Dolar (USD)
33.05
Euro (EUR)
35.87
Gram Altın
2504.86
BIST 100
10871.48
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

04 Aralık 2019

NATO veto yedi.

Bugün kuruluşunun 70. yılını kutlayan NATO, ABD’nin öncülük etmesiyle, Avrupa’nın güvenliğini sağlamak maksadıyla kurulmuştur.

II. Dünya Savaşı sırasında, ABD olmadan bilhassa Batı Avrupa’nın kendini savunamayacağı görüldü. ABD de Avrupa’da kalıcı olmanın kendisi için büyük bir kazanım olacağını biliyordu. Bu kazanımı kaçırmak istemeyen ABD, II. Dünya Savaşı’nı fırsata çevirerek NATO’nun kurulmasına öncülük etmiştir.

Dünyanın güç merkezi olan Avrupa bu savaşla çökünce artık ABD’nin ‘himayesi’ altında yer almak zorunda kalacaktı. Bilhassa gücünü arttıran ve emperyal amaçlarından vazgeçmeyen Rusya/SSCB’ye karşı Avrupa’nın güvenliğini üstlenen ABD de kabuğundan çıkıp yeni güç merkezi olarak dünyaya açılıyordu.

II. Dünya Savaşı Avrupa’yı enkazlar kıtası haline getirmişti. Askeri alandaki devasa kayıpların belki daha ağırını kentlerin yerle bir edilmesi, on milyonlarca sivilin hayatını kaybetmesi ve bir o kadarının yaralanması ile birlikte Avrupa iktisadi alanda da çökmüştü.

Avrupa’nın hem askeri hem siyasi hem de ekonomik alanda yaşadığı bu çöküş ABD için bulunmaz fırsattı. Ruslara karşı Çevreleme politikası güden ABD, Sovyetler Birliği’nden gelecek bir saldırıya karşılık oluşturduğu “Kitlesel Karşılık Doktrini” ile Avrupa’yı adeta kollarının arasına almayı başarırken, Marshall Yardımları ile Avrupa’nın iktisadi alandaki yaralarını da sarmasına da öncülük etmişti.

Aslında ABD’nin yaptıkları NATO vasıtasıyla Avrupa’da askeri vesayet, Marshall Yardımları ile de iktisadi hakimiyet kurmaktı. Netice itibariyle güvenliğiniz olmadan devlet olarak kalmanız mümkün olmamaktadır. Bir de Sovyetler gibi bir tehdide komşu iseniz güvenliğiniz her saniye ciddi tehdit altındadır.

NATO bu koşullarda kurulmuş bir örgüttü. Lakin geldiğimiz nokta, NATO’nun kendisi için hayati önem taşıdığı Fransa’nın tavrı oldukça manidardır. Çünkü Fransa Cumhurbaşkanı Macron, “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” diyerek NATO’nun artık işe yarayan bir organizasyon olmayıp üye ülkelerin omuzlarında yük olduğunu vurgulamıştır.

Öyle ki artık, “NATO’dan bizi kim kurtaracak” diyen NATO ülkeleri var. Türkiye de bu ülkelerden biri olursa şaşırmayın. Çünkü NATO tamamen ABD demek. Her yönü ile ABD’nin organizasyonuna dönüşen NATO, üyelerinin güvenliğini sağlamayacağını bizlere açık ve seçik bir şekilde gösterdi. Zaten Trump, “Daha ne zamana kadar sizin güvenliğinizi ben sağlayacağım?” çıkışıyla bilhassa Almanya ve Fransa’ya gerekeni söylemişti.

Geçtiğimiz aylarda Almanya da Fransa da “Ortak bir ordu” fikrini ortaya atmış ve bu ordunun “ABD’den gelebilecek bir saldırı için gerekli” olduğunu dile getirmişlerdi. Türkiye’de, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın, “Eğer NATO bize, kuruluş amacına uyarak destek vermeyecekse biz kendi göbeğimizi keseriz” ifadeleri ile NATO’yla (aslında ABD ile) sorunlar yaşadığını dile getiriyor.

Bugün Londra’da başlayacak olan NATO Zirvesi bu süreç ve bu açıklamaların gölgesinde yapılıyor. Kimin bu toplantılarda ne söyleyeceği önemsense de artık NATO’nun bir öneminin kalmadığını görüyoruz.

Bugün başlayan zirveye Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın damga vurması bekleniyor. Muhtemelen Başkan Erdoğan, Türkiye, üyesi olduğu NATO (ülkeleri) tarafından tehdit ediliyor diyecek ve bu iddiasını güçlü delillerle ispatlayacak da. Çünkü Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden unsurların ABD tarafından “partner” olarak ilan edilmesine bütün dünya ile birlikte bizler de şahitlik ediyoruz.

Bu NATO son dönemine girmiştir. Devletler artık daha lokal paktlar oluşturacaktır. Bu yeni düzende ABD gibi efendi devlet ve teb’a devletleri olmayacak. Dünya karşılıklı menfaatlere dayalı örgütlenmelere doğru gidiyor. Bölgesel merkezler ve paktlar olacak. Elbette büyük organizasyonlar da olacak, lakin etkin olan asıl organizasyon bölgesel örgütlenmelerdir.

Londra Zirvesi nasıl geçerse geçsin NATO için artık sona doğru gelindiğine inanıyorum.

NATO üye ülkelerden VETO yemiştir.

 
VF kat sağ