Dolar (USD)
32.59
Euro (EUR)
34.80
Gram Altın
2494.23
BIST 100
9455.85
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

27 Ocak 2024

Cımbızlamak

Cımbızlamanın bir hastalık olduğunu sanmıyorum ama kesinlikle bir karakter sorunu olduğuna da eminim. Özellikle yobaz ve çağdışı kalmış kesim bu işi maalesef çok sık yapıyor ve buradan elde ettiği malzemelerle de olmadık işlere imza atıp yediği herzelere toplum olarak şahitlik yapıyoruz.

Örneklerin çokluğu malum ama bizzat kendimden bir örnek vererek demek istediğimi daha iyi aktarayım.

2019 yerel seçimleri ile ilgili yazdığım bir makalede İstanbul için AK parti ile ilgili bazı tespitlerimi aktarmış ve böyle giderse kayaya toslanabileceğini aktarmıştım.

Bir önceki yerel seçimlerde AK Parti kayaya tosladı ama geçen 5 yılda da İstanbullu Midyata pirince gideyim derken evindeki bulgurdan oldu ve yakın geçmiş dönemlerde hiç yaşamadığı garabetleri yaşadı. Nerede ise her saat bir kriz denecek kadar sıklıkta olayların bizzat canlı şahitleriyiz.

Akit Gazetesi’nde o günlerde çıkan bir makalelerimi mercek altına alan belli mahfiller makaledeki bir cümleyi cımbızlayıp manşetlerine aynen şöyle taşımıştı.

“AK Parti seçimlerde kayaya toslayacak oy vermeyeceğim”

Merak edenler yukardaki cümleyi internete yazarak makalemin kaynağına ulaşabilir.

Oy vermeyeceğim yalanı üzerinden cımbızlama yapan bu işlerde uzman malum kesim için kaynak bulmak o kadar kolay ki, sürüsüne bereket demeyeceğim.

Yalan üzerine akademik ünvanlı kişilerden ilham alan aklı kıtlar, bugünlerde yine yeniden arzı endam ettiler ve durumdan vazife çıkarma peşindeler.

Yunan mezalimi kitabını yazmış merhum üstadım Kadir Mısıroğlu’nun bir konuşmasından cımbızlanan üç kelime üzerinden kopartılan fırtına ile nerede ise yer yerinden oynatıldı ve günlerce sakız gibi çiğnenerek ne din ne diyanet bırakıldı, hakaretler küfürler ve dinimize yapılan saldırıları unutmadık.

Özellikle sosyal medya platformlarında cımbızlamayı çok iyi yapan ve pazarlayan büyük bir kesim var.

Maalesef pazarda bu zokayı yutanlarda azımsanmayacak kadar çok.

Omurgasız muhalefet yaygınlaştıkça hem gönüllüler hem de görevliler için malzeme üretenlerin seçim gününe kadar boş durmayacakları da açık seçik görülmeye başlandı.

İBB sanki bir iş yapıyor da engelleniyormuş gibi bir algı üzerinden engellenme edebiyatının pirim yapmadığını gören cımbızlıların yeni hedefleri pireyi deve yapmak. Yeni entrikalara şimdiden hazırlıklı olalım.

Tahrik ve tahrip üzerinden sade vatandaşlar huzursuz edilecek ve üretilen algı üzerinden insan hafsalasını aşan köpürtmeler yapılarak oyun içinde oyunlar peydahlanacak.

İBB’nin reklam bütçesinin birçok yatırım bütçesinden daha fazla olmasının sebebini birde bu gözle değerlendirmek gerekir.

Ne yapsalar ne etseler boş.

Peynir gemisinin lafla yürütülemeyeceği açık bir gerçek. Kısa bir süre sonra bu edebiyat da diğeri gibi çökecek.

Ülke menfaati, halka hizmet ve hizmet ağırlıklı tercihlerden yoksun olan gerici çağdışı yobazların başka hünerleri de var.

At gözlüklerini takacaklar ve sadece görmek istediklerini görerek ve göstererek yine algı ticaretine devam edecekler.

Sırada bir sürü şey var.

LGBT, cinsel tercih, hak, hukuk, adalet, hürriyet, laiklik, laisizm, kemalizm, anıtkabir, diyanet, din düşmanlığı vs daha neler neler….

Tercihlerde bu uçuk kavramlar etkin rol oynuyor.

Garip örneklere şahitlik yapabilirsiniz.

Mesela odun koysanız ben tercihimi odun üzerinden kullanırım diyene mi bakarsınız yoksa daha ileri giderek tuvalet terliğine kadar tercihini indirgeyene mi bakarsınız?

Bu kesim içerisinde sanatçısından gazetecisine, iş insanından üniversite hocasına kadar ne ararsan var olunca insan bir hoş oluyor ve gayri ihtiyari Allah’ım aklımı koru diyor.

Özellikle bazı şehirlerde ve ilçelerde seçimlerde aday tercihi odun ve tuvalet terliği değeri üzerinden seçilebiliyor.

Ne diyelim bilemiyorum ama bunlar bizim yaşadığımız acı mı acı gerçekler.

Tayyip düşmanlığı ve bürokratik oligarşi bu meselenin tuzu biberi olmasa diyeceğim ama oluyor ve ülkemize de yazık oluyor.

Önyargı hastalığının tedavisinde aynalarla yüzleşmek ve aynaları kullanırken de yüze bakarken sûretlere ve sîretlere de bakılabilse tedavide bir yol kat edilebilir ama bu cesarette kimsede yok.

Cımbızlama uzmanlarının tuzağına düşmemek için gördüklerimize, işittiklerimize, yazılanlara, çizilenlere çok ama çok dikkatli bakmalı ve görmek için burun deliklerini bile kullanmalı insan.

Özellikle İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak İBB’nin son 5 yılda yaşamı kolaylaştırıcı suya sabuna dokunur gözle görülür üç beş vaatten başka bir hizmet ürettiğine şahitlik yapamayacağım.

Ön yargısız ve hayali gözlükle görmesini köreltmemiş birçok insanımız da aynı durumdan muzdarip.

Böyle giderse ki, maalesef gidiyor.

CHP önümüzdeki seçimlerde kayaya değil dağa toslayacak.

Makalelerimden cımbızlama yapanla bu makalemden de cımbızlama yapabilirsiniz.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle..