Dolar (USD)
31.02
Euro (EUR)
33.57
Gram Altın
2021.11
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

27 Kasım 2023

​Öğretmenler ne iş yapar?

Burada mevzuat üzerinden sıkıcı ve kalıp cümlelerle bir görev tanımlaması yapmayacağım. Öğretmenlerin ne iş yaptığı hem mesleki olarak hem de 657’ye bağlı devlet memuru olarak mevzuatta ayrıntılarıyla var. Resmî işleri merak edenler bakabilir. Burada daha çok sahada neler oluyor ona bakalım. Kutsallık atfedilen öğretmenlik mesleğine dair neler biliyoruz, öğretmenler neler yapıyor, birlikte düşünelim. Duygusallığa kapılmadan gerçekçi bir gözle gözlem yapalım. Ne abartılı övgü ne de haksız yergi yapalım. Durum tespitini yaşadıklarımız üzerinden yapalım. Peki, buyurun o zaman.

Öğretmenler bir eğitim-öğretim döneminde (Eylül-Haziran) görev yaparlar ve temmuzdan itibaren yaz tatiline başlarlar. Üç ay tatil yok. İki ay, burada öğretmenler bazı resmî görevler için okula gelebilir. Kimisi de kurslarda görev alır, almak zorunda olduğu için. Çünkü çalışması gerekir. Tatil yapmaya maddi imkânı yoktur. Az da olsa maddî kazançtır bu. Şimdi niçin hemen böyle bir konuyla başladığımı düşünen olabilir. Çünkü en çok bu konuyla gündeme gelir öğretmenler. Neymiş, üç ay tatil! Yok öyle bir tatil!

Öğretmenlerin çalıştığı yere ve branşına göre yaptığı işler değişir. Okul öncesinden liseye örgün eğitimde ve farklı yaş gruplarında olmak üzere yaygın eğitimde farklı seviyelerde öğrencilerle muhatap olan öğretmenlerin işi oldukça ağırdır.

Köy öğretmeni iseniz yaptığınız işler değişir, şehirde iseniz sizi daha farklı işler bekler. Köydeki öğretmen soba da yakar, odun da keser, boya badana da yapar, temizlik de yapar. Öğrencilerinin saçını da tarar. Saymakla bitmez. Çok ayrıntıya girerek konuyu sıkıcı ve abartılı hâle getirmek istemiyorum. Zira konu hassas. Şöyle bir göz atalım.

Toplantılar, yıllık planlar, günlük planlar, OGYE ve TKY çalışmaları, nöbetler, panolar, sınav görevleri, tören, kutlama vb. programlar, dosyalar, öğrenci tanıma fişleri, sosyal kulüp çalışmaları ve toplantıları, veli toplantıları, okul aile birliği çalışmaları, rehberlik çalışmaları, anketler, raporlar…

Pansiyonlu okulda iseniz nöbetler, etütler, banyo, hastalık, aileden ayrılık sendromu, koğuş ve oda düzeni gibi işlerle uğraşırsınız. Pansiyona alınan mallarla ilgili sorumluluklar, ihaleler… Hastalanan öğrenci varsa ona refakat etmek, disiplinlik durum varsa uğraşmak. Kavga olmuşsa, bir de iş polise intikal etmişse mahkemeye kadar yolunuz var. Var da var!

Okul ortamı başlı başına öğretmene sorumluluk yüklüyor. Teneffüslerde bile dinlenme yok. Çocukların şikâyetleri, soruları, okula gelen velilerin talepleri dinlenir. Kavga edenler yatıştırılır, kafası gözü yarılanlar pansuman edilir. Daha ağır durum varsa ambulansla hastaneye gidilir. Öğrencilerin kılık kıyafetine bakılır. Nöbetçi öğretmen iseniz akşama kadar ayakta kalırsınız. Asayişi sağlarsınız. Temizlikten ısınmaya birçok işe bakarsınız.

Okulda asıl iş akademik yönden yapılan çalışmalara göre şekillenir. Velilerin beklentileri de bu yöndedir. Dolayısıyla testler hazırlanacak, değerlendirmeler yapılacak ve bunlar raporlaştırılacak. Ortak sınavlara hazırlıklar yapılacak. Kaprisli müdürlerin talepleri yerine getirilecek. Bazen de onlarla stratejik savaşlar yapılacak.

Öğretmenlerin müdüre, müdür yardımcısına, velilere, öğrencilere ve topluma karşı birçok sorumluluğu vardır. Öğrencileri her alanda yetiştirmeniz beklenir. Onları akademik ve sosyal yönden hazırlamak öğretmenlere düşer. Öğrencilerin evlerine bile gidilip hâl hatır sorulur. Okula gelmeyen öğrencileri okula gelmeleri için ikna görevi de öğretmene düşer. Okulun bazı ihtiyaçları için para toplama işi de vardır. Taşımalı öğrencileri sabah servisten inerken sayıp kontrol edersiniz, öğle yemeğinde başlarında bulunursunuz. Okul çıkışlarında da servislerine bindirirsiniz.

Sosyal yönden de hazırlık gerekir. Belirli Gün ve Haftalar ile ilgili program hazırlamak zorundasınız. Bu programlara öğrenci bulma işi de size ait. Panolar için yazı ve şiirler bulmak, panoya asmak da öğretmenin işidir. Programlarda sunucu olursunuz. Gece gündüz çalışırsınız. Geziler düzenlersiniz. Öğrencilere gözünüz gibi bakmak zorundasınız. Her şey çocukların başarısı ve mutluluğu içindir. Bir teşekkür edilirse mutlu olursunuz.

Öğretmenlik mesleği sadece okulla sınırlı kalmıyor. Geleceği emanet edeceğiniz nesli siz yetiştiriyorsunuz. Her bakımdan sorumlu hissediyorsunuz kendini. Devlet okullarındaki sorumluluk ile özel okullardaki sorumluluk da farklıdır. Velilerin beklentileri de değişiyor. Öğrencilerin davranışları da farklı. Öğretmenin süper kahraman olması isteniliyor. Elinde sihirli değnek olacak öğretmenin. Dokunduğunda çalışmayan öğrenci çalışacak, yaramazlık yapan öğrenci akıllanacak. Hatta öğrencinin düzenli beslenmesi bile öğretmenden beklenir. Öğretmen özel okullarda az ücretle çok iş üretmek zorundadır. Öğrencinin birçok hakkı vardır ama öğretmenin sadece vereceği hizmeti vardır. Başarıya odaklanan bir modelde yarışmacıları motive eder öğretmen. Kaybettiyse vay hâline! Tüm eleştiri oklarına maruz kalır.

Öğretmenlerin ne iş yaptığı saymakla bitmez. Ne iş yapmaz desek daha kolay cevap veririz. Okulun sorunlarını, öğrencilerin her türlü ihtiyaçlarını, velilerin beklentilerini, müdürün vereceği diğer işleri uhdesine alan öğretmenin ne iş yaptığını nasıl anlatalım? En iyisi öğretmenleri anlamaya çalışalım. Onların kutsal iş yaptığını bir tarafa bırakıp öğretmenin sorununu çözmeye çalışalım. Öğretmenler gülsün, okula giderken gergin gitmesinler. Öğretmenleri gülmeyen bir toplumun çocukları ağlamaya mahkûmdur.