Vakif_Katilim

09 Ocak 2021

​Kırık mermer parçaları

20 Ocak’ta ABD Başkanlığı’nı devralacak olan Joe Biden, ABD Kongresi’ne baskın yapan Trump taraftarlarını “yerli terörist” ilan etti. Peki, ABD Başkan Yardımcısı olarak 2016 yılının Ağustos ayında TBMM’yi ziyaretinde kendisine hediye edilen kırık mermer parçalarını hatırlıyor mudur?

ABD Kongresi’ni basan göstericiler terörist oluyor da, Türkiye’nin Meclis Binasını F 16’larla bombalayan FETÖ’cü hainler terörist olmuyor mu? ABD bu teröristleri besleyip barındırmıyor mu? Joe Biden, TBMM’nin bombalarla parçalanan kırık mermer parçalarını ne yaptı acaba? Kongre baskınında hatırına gelmiş midir?

15 Temmuz darbe girişimi sırasında ABD’nin İncirlik üssünden kalkan tanker uçaklar darbecilerin kullandığı F 16’lara 20’den fazla sorti ile yakıt ikmali yapmıştı. O dönemde ABD’nin Ankara Büyükelçisi bir müstemleke valisinden farkı olmayan John Bass’tı.

Darbeyi, F. Gülen dolayısıyla ABD adına yöneten sivil imam Adil Öksüz Akıncı üssünden kaçar kaçmaz ilk olarak ABD Büyükelçiliği’ni telefonla aramıştı. Peki, Adil Öksüz’ü dokunulmazlığı olan diplomatik bir araçla Türkiye dışına kim çıkarmıştı?

***

Adım attığı her yerde karışıklık çıkaran ABD’nin küstah büyükelçisi John Bass, 2017’nin onuncu ayında Türkiye’den ayrılıp Afganistan’a giderken “9,5 aydır Türkiye’de terör saldırısı yaşanmıyor. Bu İŞİD vazgeçtiği için değil, işbirliğimizin sonucudur” yorumunu yapmıştı. Sırf bu sözler bile terörü kimin yönetip yönlendirdiğini açıklamaya yetiyordu.

Türkiye, ABD’nin darbe ile bağlantılı isimlerini deşifre ettikçe John Bass’tan da çok sert tepkiler gelmişti. ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan FETÖ’nün tescilli adamı Metin Topuz’un gözaltına alınması üzerine ABD’nin Ankara Büyükelçiliği bir Pazar akşamı açıklama yaparak vize hizmetlerinin askıya alındığını duyurmuştu. Metin Topuz, casusluk ve FETÖ’ye yardım suçlaması ile yargılandığı davada 8 yıl 9 ay ceza aldı.

John Bass’ın Türkiye düşmanlığı Türkiye’den ayrıldıktan sonra da devam etti. Onun ABD’nin Afganistan Büyükelçisi olmasından sonra Afganistan’dan Türkiye’ye doğru yoğun bir göçmen akını başladı. John Bass’ı araştırırsanız altından mutlaka bir çapanoğlu çıkacaktır. Tıpkı rahmetli Abdurrahim Karakoç’un dediği gibi:

İlim adamıyım der, araştır mason çıkar.

Dört makale yazmışsa dördü de fason çıkar.

Hele bir araştır bak aslını-astarını

Büyük dedesi Yorgi, babası Mişon çıkar.

***

İstihbarat servislerinin alttan alta çalışması sonucu başlatılan Arap Baharı, ABD’nin İslam ülkelerinde kaos çıkarma, bölüp parçalama, istikrarı bozma operasyonunun adıydı. 11 Eylül saldırılarını bahane ederek Afganistan ve Irak’a girip perişan ettiler; binlerce Müslümanı katlettiler. DEAŞ ve YPG’yi kullanarak Suriye’yi parçaladılar. 15 Temmuz’da tam da sıra Türkiye’yi bölüp parçalamaya gelmişti ki, inançlı insanlar imanlı göğüslerini siper ederek Gülen kılıklı ABD darbesini önledi.

15 Temmuz’dan sonra da Türkiye’de çok şey değişti. Suriye’deki piyonları ile ABD’nin Akdeniz’e doğru uzanan bir devletçik kurması önlendi. ABD casusu Hafter’in Libya’ya hâkim olması engellendi. Doğu Akdeniz’de 20 yılda kurulan tezgâh bozuldu. Peki ABD ne yaptı? Kıbrıs Rum Kesimi’ne silah ambargosunu kaldırdı, şimdi de güneyde üs kuruyor.

Türkiye, kendisini dışlamaya çalışan dünya jandarmasına son büyük darbeyi Kafkaslar’da vurdu. Yaklaşık 130 yıldır Müslüman Türk’ün aleyhine kullanılan batı uşağı Ermeniler, hak ettikleri usulle terbiye edildiler. Şimdi ABD’nin karıştırdığı İslam dünyasının farklı bölgelerinde adalet ve sükuneti hâkim kılma zamanı. Balkanlar, Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu’da savaş yerine barışı, kargaşa yerine sulhu, kavga yerine kardeşliği hayata geçirmek artık barışın sembol devleti Türkiye’ye düşüyor.