Vakif_Katilim

08 Ağustos 2020

Ahlak: Bir Medeniyet İnşası


           Türkiye, bir yanda güçlü bir ekonomik güç olmaya çalışırken bir yanda da toplumsal barışı sağlamanın yollarını arıyor.

       Nüfus artıyor, yeni nesiller ortaya çıkıyor, genç nüfusun hayata ve evlilik kurumuna bakışı farklılaşıyor doğal olarak..

          Boşanmalar, bu noktada toplumsal bir yara olarak ortaya çıkıyor elbette. Hele de çoluk çocuk işin içine girmişse..!

        Yani..
Allah başa vermesin..
Oluyor ama, kaçınılmaz..

Bu noktada devreye yasalar 
giriyor..
Çocuğu koru,
Kadını koru, aileyi koru!


Ak Parti devrim niteliğinde
işler yaptı kurulduğundan bu yana..
Biri de İstanbul Sözleşmesiydi..
İyi niyetli..
Samimi..
Güçsüzü koruyan!

Hayır hayır!
Sözleşmeyi tartışmak
değil amacım..
Bunu yeterince yaptılar
nice bilge kişi..

Benim eksikliğini hissettiğim,
Senin de eksikliğini hissettiğin,
Herkesin!
Ahlaktan bahsediyorum..


Dem vurup, bazen ihlal ettiğimiz..
Ahlak.!

Onsuz bir iş yapamazsın.
İhlali türlü sorunlar açan AHLAK.

Şöyle düşünüyorum; “kutsal devlet” kendisine yön veren bireyin
her türlü ihtiyacını karşılamak için düzenleyicidir ya!

- Ne alaka, demeyin! Aileden başlayıp ahlaktan bahsetmek..
Demeyin..
Çok alaka, hem de çok!

Bana öyle geliyor ki biz bir şeyleri
ihmal mi ettik ne!

Yani, anayasal devlet kişinin her tür gelişimini sağlamaktan sorumlu ya!
Sanki bunu ihmal etmişiz gibi geliyor bana.

Gözümüzü açamadık çocuğun eğitimindeki gideceği okulu araştırmaktan. Ki sorgulamadık nasıl bir ahlak üzere yetişiyor diye!

Hülasa konuyu kısaca bağlarsak; devlet yeni bir medeniyet inşasına odaklanmış ise ki şüphe yok, o halde ahlaklı nesiller yetiştirmek için de bütçe ayırmalı.
Kafa yormalı!

Aile içinde kadını korumak sadece yasal
mevzuatlara sıkıştırılamayacak kadar önemli.
Mamafih, toplum içinde tüm bireylerin dokunulmaz, vazgeçilmez, ertelenemez haklarını öncelikli bireylerin vicdanı ile otokontrol sağlayacak mekanizmalarda ahlaki eksiklikler var.
Burası net!

Sonuçlara odaklanan çözüm mantığı değil,
sorun başlamadan tedbir alan bir ahlak inşası gerek bize.

Güçlü toplum için güçlü aile..
Ne güzel sözler değil mi?

Kadına saygı ve sevgide dedelerimizin sevecen ve candan tavrı yerine,
Erkeğe saygı ve sevgide ninelerimizin sevecen ve candan tavrı yerine..
Avrupalı birey davranışını koyarsanız..
Olacağı budur.

Bu sütten yoğurt olmaz değerli okurlar,
biz biziz onlar da yabancı..

Bize Batılı aile modelini dayattıkları gibi
sonuçları da Batılı gibi olmasını hangi yasa önleyebilir?

Teşhisi doğru koyamazsak tedavi de
yanlış olur..
Oldu işte, oluyor..

Her şeyi ile model olmadıktan sonra ekonomi süper olmaz da oldu diyelim, dünyaya hangi medeniyet ruhunu vereceksin?

Biz mutluluğu aileden başlayarak sağlayacak önlemler almalıyız, hatta bireyden..
Bunun yolu da kaynağı dinimiz olan hak ve hakikat ilkeleridir.
Ahlak, bütün büyük medeniyetlerin ilk inşa ettiği prensipler olmuştur..

Allah’a emanet olunuz..