Yıllardır televizyon programlarında, katıldığım panellerde, burada ki köşe yazılarımla ısrarla üzerinde durduğum konu " yüksek teknolojiye sahip katma değerli ürünler " üreten ve ürettiği bu ürünleri yurt dışına Türk Lirası ile satan bir Türkiye hayalimdi. Ben ülkemizin " duvarın diğer tarafına " geçebilmesi için bu hamleyi yapmak zorunda olduğuna inanıyorum. Bu sebepten dolayıdır ki bu konuda ki fikir ve öngörülerimi her fırsatta açıklamaktan geri durmadım.
Ülkemizde Perşembe günü başlayan ve Pazar günü biten bir festival yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu festivale iştirak etmesi sayesinde bu festival kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı ve medya organlarında kendine yer bulabildi. Bu festival İstanbul havacılık, bilim ve uzay festivaliydi. Kısa adıyla " Teknofest ". Ben de bu harika festivale açılışında iştirak etme fırsatı buldum. Katılımcıların büyük bir çoğunluğunu öğrencilerin oluşturması festivalin hedef kitlesiyle buluştuğunun en önemli kanıtı benim için.
***
Burada ki köşemi takip edenler sıklıkla kullandığım " Gençler geleceğimiz değil, bugünümüzüdür " sloganımı sık sık kullandığıma yakından vakıf olmuşlardır. Ben gerçekten böyle inanıyorum. Gençlerimizi bugünden yetiştirmez, gerekli donanımlarını kazanmalarını sağlamazsak " gençler bizim geleceğimiz " teranelerini tekrarlamaktan başka hiç bir şey yapamayız.
İşte Teknofest'i hayata geçirenler de benim gibi düşünmüş olmalılar ki havacılık, bilim ve uzay adına ne varsa imkanlar dahilinde bu festivalde gençlerle buluşturdular. Bilenler bilir. Amerika da bir dönem pilot yetiştirme noktasında sıkıntılar yaşandığına " Top Gun " isimli bir film çekilerek vizyona sokuldu. Tüm Dünya da milyonlarca izleyiciye ulaşan bu film sayesinde Amerika da pilotluk okullarına başvurular patladı. İşte özendirmek, yön vermek böyle bir şeydir. İşte yön vermek özendirmek bakımından Teknofest' in Top Gun filminden aşağı kalır hiçbir yanı yoktu. Hatta fazlalıkları vardı! Top Gun iyi kurgulanmış bir ilüzyon iken Teknofest ise gerçeğin ta kendisiydi!
Havacılığın ve hava teknolojilerinin sevdirilmesi, özendirilmesi adına Türk Yıldızlarının ve solo Türk'ün yaptığı gösteriler tek kelimeyle muhteşemdi. Teknoloji ve uzay noktasında gençler çeşitli simülasyonlar ile başka hiçbir yerde bulamayacakları deneyimleri yaşadılar. Yerli İHA ve SİHA'larımızı hep birlikte yakından görme imkanına kavuşarak tarifi mümkün olmayan duygular yaşadık, gururlandık.
***
Teknofest bir bakıma " aklı bir karış havada " olan gençlerimizin festivaliydi. Gelecek çağın teknoloji çağı olduğunu düşündüğümüzde çekirdekten teknolojiye tutkulu gençleri yetiştirmek ülkemizin en büyük kazanımı olacaktır şüphesiz. Dolayısıyla Teknofest, farkındalık oluşturma noktasında sessiz bir devrim yaptı zihinlerde.
Teknofest' in gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese bir teşekkür borçluyuz bu toprakların insanları olarak. Önce zihinlerimizde biz bu işi başarırız eşiğini geçmemiz gerekiyordu ve Teknofest bizlere bu eşiği atlattırdı. T3 Vakfı şahsında Selçuk Bayraktar ve ekibine bir teşekkür borçluyuz. T3 Vakfının beyin takımından Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Fatih Kacır da en başından beri bu işin içerisinde. Ona da bir teşekkür borçluyuz hiç şüphesiz. Genç ve teknolojinin önemini kavramış, kavramakla kalmamış işinin ehli bir Bakan Yardımcımız var.
İnşaAllah bu tarz organizasyonların sayısı artar. Son bir cümle ve müjde ile yazımı bitirmek isterim. Müjdeler olsun! Duvarın diğer tarafı göründü!