Dolar (USD)
33.02
Euro (EUR)
35.95
Gram Altın
2548.70
BIST 100
11156.2
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

02 Kasım 2019

Küfür milleti

Bu ifade yüce kitabımız Kur’an da zikredilerek ümmetin uyanık olması tavsiye ediliyor. Ama meydanda ümmet kalmayınca Müslümanların bugün yoğun bir şekilde yaşadığı zillete tahammül etmesi gibi bir gerçeklik var önümüzde.

Küfür milletinin İçimizde bulunan uzantıları birlik ve bütünlüğümüze kast etse de bu böyle elbette devam etmez.

Etmesi ilahi şeriata aykırı

Amma velakin bizler hiç elimizi taşın altına sokmadan sadece beklemeyi tercih edenlerden olursak hesabın hasbi olduğu günde büyük mahcubiyet yaşarız.

Şu dünyanın hali pür melali ümmeti uyandırmaya yetmiyorsa ört ki ölem dememiz gerekirken oyunda oynaşta hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama gafletinde bulunmayalım bari.

Kafir bence kendi misyonuna uygun olarak yaşadığı için kınamak yerine onlardan belki de ders almak durumunda olmalıyız. Şu gavurlar koalisyonunun samimiyetine bir bakar mısınız? Her biri bir yerden zayıf yerlerimizi incelterek yaramızı derinleştirmekle meşgul.

Arada bir verdikleri narkozun etkisi ile ümmetin düşürüldüğü gayya kuyusundan kendini çıkarması ancak Rabbimizin inayeti ile mümkün olabilir.

Doğu, batı, kuzey, güney dört tarafımız çevrilmiş. Kurtarıcı sanılan eller birer yılana dönüşerek birlik hamurumuz iyice ekşitilmiş. Adı İslam olan devletler başlarına musallat edilen kukla odunlar tarafında idare edildiği sürece birlik ve bütünlük hayalimiz sadece bir ütopya.

Son Barış Pınarı Harekâtımız aslında her şeyi açık seçik gösterdi ama ne yapılabilir ki? Dindaşımız ülkelerin başlarına musallat edilen bu odunlarla konuşmak, anlaşmak ve çözüm üretmek deveye hendek atlatmaktan daha zor.

Aslında dünya zindeleri şunu çok iyi anlayıp projelerini uygulamaya koyarken taşları öyle bir şekilde sağlamlaştırıp işi garantilemişler ki, bu düğümü çözme gücü olan Osmanlı dedelerimizden işe başlamışlar.

Yakın tarihin bize kızıl sultan olarak lanse ettiği cennetmekân Abdülhamit han hazretlerini hallederek meseleyi büyük ölçüde kendi lehlerine olgunlaştırıp son voleyi de cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında vurarak bu asil milleti bir günde dininden dilinden ve hatta milliyetinden kopartıp ulu çınarımız ters yüz edilerek köklerinden kurutulmuş. Bir günde cahil dinsiz ve imansız hale getirilmemiz planlanmış.

Şimdi azda olsa kalan yeşil dallarımızı kurutma peşindeler.

Ne de olsa milletimizin cemaziyelinde kalleşlik arkadan vurma yok olduğu gibi zillete düşme ve kukla odunlarla uzun süre idare edilebilme şerefsizliği de yok.

İyi ki yok. Ekmeksiz yaşamaya razı ama dinsiz milliyetsiz ve cibilliyetsiz yaşamaya her ne şartta olursa olsun razı olmadığı gibi bu şerefsizliğe kalkışanların azı dişlerini dökecek sağlam çelik bilyeler olarak direnmeyi de hep göstermiş.

En sondan başlarsak barış pınarı, zeytin dalı, fırat kalkanı ve 15 temmuz…..

Kansızlar mal bulmuş mağribiciler, cukkacılar ve durumdan vazife çıkarıcıların çoğunlukta olduğu bu günlerde bu milletin yaşını başını almış sıradan bir ferdi olarak kalan ömrümü milletimin ve devletimin uğruna feda etmeye hazır olduğumu itiraf etmeliyim.

Küfrün tek millet olduğu gerçekliğinin tüm olumsuzluklarının yaşandığı günümüzde onu bunu suçlayarak geçirecek zamanımız yok. Birlik ve bütünlüğümüzü perçinleyerek birbirimizi kucaklayalım.

Haydi dostlar durmak yok. Yola devam. Sağdan başlayarak milletimizin her bir ferdini hiçbir ayırım gözetmeden kucaklama ve musafaha etme zamanı.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

 
VF kat sağ