Vakif_Katilim

30 Aralık 2020

İnsan

İnsan muhteşem bir varlık. İnsanı büyütsen kainat. kainatı küçültsen insan çıkar.

İnsanın iç aleminde. hem nefsini, aklını ve kalbini terbiye ederek melek gibi mükemmel bir insan olmanın özellikleri, duyguları ve cihazları vardır.

İnsan cani, vahşi, hırsız, zalim yalancı, her türlü günahı işleyen bir varlık da olabilir.

Bu duygu ve cihazların tamamını Allah insanlara imtihanın gereği olarak bahşetmiştir. Ancak bu duygulara kumanda eden akıldır.

İnsan aklıyla tek başına mükemmele ulaşamadığı için ona bir rehber ve program lazımdır.

Onun içindir ki: Allah insanı başı boş bırakmamış, onu talim edecek kendi cinsinden ve kolayca rehberlik yapabilecek Peygamberleri göndermiştir. Eğer Peygamberler her hallerinde çok üstün ve insanların ulaşamayacakları bir şekilde yaratılmış olsaydı, insanlara rehberlik yapmazlardı.

Peygamberlerde her insan gibi yiyip, içen, uyuyan, çalışan, yorulan, evlenen çoluk çocuk sahibi olan üzülen, azap çeken gülen, konuşan velhasıl bir insanda bulunması gereken bütün cihazlarla mücehhez olarak teçhiz edilip, bazen de gerektiği zaman mucizelerle desteklenen bir görevli olarak gönderilmişlerdir. Bir başka ifadeyle her Peygamber aynı zamanda birer öğretmendir.

Kainat mektebin de insanların derslerine çalışacak kitaba ihtiyacı vardır. Onun için Allah insanların ihtiyacına göre kitapları göndermiş ve beşer tekamül ettiğinden kainat kitabını okuyan Kur'an’ı bize büyük bir rahmet olarak hediye etmiştir.

Allah bizlere üç büyük kitabı okumamızı emrediyor. Kâinat, Peygamber ve Kur'an’ı Kerim. Bu üç kitabı birlikte okuyan ve anlayan insan günahları karşı kendini koruyabilir. Nefsine, şeytana ve günahlara karşı kolay kolay mağlup olmaz. İç aleminden gelecek tehlikeleri bertaraf eder. İç alem ne kadar güçlü olursa, dış alemden gelen bütün tehlikeler adeta kalın bir duvara çarpar. 

İnsan bütün mevcudatın zikrine ve ibadetine dahil olabilir, aynı insan bütün zerrat-ı kainatın hakkına tecavüz edebilir ve sonsuz bir cinayette işleyebilir..

İnsan hakkında kütüphaneleri dolduran kitaplarla tefsiri yazılmış ise de, İlahi bir ayet olan insandaki mana henüz bitmemiş hatta gittikçe daha da derin bir hale gelmiştir.

Allah dizginimizi elimize vermiştir. İsteyen istediği şekilde kullanabilir. Hayatın her alanında yapılan tercih için, Allah tarafından ölünceye kadar insana hürriyet ve mühlet verilmiştir.