Dolar (USD)
31.00
Euro (EUR)
33.54
Gram Altın
2017.40
BIST 100
9312.12
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

10 Aralık 2023

​11. Çorum kitap kültür günleri

Hakikatin, yerini süslü imajlara, yanılgıyı peşine takan ütopik dünyalara bırakmadığı, hep başladığı yerden devam etmeyi bilen bir hâle ev sahipliği yaptığı güzelliğin kenti benim evrenimde Çorum. Sanata ve sanatçıya kıymet veren; sözü, yere düştüğü için öpüp başa konan bir azizlikle selamlayan saygılı, fedakâr, temiz insanların ocağı... Yola çıktığımızda evimize gidiyor hissiyatı uyandıran, yolda olduğumuzda huzuru çağrıştıran Anadolu samimiyeti, Anadolu kokusu…

Bu yıl da şehir, Çorum Belediyesi’nin öncülüğünde hayata geçirilen kitap ve kültür günleri için ülkenin dört bir yanından gelen şair ve yazarları ağırladı. Yusuf Kaplan, Şermin Yaşar, İlber Ortaylı, Bekir Develi, Beyhan Budak, Nurullah Genç, Ethem Erdoğan, Mustafa Uçurum gibi çok sayıda değerli kalemin söyleşi ve imza programı gerçekleştirdiği fuara ilgi ve katılım üst seviyedeydi. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın yayınevi artışı ve yazar kalitesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken seneye yapılacak fuar için tüm yayınevi ve yazarlara “bu günden” çağrıda bulundu.

Ben de Çorum kitap ve kültür günlerine genel yayın yönetmenliğini Turhan Candan’ın yaptığı Şehir Defteri dergisinin yazarı olarak davet edildim. Otobüsün vaat edilen saatten bir saat gecikmeli hareket etmesi zor bir yolculuk geçirmeme ve Çorum’a geç gitmeme neden oldu. Böylece fuar alanında yapılması planlanan söyleşi Buharaevler Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne kaydırıldı. Terminalde beni program ve dergi emekçilerinden Nilüfer Aşkın’ın munis çehresi karşıladı, kuruma doğru birlikte yol aldık. Buharaevler Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ilk programlarımdan birine yani acemilik dönemime tekabül eden bir okuldu. Hem gecikmemden ve fuar alanındaki konukları bekletmiş olmamdan hem de seneler evvel okulda bıraktığım o ilk intibadan dolayı tedirgindim. Ancak yaşanan tüm aksiliklere ve okulu hazırlıksız yakalamamıza rağmen zihin dünyamda bu algıyı değiştiren bir söyleşi gerçekleştirdik ve özellikle ilk yarıda nefes almadan dinleyen öğrencilerle adeta bir rüya atmosferini paylaştık. Öğrencilerin alakası, dikkati, soruları heyecanıma mutluluk kattı. Hayatın ilginç cilveleri var, geriye dönüp baktığımda otobüsün gecikmesini bir lütuf olarak yorumluyorum. Nitekim müdüre hanım Aysun Tut’un samimi ve özverili çalışmalarının karşılığını öğrenciler üzerinde daha net gördüğüm bu süreç beni hem önceki toyluğumla yüzleştirdi ve hem de 2016’dan bu zamana aldığım yolda kültür ve sanat hayatıyla örnek Çorum’un edebiyatıma katkılarını düşündürdü. Ayrıca söyleşiden önce müdürümüz Aysun Hanım ile dopdolu bir sohbet imkânı yakaladık. Teşekkürüm bâki.

Nilüfer Aşkın’ın refakatinde yol aldığım fuar alanında bizi tüm nezaket ve hassasiyetiyle belediye başkan yardımcımız Turhan Candan karşıladı. Turhan Başkan, insanın meslek hayatının her döneminde aynı ilgi ve zarafete sahip olabileceğinin; hiçbir olumsuzluğu ve problemi muhkem surlarla ördüğü gönül kalesinden taşırmayabileceğinin, hâlde istikametin korunabileceğinin canlı bir örneği… Fuar, akşam saatlerine yakın bir yerde bulunmamıza rağmen alan sabah coşkusunu yüzünde taşıyordu. Çorum Belediyesi ve Halil İbrahim Başkan adeta getirdikleri her konukla, temin ettikleri her kitapla, organize ettikleri her söyleşi ortamıyla fuarın hiçbir ânını boş bırakmamayı amaçlamış. Nitekim vazifeli genç arkadaşlarımız da kitaplarla hemhâl o ulvi sorumluluk bilincini gülümseyen çehrelerinde yeşertiyordu. Hemen burada değerli şair, edebiyatçı ve Şehir Defteri dergisine sunduğu yadsınamaz katkılarıyla belediyenin edebiyat ve sanat yüzlerinden Mehmet Okumuş’u da analım. Zira Nilüfer hanımla birlikte takip ettikleri süreç insan sanatına vukufiyet gerektiren zor bir süreç.

Fuar alanına yaklaşık üç saatlik bir gecikmeyle gitmiş olmama rağmen kitaplarımın yanı başında bitiveren ilgili öğrencilerin, dikkatli okurların, çocuğunun selâmıyla gelen anne ve babaların yüzleri bu metni kaleme alırken de gözlerimin önünde. Özellikle kendisi gelemese de beşinci sınıf öğrencisi olan, hafızlık okuyan ve gencecik yaşında kitap yazma yolculuğuna çıkan Mehmet Furkan Özcanbaz’ın kıymetli babasının kıvanç ve mutlulukla anlattığı yolculuk, yolculuğuma değer kattı. Elimde kitap kalmadığı için ilerde adını duyacağımıza inandığım Mehmet Furkan’a orada bir mektup yazıp bıraktım, döndüğümde de okuması için bir koli yaptım. Dilerim yazım yayımlanmadan elinde olur…

Selam ile