Vakif_Katilim

11 Ocak 2021

Duanın Gücü Ve İnsanın Acziyeti

“Duanın gücüne iman etmeyip sebeplere tevessül ettiğim için hakkını helal et Allah’ım!”

Her Müslüman, Allah’ın bütün sesleri ve duaları işittiğine ve dilediği dualara dilediği tarihte cevap vereceğine iman eder... Ama gel gör ki iman etmesine rağmen dualarına cevap geciktiği an sabırsızlığından dolayı Allah ile beraber başkalarına da el açar... Oysaki bütün işleri Allah evirir ve çevirir... Bir insana hayır dilemişse Kendisinden başka verecek kimse yoktur...

Allah’u Teâlâ yapılacak dualara erkenden cevap verme sözü vermiş değil... Ama aceleci yaratılan biz insanlar sabretmeyi beceremedik... Sanki Allah’ın dilemediği bir duaya başkaları icabet edecekmiş gibi! Hâşâ!

***

Allah, duaları işiten ve dilediği duaya dilediği tarihte cevap verendir... Allah’ın kabul edemeyeceği dua yoktur... Bizim için kabulü imkânsızmış gibi görünen bir şey, Allah için çok kolaydır... Çünkü mülk Allah’ın ve Allah her şeye kadirdir...

Allah’ın her şeye kadir olduğuna iman eden bir insan vallahi Allah’tan başkasına el açmaz... Şimdi size hayat kitabımız olan Kur’an’dan iki örnek getireyim:

Süleyman aleyhisselam imkânsızmış gibi görünen iki istekte bulunuyor:

“Süleyman şöyle demişti: "Rabbim, beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye nasip olmayan bir saltanat ihsan et. Şüphesiz ki, çokça lütfeden ancak sensin."[1]

 “Bunun üzerine biz de rüzgârı ona boyun eğdirdik. Rüzgâr onun emriyle onun istediği yere kolayca eser giderdi.”[2]

Zekeriyya Aleyhisselam, tıbben mümkün olmayan bir istekte bulundu:

“Şöyle demişti: "Rabbim, kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey rabbim, şimdiye kadar sana dua edip de hiç mahzun ve mahrum olmadım.”[3]

“Doğrusu ben, kendimden sonra yerime geçecek yakınlarımdan endişelendim. Hanımımın da çocuğu olmuyor. Bana, yerime geçecek bir oğul lütfet.”[4]

“Bana ve Yakup oğullarına vâris olsun. Rabbim, onu, rızanı kazananlardan eyle."[5]
“Ey Zekeriya, biz sana Yahya adında bir erkek çocuk müjdeliyoruz. Daha önce de bu adı kimseye vermiş değiliz.”[6]

Allah Teâlâ, Zekeriya aleyhisselamın duasını kabul ederek kendisine, ismini "Yahya" koyacağı bir erkek çocuk vereceğini beyan ediyor.
“Zekeriya: "Rabbim, hanımım kısır ben de iyice ihtiyarlamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.”[7].[8]
“Allah Zekeriya'ya: "Rabbin böyle buyurdu. Bu bana kolaydır. Çünkü seni de daha önce hiç yokken var eden benim." dedi.”[9]

Subhanallah...

Allah’ın her şeye kadir olduğuna iman eden bir insan imkânsızmış gibi görünen şeyleri çok rahat bir şekilde her şeyin sahibi olan Allah’tan ister... Asla ve asla başkalarına el açmaz...

 



[1] Sad,35

[2] Sad,36

[3] Meryem,4

[4] Meryem,5

[5] Meryem,6

[6] Meryem,7

[7] Meryem,8

[8] İmam Taberi: Allah Teâlâ, Zekeriya aleyhisselama "Yahya" isimli bir oğul vereceğini müjdeleyince, Zekeriya aleyhisselam: "Ey rabbim, benim nasıl çocuğum olabilir ki? Hanımım kısırdır. Ben ise yaşlılığın son haddine ulaşmış durumdayım. Sen beni kuvvetlendirerek, kısır olan hanımımı da çocuk doğuracak duruma getirerek mi onu bana vereceksin? Yoksa beni başka bir hanımla evlendirerek mi vereceksin? Şüphesiz ki, sen her şeye kadirsin." dedi.
Buradan anlaşılmaktadır ki Zekeriya aleyhisselam kendisine çocuk verilmesini garip karşılamıyor fakat çocuğun ne şekilde verileceğini merak ediyor. Zira kendisine çocuk verilmesini isterken de, ihtiyar olduğunu, hanımının da kısır olduğunu bilmekte ve bunu zikretmektedir. Bu itibarla kendisine çocuk verileceği müjdesini garip karşılaması mümkün değildir.

[9] Meryem,9