Dolar (USD)
32.87
Euro (EUR)
35.68
Gram Altın
2554.04
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

26 Haziran 2024

​Örtülü soykırım

"Bir emirler ve yasaklar ağı ile kuşatılmış; bir sistemin parçalarıyız. Ferde kılavuzluk eden gönül değil, kendi dışında bir kafa. Bir işletmeye giren herkes ruhunu vestiyere bırakıyor.

Baba ocağından kovuldu insanlar. Ya sokağa döküldüler, ya gecekondulara sığınmak zorunda kaldılar.

Aile topluluğu çöktü, ev diye bir şey kalmadı. Kadınlar pazarda iş aramağa başladılar. Feminizm, eskiden hayatını evinde kazanan kadınlara pazarlarda iş bulma davasıdır." diyor, merhum Cemil MERİÇ, Bir Facianın Hikâyesi’nde…

Kentleşiyoruz…

“Kentsel dönüşüm” sosyal dönüşüm, kültürel dönüşüm, ahlaki dönüşüm…

Yani başkalaşım…

Şehirler, kimliksizleştiriliyor, ruhsuzlaştırılıyor.

Çarşı-pazarlar kaybedildi…

Çarşı-pazarın yerini gulyabani AVM’ler almakta…

Zincir marketlere zincirlendi insancıklar: Bir halkadan ibaret

Bankaların gönüllü köleleriyiz.

“Öde öde bitmez…”

Planlı çarpıklaşmanın arasında değerler vıcık vıcık.

Sokağımız, komşumuz, ailemiz kentleşmeye kurban veriliyor.

Cumbalı odaların yerini bir atı birler alıyor.

Bireyleşmenin dip noktası…

Üst üste odacıklar…

Buralarda hayata tutunmaya çalışan bir toplumun ruh dünyası; bunalımlardayım…

Bu bir art birlerde bir aile kalabilir mi?

Kalırsa, bir çocuklu, belki…

Aile yok, komşuluk yok, yatılı akraba ziyaretleri yok…

Yalnızlaşan bir yığın…

Değerleri, inançları, sosyal dokusu hükümsüzleştirilme ile karşı karşıya bir dünyada.

Küresel bir boyunduruk hazırlanıyor.

Nüfus yaşlanıyor…

Yaşlılar yalnız değil sadece çocuklar da bakıcılarda yapayalnız…

Biyolojik ebeveynler ve çocuk sahibi bakıcılar…

Alarm zilleri çoktan çalmaya başladı.

“Burnunu göstermekten utanan ninelerin” yerini göbeğini açanlar almakta.

Yaşam tarzı!...

Matbuatı kanalizasyon saçıyor:

“ 25 yıllık evliliğini bir celsede noktaladı. Yeni bir aşka yelken açtı…”

Algı bu işte!..

Kentsel dönüşümün bir verisyonu mu bu?

Aidiyet duygusunu kaybetmiş bireylerin insafına kalmış bir gelecek nasıl olacak?

Kendisi de yaralı olduğu halde kendi gömleğini yırtıp düşman askerinin yarasını saran bir milletten “canlı bombalar”ı nasıl becerdiler, müstevliler?

Örtülü soykırım:

Bilgisizleştirme, eğitimsiz, inançsız bırakma…

Nüfus planlaması, ekonomik ve siyasi ambargolar…

Nitelikli insan gücünü yok etme ya da bu güce elde edecek yol ve yöntemleri tıkama..

Her on yılda yapılan darbelerle ülkenin idarecilerini ya astılar ya sindirdiler ya da ajanlaştırdılar.

Siyasi kurumlarımızın tarihi yok, çünkü arşivi yok…

En köklü siyasi partini(CHP hariç) yaşı 25…

CHP’nin de arşivi 12 Eyül darbesiyle yok edildi.

Siyasi soykırım…

Nüfusun azalışı: soykırım…

Terör, milleti birbirine kırdırma; soykırım…

İhaneti, iftihar vesilesi yapan bir anlayışın toplumu kuşatması, nükleer silahlardan daha tehlikeli…

Gazze’deki durum fiziki olarak facia, ama ruhunu işgalcilere himmetlemişlerin durumu daha feci…

Yozlaşmanın medar-ı iftiharı, çağdaş yaşam yobazlarının Netanyahulardan var mı bir farkı?

“Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;

Ve cemiyet, cemiyet, yok eden güruhiyle...”

15 Temmuz darbe/işgal girişimi ve tüm darbeler bir soykırımdır.

Soyunan bir nesil ve soyulan bir toplum…

Çare?

Kadın yani aile…


 
VF kat sağ