Dolar (USD)
32.59
Euro (EUR)
34.78
Gram Altın
2497.44
BIST 100
9446.19
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

23 Eylül 2021

'Şeytan süslü gösterir!' (1)

Ebû’d-Derda, hicretten sonra Müslüman olmasına rağmen Müslümanlığıyla, dindarlığıyla dünyaya değer vermeyişiyle, ibadet hayatıyla bize örnek olan mümtaz sahabilerden bir tanesindir. Hak ve hakikati gördükten sonra “La İlahe İllallah Muhammedur Rasulullah” dedikten sonra hiçbir dünyalık madde ya da menfaati kelime-i tevhidin, hak davasının, ahiret, cennete ulaşma, Cemâlullah’a nail olma hedefinin önüne geçirmeyen bir sahabidir.

Asıl adı Uveymir b. Malik’dir. Derda adlı kızına atfen Ebû’d-Derda diye ismi meşhur olmuş, Uveymir olan adı neredeyse unutulmuştur.

Ebû’d-Derda; Medineli, tüccar, zengin, koku mağazası işleten bir zattı. Dünyevi anlamda istediği hemen her şeye ulaşabilecek maddi imkânlara sahip olan bir zattı. Ama onun hayatında en dikkat çekici hususlardan bir tanesi ağaçtan yapılmış olan bir putuna kulluğudur. Her sabah kalkınca, işine gitmeden, evinin en müstesna köşesine yerleştirmiş olduğu putunu temizler, siler gerekli saygısını gösterdikten sonra evinden çıkar işine öyle giderdi.

Cahiliye döneminden birbirlerini kardeş ilan ettikleri Abdullah b. Revaha’ya çok düşkündü. Abdullah b. Revaha, Medine'de Müslüman olduktan sonra Akabe’de Efendimiz (a.s.)’a “Sana biat edersek bize ne var?” sorusunu sorarak “Cennet var” karşılığını alıp cennete ulaşıncaya kadar Efendimiz (a.s.)’ın yanından ayrılmayan Mute’de şehit olarak hayata veda eden sahabidir. Onunla kardeşlik ilişkisi vardı. Birbirlerine kardeş diyorlardı. Dolayısıyla onu çok severdi. Ebû’d-Derda henüz Müslüman olmamıştı ama gözleri, Bedir Savaş’ından dönen ordunun içerisinde Abdullah b. Revaha’yı arıyordu. O kadar düşkündü ki onu soruyor, merak ediyor, takip ediyordu. Cahiliyedeki birbirlerini kardeş ilan etmelerinden kaynaklanan hukuk, Abdullah b. Revaha Müslüman olduktan sonra da devam etmişti. Ebû’d-Derda, Abdullah Müslüman oldu diye Abdullah'tan ilişkisini kesmemiş, Abdullah b. Revaha da Ebû’d-Derda’dan ilişkisini kesmemiş bilakis sürekli ona Allah'ı, Peygamberi, Kur'an'ı, iman hakikatlerini, tevhidi telkin etmek sureti ile Müslüman olmasına çaba göstermişti. Abdullah, “Bizim elimizle bir kişinin Müslüman olması dünya ve dünyanın içindeki her şeyden daha hayırlıdır” buyuran Hz. Peygamber (a.s.)'ın terbiyesinde yetişen muhterem insanlardandı. Abdullah b. Revaha’nın bu tebliğ, irşat ve İslam'a davet gayretleri yakın günlerde çok etkisini göstermedi. Yani Ebû’d-Derda’nın dininden döneceğine dair bir emare belirmedi.

Ebû’d-Derda, bir gün dükkânındayken Abdullah b. Revaha onun evine geldi. Evin önünde eşi ve çocukları vardı. Abdullah: “Nerede kardeşim” dedi. Ebû’d-Derda’nın eşi “Henüz gelmedi ama gelmek üzeredir” deyince Abdullah b. Revaha “İçeriye girmeme müsaade eder misiniz?” dedi.

Eşi: “Buyurun. Siz kardeşsiniz, ev sizin” dedi. Abdullah b. Revaha’yı içeriye davet etti. Abdullah b. Revaha, Ebû’d-Derda’nın yokluğunda onun evine girdi yanında bir keser getirmişti. Keserle Ebû’d-Derda’nın çok önem verdiği, sürekli tazim ettiği putuna rastgele darbeler indirmeye başladı. “Dikkat edin! Allah'la beraber tapılan, Allah'tan başka ibadet edilen her şey bâtıldır” diyerek rastgele darbeler indiriyor, yontuyordu. Evin içerisi yontulmuş ağaç parçalarıyla dolmuştu. Ebû’d-Derda’nın gelişini beklemeden çıktı gitti evden. Ebû’d-Derda’nın eşi içeriye girdi, beyninden vurulmuşa döndü, yığıldı kaldı. Ebû’d-Derda’nın çok saygı gösterdiği put darmadağın olmuştu. Ben şimdi Ebû’d-Derda’ya ne derim telaşına düştü, öylece kalakaldı. Biraz sonra Ebû’d-Derda geldi. Kapıda eşinin bu perişan halini görünce “Neyin var?” dedi. “Neden bu kadar etkilenmişsin, hasta gibisin, rahatsız gibisin” dedi. Eşi olanı anlattı. “Kardeşin yapacağını yaptı, putunu tahrip etti” dedi. Ebû’d-Derda içeriye koştu manzarayı görünce o da beyninden vurulmuşa döndü. Çünkü yaptığının doğru olduğunu düşünerek yapıyordu.

Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde yanlışları şeytanın insana süslediği, süslü gösterdiği anlatılır bize. Pek çok zaman yaptığımız yanlışlara bir meşruiyet kılıfı geçirdikten sonra bu yanlışı işlemeye devam ederiz.