Dolar (USD)
32.59
Euro (EUR)
34.79
Gram Altın
2497.27
BIST 100
9453.71
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

02 Mart 2024

Öldüren virüs

Değerli okurlarım insanlık tarihi boyunca var olan virüsler zaman zaman pandemilere yol açarak toplu ölümlere sebep olmuştur.

Yakın geçmişte yaşadığımız pandemide milyonlarca insanımız covid virüsünün pençesinde ya yaşam mücadelesi vermiş, ya da bu mücadelede başarılı olamayarak dünyasını değiştirmiştir.

Benim bugün bahsedeceğim virüsün covidden daha beter ve korkutucu, öldürücü olduğunu düşünüyorum.

Covid solunun yolu ile insandan insana bulaşıp insan vücudunda kendine bir yer edindiğinde, eğer kişinin bağışıklık gücü zayıfsa kısa sürede çoğalarak özellikle akciğerler yanı havadan aldığımız oksijenin kullanım yerini tutarak musallat olduğu kişinin oksijensiz kalmasına sebep olup adeta boğarak öldürüyordu.

Bu korkutucu yüzünden olsa gerek bugün bile, virüsün gücü zayıfladığı halde bir kısım insanlarımız hala topku taşımada ve dışarda maske takma ihtiyacını hissediyor.

Değerli okurlarım şimdi bahsedeceğim virüste insandan insana bulaşıyor ama solunun yolunu kullanarak bulaş oluşturmuyor. Direkt beyinlere musallat olup özellikle duygu, düşünce, akletme ve insani duyguları dumura uğratıp kişileri mankurtlaştırıyor.

Bu virüs beynimizde CEO görevi yapan beyin kabuğunun ön bölgelerini etkileyerek kişinin sağlıklı düşünmesini de engelliyor.

Kısaca virüs kişiyi eşrefli olmaktan çıkartarak esfele doğru savuruyor ve olanlarda zaten bu savrulmadan sonra oluyor.

Beyni bu virüsle dumura uğramışların en bariz bulgusu akletme yetilerini yitirerek zekanın dümen suyuna düşüp savruldukça savrulmalarına rağmen içine düştükleri gayya çukurunu fark edememeleri.

Virüs hafıza fakültelerine de sirayet ettiği için kişiyi balık hafızalı insan haline getirerek geçmişi ile ilgili bağını da kopartıyor.

Virüsün başka hünerleri de var.

Akıl süzgecini etkisiz hale getirmek. Akıl süzgecinden yoksun süper zeka bir kişinin yapabileceği kötülükleri düşünmek bile istemiyorum.

Özellikle seçim süreçlerinde bu virüs endemik olarak toplumumuzda ciddi tahribatlara yol açıyor. Virüsün ana beslenme kaynağı yalan. Yalanın bini bir para olunca çok kişi bilerek veya bilmeyerek bu virüsün sarmalında savruldukça savruluyor.

İsmini merak edenler için söylüyorum, siyaset virüsü.

Virüs insana bulaşır bulaşmaz kişiyi derhal siyahlaştırıp zifir hale getirince puslu havayı seven aç kurtların yemi haline geliveriyor insan ve asıl olanlar da bundan sonra oluyor.

Seçimlere bir aydan daha az bir süre kaldı. Virüs bu hızla yayılmaya devam ederse korkarım ki seçimlerden sonra da etkisini devam ettirecek.

Gazze’nin masum insanlarını katleden gözü dönmüş kasabın yaptıkları nasıl yanına kar kalmayacaksa, siyaset virüsünü insanlarımıza bulaştıran zalimlerin yaptıkları da yanlarına kar kalmayacak.

Er ya da geç hak yerini bulacak ama bu arada ölenler olmasa ve olmaz dediğimiz olanlar olmasa.

Değerli okurlarım siz siz olun ve onun bunun dolduruşuna gelmeyin. Allah aklı vermiş fikir vermiş ve düşünmeyi akletmeyi salık vermiş. İki kulak bir dil vererek aslında iki ölçüp bir biçmeyi tavsiye etmiş.

İnsan olmanın aynı zamanda noksanlık olduğu bilinci ile hareket etmek gerekiyor. Hatasız kul olmaz diyen Orhan baba çok haklı ve her an bizzat yaşanmışlıklarla görüyoruz.

Görsel ve dijital medyada her gördüğümüz sakallıya dede demeyelim. Allanıp pullanarak makyajlanmış her bilgiye balıklama atlamayalım. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz ata sözümüzü kulaklarımıza küpe yapalım.

En önemlisi de kökü dışarda trollerin ve piarcıların tuzağına düşmemek için kılı kırk yararak hareket edip, ne kafa göz yaralım ne de kafamızın gözümüzün yaralanmasına müsaade etmeyelim.

Puslu havayı seven puştlar içimizde ve bizden görünerek münafıklıklarını gizlemeye çalışıyorlar. Özellikle sosyal medyanın soysuzları ve arsızları akla zarar paylaşımlar yaparak top çeviriyor. Tuzaklarına düşerek onların kirli emellerine alet olmayalım.

Bu zalim güruha karşı en iyi mücadele üç maymun oyunu. Bu oyunu pek sevmesem de bu arsızlar için bu oyunun yararlı olduğunu düşünüyorum.

Aslında gören için her şey açık seçik meydanda. Kim kiminle ne işler çeviriyor malum. Beyni virüsle dumura uğramış olanların ağzından çıkanı kulakları duymadığı için söylemlerinden ne mal oldukları anlaşılıyor.

Laf ebelerinin icraat karneleri genellikle zayıf olur. Ağzı laf yapar ama icraat tın tın. Çünkü siyaset virüsü sağlıklı düşünme merkezini harap etmiştir ve kişi ne söylediğinin farkında bile değildir.

Seçim gününe kadar daha çok garabetler görecek ve pes diyeceğimiz çok olmazlarla karşılaşacak ve hatta küçük dillerimizi bile yutma tehlikesine maruz kalacağız.

Hayatı boyunca hiç yalan söylemediğini söylerken bile yalan söyleyenleri göreceğiz.

Bu virüs insanları öldürmese de insanlığı öldürerek birlik ve bütünlüğümüzü iğfal etmeye devam edecek gibi.

Aman dikkat, aman dikkat.