Dolar (USD)
31.02
Euro (EUR)
33.58
Gram Altın
2020.65
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

25 Kasım 2023

Filistin meselesi bir doğuşun anahtarı olacak

Filistin, Kudüs, Mescidi Aksa meselesi uzun yıllardır varolagelmiş bir problem olarak devam ediyor. Fakat son günlerde yaşanan çatışmalar dünya gündeminde önemli bir yer edinmiş durumda. Meseleye çok farklı açılardan bakılması mümkün olmakla birlikte, bu yazıda konunun daha farklı bir yönüne bakacağız.

Öncelikle, gerçek bir meşru neden olmadığı sürece insanın insanı öldürmesinin kabul edilebilir yanı yok. Savaşın bile bir hukuki zemini var, en ağır şartları içeren savaş halinde bile savaş hukuku sınırlarının aşılmasına müsamaha gösterilmemesi gerekiyor. Bu yönüyle meseleye bakınca, Filistin’de yaşananların çok vahim boyutta olduğu apaçık ortada.

Mağdurlar çok fazla, Filistinli çocuklar, yaşlılar, kadınlar, savunmasızlar tamamen mağdur. Savaşı ve kan dökülmesini desteklemeyen çok ciddi sayıda Yahudi toplumu mensubu var, bunlar da mağdur. Her iki tarafın da rehineleri var, bu rehineler ve yakınları da mağdur. İnsani değerlerine saygı bekleyen dünya üzerinde milyonlarca insan var, bunlar da mağdur. Bütün bu mağdurların ortak/birlikte hareket etmesini sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesi lazım ki, doğru bir sonuca ulaşılabilsin. Ortak eylem ve ortak söylem geliştirilirse kamuoyu baskısı artacaktır. Farklı ülkelerin değişik hassasiyetleri var bu konuda, anılan hassasiyetleri de iyi analiz ederek onların da desteğinin alınabilir olduğunu düşünüyorum.

Bunun yanında konunun İslam ülkelerinin halklarına bakan bir yönü de var mı, evet kesinlikle var. O da nedir, bu halkları temsil edecek, halklar ile birlikte devletleri de bir şekilde ortak hareket etmeye zorlayacak aktif ve etkili çalışan bir temsil kurumu ve temsilciye ihtiyaç var. Sahipsiz kalmışlıktan çıkıp, “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin” emrini yerine getirmeyi sağlayacak uygun bir modelleme yapılmasının zamanı geldi artık.

Bir asırlık sancının, çekilen acıların, sabrın, gözümün nuru, canımın içi dedikleri halde insanların kaybettiği sevdiklerinin mutlaka dünyada da ahirette de bir karşılığı olacaktır. Bu süreç, dünya tarihinde yeni bir güneşin doğmasına veya güneşin yeniden en parlak şekilde doğmasına neden olacaktır. Bu ve benzeri sorunları çözmek için ortak hareket edilmesinden başka bir yol olmadığını gören devletler tek çıkışın, eylem ve söylemde birlikte hareket edilmesi ile güç birliği oluşturmaktan geçtiğini zamanla görmek zorunda kalıyorlar. Adım adım, insanlık, insan onuruna yakışırlığı bulunmayan bu küreselci sistemden çıkışın yol haritasını oluşturmak zorunda olduğunu görüyor ve gereğini yapıyor artık. Çok uzun yıllar planlaması yapılmış, önemli bir gücü elde etmiş olan mevcut sistem ve bunun sahipleri elbette bu değişime ve dönüşüme karşı direnecektir. Fakat, insanlık tarihinin en parlak medeniyetinin ihyası ve inşası için yola çıkanlar, insan olmanın gereği olan insanî söylemi ve eylemi hayata geçirdikçe ve en önemlisi de söylem ile eylem birlikteliğini sağladığı sürece güçlenecek ve güçlenmeye devam ettikçe de karşısındaki şer ittifakına galip olmayı başaracaktır. Önemli olan bu süreci yürütecek kurumsal ve kişisel kapasitenin elde edilmesi ve ehil ellerde, doğru yönetilmesidir aslında.

İnsanlık tarihi hep bu hak ve batıl mücadelesi ile geçmiştir. Şimdi de bu mücadelenin bir diğer versiyonu ile karşı karşıyayız. Bâtılın, zulmün, haksızlığın yanında duranlar ile kendini bunun yanında durmaya mecbur hissedenler hüsrandadır. Hakkı hakkıyla söyleyen, yaşayan ve yaşatan sistemi kuranlar geleceğe umutla bakanlar ve onu kuranlar olacaklar. Şu gerçeği gözardı etmeyelim lütfen, ortadaki sorun sadece müslümanların sorunu değil, ondan daha büyük bir şekilde bu sorun, insanlığın sorunu aslında. İnsan onuruna yakışır, insanlığın isterlerine uygun bir medeniyet modellemesi yapılmasına olan ihtiyacın ifade edilmesi veya bu beklentinin karşılanması için hep birlikte çalışma sorunu var. İnsanlık hakiki adalete her zamankinden çok daha fazla muhtaç durumda. Aranan, özlenen, insan ve insanî değerler odaklı yüksek bir medeniyet ve bu medeniyetin öğretileri.

Ben inanıyorum ki, Filistin meselesi bu sorunun çözülmesinin anahtarı olarak dünya tarihine geçecek…Bu zor bir hedef, ancak bir yerden başlamak lazım.