın boyutlarını açıkça gözler önüne seren bir başka kural tanımazlıktır. Bu bağlamda, Mescid-i Aksa'nın kapılarına kilit vurmak, milyonlarca Müslümanın inancına açık bir saldırıdır. Mescid-i Aksa, savaş şartlarında bile ibadete kapanmaması gereken kutsal bir mabettir. Bu hakikati bugün hiç kimse görmezden gelemez. Siyonist rejimin zulüm ve barbarlığı Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkını elinden alamaz.

Uluslararası toplum ve küresel sistemin bu açık haksızlık karşısındaki suskunluğu ise yaşananlar kadar kaygı vericidir. 15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü vesilesiyle, Müslümanları hedef alan her türlü ön yargının, ayrımcılık ve düşmanlığın son bulduğu, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü daha adil ve barışçıl bir dünya özlemini bir kez daha güçlü biçimde vurguluyoruz.'