Dolar (USD)
33.02
Euro (EUR)
35.95
Gram Altın
2548.70
BIST 100
11156.2
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

12 Nisan 2020

Kangar’ın intikamı!

Yıl 2015… Haziran sonu..

Bir Pazar sabahı… Ortaokul öğrencisi Kangar, annesi ve babasıyla birlikte, hiç de istemediği halde bir izci kampına katılmak üzere okula doğru yol almaktadır.

Bir saat sonra ise içinde, okuldan aldığı 36 ortaokul öğrencisinin bulunduğu otobüs, Levent’ten Belgrad Ormanları içindeki İzci Kampı’na gelir.

36 öğrencinin kayıt işlemleri yapılır ve ardından toplu bir hatıra fotoğrafı çektirildikten sonra kamp hayatı başlar. Zaten içine kapanık, yarı uyumsuz bir çocuk olan Kangar için günler ızdırap içinde geçer.

Son geceki şaka!

Kampın son gecesi kendi sınıfından 6 arkadaşı, onu bir şekilde razı ederek ormanın içlerine doğru gezmeye çıkarlar… Kangar bir süre sonra geri dönmek istediğini söylemeye başlar. Arkadaşları, “Korkak tavuk korkak tavuk” diye dalga geçmeye başlarlar. Ardından el şakalarıyla onu taciz ederler. Çok sinirlenen Kangar, bir ağacın dibine oturarak ağlamaya başlar.

Hakaretlerin ardı arkası kesilmez.

Ağaca bağlarlar!

Tam bu sırada içlerinden biri çantasından uzun bir halat çıkarır… Belli ki bu önceden planlanmış bir şakadır… Kangar’ı ağaca bağlarlar ve 50-60 metre öteye giderek beklemeye başlarlar…

Yarım saat sonra Belgrad ormanlarında sıkça görülen aç köpeklerden bir grup, Kangar’a doğru yaklaşmaya başlar… Köpekler, Kangar’ın etrafına serpilen yiyeceklerin ve et parçalarının kokusunu almıştır.

Aç köpekler saldırır

Köpekler, Kangar’ın etrafındaki yiyecekleri yerken Kangar vargücüyle “İmdaattt, kurtarın beni, çözün beni” diye bağırmaya başlar. Bu sesten ürken köpekler ona doğru havlayarak yaklaşır. Arkadaşları hâlâ kahkahalar atarak olanları seyretmektedir..

O da ne… Köpeklerden biri aniden Kangar’ın ayağına atılır… Bunu diğerleri takip eder. Orasını burasını ısırmaya, pençe atmaya başlamışlardır… Arkadaşları hiç beklemedikleri bu gelişme karşısında donakalmıştır. Hiçbir şey yapamazlar. Kangar’ın bağırıp çağırmaları fayda vermez. Vahşi köpekler, onu adeta yemeğe başlamıştır.

Güç bela kurtarırlar

Kangar, elleri ve ayaklarıyla köpekleri uzaklaştırmaya çalışırken, bağırış çağırışları ve köpeklerin havlamalarını duyan kamp yöneticileri olay yerine gelir ve çocuğu güçlükle kurtarırlar…

Hemen hastaneye kaldırılan Kangar, şuurunu kaybetmiştir. Her tarafı yara bere içindedir… Hayaları bile zarar görmüştür… Aylar süren tedavi ve ameliyatların ardından ancak kendine gelir.. Ama o gece yaşananları hiçbir zaman unutmayacaktır. Uzun yıllara dayanan bir plan yapmıştır kafasında..

Özel davetiye gönderir!

30 yıl sonra… Yıl 2045… Yıllar evvel yaşadığı kâbus dolu geceden kalan kötü miras yüzünden evlenemeyen Kangar, artık ailesinden kalan yüklü bir mirasla ünlü bir işadamı olmuştur. Bir gün o korkunç gecenin yaşandığı İzci Kampı’nın kira ilanını görür. Orayı en yüksek ücretle kiralar… Altı ay içinde bir köpek çiftliği kurar… Süs köpekleri, Çoban köpekleri ve ev köpeklerinin yanı sıra eğitilmek için getirilen vahşi köpek cinsleri vardır çiftlikte.

Artık Kangar planının uygulanma vaktinin geldiğine karar verir.

O gece kendisine kâbus yaşatan 6 arkadaşına, Köpek Çiftliği açılışı için süslü davetiyeler gönderir. Uçak biletleri, eşleriyle kalacakları otelin rezervasyonları ve 2 bin dolarlık çekle birlikte…

Köpek Çiftliği açılışı

Gün gelir açılış yapılır… Kangar, okul arkadaşlarına çiftliğini gezdirir… Ama hiçbirinin birazdan yaşanacaklardan haberi yoktur… Evcil köpeklerin kafesleri gezildikten sonra sıra vahşi köpeklerin olduğu bölüme gelmiştir…

Kangar, “Güvenlidir korkacak bir şey yok” diyerek 6 arkadaşını eşleriyle birlikte o bölgeye yönlendirir. Hepsi vahşi köpeklerin olduğu bölgeye girer. Bölgenin çevresi 2 metre yüksekliğindeki tel duvarla çevrilidir.

Kangar’ın plânı işliyor!

Giriş tamamlandıktan sonra Kangar, bölmenin kapısını kapatır ve kimseye çaktırmadan ortalıktan kaybolur. 6 kişi ve eşleri, 2 metrelik tellerle kapatılan geniş kafes bölmelerin içinde kalırlar… Farklı farklı bölmelerin içindeki vahşi köpekleri izlemeye koyulurlar, hiçbiri Kangar’ın yokluğunu fark etmemiştir. Oysa güvenli değildir orası. Kangar daha önceden o bölmelerin kapak kilitlerini açık bırakmıştır. Aniden havlama sesleri duyulur… Onlarca Rotweiller, Great Dane, Boxer, Pitbull Terrier, Cane Corso ve Doberman cinsi köpekler, bölmelerinden vahşi hırıltılarla bunların üzerine doğru gelmektedir…

Ormandaki vahşet!

Ertesi gün gazeteler şunu yazar:

“ORMANDA VAHŞET.. Yeni açılan köpek çiftliğindeki vahşi köpekler, eşleriyle birlikte çiftliğe gezmeye giden 12 kişiyi parçalayarak öldürdü…

Çiftliğin sahibi Kangar bulunamadı.”

Tabii ki bulunamaz… Zira, Kangar özel küçük uçağı ile çoktan ülkeden ayrılmış, Ege Denizi’nde daha önceden aldığı ıssız ve küçük bir adaya gitmiştir…

İnternet üzerinden haberleri büyük bir keyifle okumaktadır…

NOT: Yukarıda okuduğunuz metin, benim (Süleyman Karakulluk) yarı-profesyonel anlamda ilk kısa hikayemdir. Bu hikayemi öyle tasarlardım ki, ileride roman haline getirebilirim. Senaristler de senaryo haline dönüştürebilir. Kısmet artık… Ama önce gelecek olumlu veya olumsuz tepkileri gözlemem gerekiyor. Düşüncelerinizi [email protected] adresine gönderirseniz çok memnun olurum.

 
VF kat sağ