Dolar (USD)
32.33
Euro (EUR)
34.43
Gram Altın
2436.49
BIST 100
9814.19
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

23 Ocak 2023

Rasmus Paludan masası / kasası

Stram Kurs partisinin kurucusu Rasmus Paludan, 21 Ocak Cumartesi günü İsveç'in başkenti Stockholm'da Türkiye Büyükelçiliğinin önünde Kur'an ı Kerim’i yakarken terör yandaşları da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’nı tehdit ediyorlardı.

Kur’an ı Kerim’i yakanla Kur’an ı Kerim’e çağdışı, köhne kitap diyenin farkı nedir?

15 Temmuz’da millete kurşun sıkan ve Cumhurbaşkanı’nı öldürmek isteyenleri “ çaycı, çorbacı, tiyatrocu” diyerek korumaya çalışanların zihin dünyaları, Paludan’la aynı değil mi?

Paludan, tehdit ediyor da “Mollalar İran’a, başörtülüler Arabistan’a” diyenler tehdit etmiyorlar mı?

17 Eylül 1961’de Menderes’i ve arkadaşlarını asanlar, cinayetlerine gerekçe olarak ezanın aslına göre okutulmasını göstermediler mi?

Şimdi de Cumhurbaşkanı’nı tehdit etmiyorlar mı?

“İrtica” kelimesini İslam ile anlamdaş kullanmıyorlar mı?

İmam Hatip okullarını kapatmak, Kur’an ı Kerim’in öğretilmesini yasaklamak Rasmus Paludancılık değil midir?

Fransa’da Charlie Hebdo'nun iğrenç karikatürlerini, Selman Rüşti’nin Şeytan Ayetleri’ni basın özgürlüğü gerekçesiyle Türkiye’de yayımlayanlar, Rasmus Paludan değilse nedirler?

Başörtülü domuz karikatürü İsveç’te mi yayımlandı?

Başörtüsü zulmüne neden alkış tutuluyor?

Darbelerin gerekçeleri tam da Rasmus Paludan’ın söyledikleri değil midir?

Sermayeyi renklendirmekle ne yapıldı?

“Yeşil Sermaye” fişleme değil midir?

Bir cumhurbaşkanı adayının, babasının sakallı, eşi ve annesinin başörtülü olması neden rejim bunalımına yol açar ki?..

***

Yıl 2023…

Gündem yine başörtüsü…

Rasmus Paludanların “rejimsel” nöbetleri nüksetti…

Ancak, “zinde güçler” yok, artık…

Anayasa değişiklik teklifi Meclis’te görüşülecek.

Kapatma davası açılır mı?..

On beş yıl önce…

Anayasa maddelerinin değişiminden yaklaşık beş ay önce…

22 Eylül 2007…

STK yönetimi olarak Ankara Adliye Sarayı’nda o günün YÖK Başkanı ve Anayasa Mahkemesi Başkanı hakkında Şapka Kanunu’na muhalefetten savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, onlara sembolik şapka göndermiştik…

***

Kılık – kıyafet serbestisi için 9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı kanunla Anayasası'nın 10 ve 42’inci maddelerinde değişiklik yapıldı.

İtiraz edildi…

5 Haziran 2008’de “Anayasa'nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek'' değişiklik iptal edildi.

Değişiklikle: ''Kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, ''(...) ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında'' ibaresi;
42. Maddeye de “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” fıkrası eklenmişti.

İptal gerekçesindeki

“Temel hedefin, ''bir kamu hizmeti niteliği bulunan yükseköğrenim hakkını kullananlar yönünden dini amaçlı örtünme serbestisi tanınması olduğunun anlaşıldığı…'' ifadesiyle,

''Dava dilekçesinde belirtilen hususların dışında, Meclis görüşmelerinde, dava konusu kuralların, üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle eğitim haklarını kullanamayan öğrencilerin sorunlarını çözme olasılığını barındırsa bile, toplumdaki kaygıların giderilmediği ve güvence taleplerine sessiz kalındığı, demokratik uzlaşma yolları dışlanarak meydan okumanın veya dayatmanın yöntem olarak benimsendiği gerekçeleriyle eleştirildiği tutanaklardan anlaşılmaktadır'' ifadesi ilginçti.

Hülasa, her ne kadar kılık kıyafet özgürlüğü deniyorsa da başörtüsüne de serbestlik getirilmek istendiği, Meclis görüşmelerindeki ifadelerden anlaşıldığından değişiklik iptal edilmişti.

Akabinde bu iptal, gerekçe gösterilerek iktidar partisine ( AK Parti) “temelli kapatma” davası açıldı.

Partiye, “Laiklik karşıtı eylemlerin (irticai faaliyetlerin) odağı olmaktan” 6’ya 5; oy çokluğuyla para cezası verildi. Eğer oylama 7’ye 4 olsaydı, Parti, temelli olarak kapatılacaktı; 1 oy farkla kapatılamadı.

***

Bu millet, The Ekonomist’te yazılan “Türkiye diktatörlüğe gidiyor.” iftirasını ilk defa duyuyor değil.

Rasmus Paludan…

Küfrün sembolü…

“Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb.”

(Ebu Leheb’in elleri kurusun, yok olsun, zaten yok oldu ya.)

Amin!..