Dolar (USD)
32.51
Euro (EUR)
34.57
Gram Altın
2490.47
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

25 Nisan 2023

Gerçek yiğitlik

Kişinin haz alma duygusunu engelleyen her türlü durum, olay ya da kişiye karşı geliştirdiği bir his olarak tarif edilen öfke insanda doğuştan var olan ve kontrol altına alınabilen bir duygudur. Duygu ve davranışları ile toplumda uyum içinde yaşaması gereken insanın hayatında karşılaştığı olaylar ve davranışlar onun hayatını yönlendirir ve şekillendirir. İnsanın kendini iyi veya kötü hissetmesi ihtiyaçlarının karşılanması ile doğru orantılıdır. İşte öfke de bu olumsuz duygulardan biridir.

Yerinde kullanıldığında faydalı, kontrol altına alınamadığında zararlı olan öfkeyi yok etmeyi değil, onu kontrol altına almayı öğütleyen dinimiz “Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân; 134) ayeti kerimesiyle ve “Yiğit, güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olan kimsedir”(Buhari, Edep, 1102; Müslim, Birr, 106-1108) hadisiyle öfkeye hâkim olmanın önemine dikkat çeker.

Öfke, insanı bir anda yıpratıp tüketen, aklı baştan gideren, gönlü perdeleyen, dengeyi bozan ve insanı cinnete kadar sürükleyen bir duygudur. Öfke, kin, intikam, hakaret, kavga ve cinayet gibi kötülükleri besler. “Dikkat edin! Öfke Âdemoğlunun kalbinde bir ateştir. Öfkelenen kişinin gözlerinin kızardığını, boyun damarlarının şiştiğini görmez misiniz? Kim, öfkelenmeye başladığını hissederse, hemen otursun veya yatsın!” (Tirmizî, Fiten, 26/2191; İbn-i Mâce, Fiten, 18) buyuran Hz. Muhammed (s.a.v.) öfkenin zararlarını ve korunma yollarını gösterir. Saldırganlığa dönüşebilen öfkeyi pek çok insan kontrol altına alamaz ve esiri olur. Zira en önemli şeytani zaaf öfkedir. “Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır.” diye zikredilen duyguyu önleyen şey ise pozitif düşünmek, olayları hayra yorabilmek ve hoşgörü sahibi olabilmekten geçer.

Peygamberimiz (a.s) “Öfke Şeytandandır…” (Ebu Davud, Edeb, 4) buyurmuştur. Öfkeyi yenmenin ilk şartı da öfke anında “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.” diyerek o şeytandan Allah’a sığınmaktır. Bir diğer yol ise susmaktır. Çünkü öfke aklı alır ve insanın doğru düşünmesini önler. Peygamberimiz (a.s) bir sahabeye “Öfkelendiğin zaman sus” diyerek nasihatte bulunmuştur.

Öfkelenen insan öncelikle diline sahip olmalı. Öfkeli insana Peygamberimizin (a.s) tavsiyesi ise “Biriniz kızdığında ayaktaysa otursun, öfkesi geçtiyse ne âlâ, aksi takdirde yatsın!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 3/4782; Ahmed, V, 152) şeklindedir. Yine öfkelenen kişiye Peygamberimizin (a.s) bir diğer tavsiyesi ise “Öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. O hâlde biriniz öfkelendiğinde abdest alsın!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 3/4784; Ahmed, IV, 226) şeklindedir. Kur’an’ı Kerim’de müminlerin üstün nitelikleri sayılırken kızdıkları zaman bile kusurları bağışladıklarından övgüyle söz edilir.

Öfkeye hâkim olmak güzel ahlak özelliklerinden biridir. “Yiğit o kimsedir ki öfkelendiği sırada kendine hâkim olur” (Buhârî, “Edeb”, 76, 102; Müslim “Birr”, 107, 108); diye buyuran Peygamberimiz (a.s) gerçek yiğidi tarif eder. Diğer yandan ise İslam ahlâkçıları ılımlı bir öfke duygusunu “şecaat” veya “hamiyet” diye adlandırmışlar; insanın onurunu, haklarını ve değerlerini korumak için hamiyet sahibi olmasının gerekliliğini önemle vurgulamışlardır.

Allah’ım! Bizi öfkesine hâkim olanlardan eyle. Âmin.