TDV Kurban

08 May 2021

Siyaset virüsü

Siyaset virüsünün hasta ettiği beyinlere takılmış çipler dışardan kontrollü hale gelince ister istemez garabetlerin içerisinde yaşamak zorunda kalıyoruz. Bir yandan yalan fabrikası diğer yandan da beşinci kol faaliyeti ile görevli güruh toplumsal bilincimizi hallaç pamuğu gibi savurarak omurgasız, gayesiz hale getirmeye çalışıyor.

Siyasi olarak ortadan ikiye bölünmüşlüğün getirdiği tutum ve davranışlarda daha vurmadan öldürdüğümüz gerçeklikleri hatırlamaya ne dersiniz.

Muhalif bakış açısına sahip siyasetçisinden yazarçizerine, akademisyeninden sade vatandaşına kadar millet sanki ortadan ikiye bölünmüş durumda.

Neyi paylaşamıyoruz?

Bu kötü gidişin devam etmesi için gecesini gündüzüne katan yerli yabancı mutlak sonu olarak gelebilecek bir bela musibet veya kargaşa ile karşılaşıldığında mı ah vah ederek dizlerimizi döveceğiz.

Şu aziz mübarek günlerde virüs kaynaklı sorunlar yetmezmiş gibi ha bire sorun üretme fabrikasından dert tasa ve kaygı üretiyoruz. Milletin dini, diyaneti ve değerleri ile oynadıkça oynuyor ve adeta arının kovanına çöp dürtüyoruz.

Nedir bu milletten istediğiniz?

Yakın geçmişte bir aceze hac farizası ile ilgili abuk sabuk konuşmuş ve milletten karşılık bulamayınca da kıçının üstüne oturup sus pus olmuştu. Şimdide salgın nedeni ile bağışıklık sistemimizi azaltacağı hezeyanı ile ramazan ayının ertelenmesini isteyen akıl daneleri destekleyen acezelerle başımız dertte.

Adam utanmadan sıkılmadan televizyonlarda boy göstermeye devam ediyor.

Be gafil sen hangi çağda yaşıyorsun.

2016 yılında Nobel barış ödülünü alan bilim insanının çalışmaları sonunda aç kalmanın insan sağlığına olumlu katkılarını ve oruçla sağlıklı kalım arasında onlarca bilimsel gerçeklik olduğunu fark ettik.

Aslında Müslümanlar bu gerçekliği zaten biliyorlardı ancak bilimsel kanıtı yoktu.

Peygamber Efendimiz "oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız" evrensel gerçekliği ile ümmetine bu öğüdü 14 asır önce söylediğinde referansı elbette bilim değildi. Ona verilen ilim sayesinde irâd ettiği bu hadisi şerif ile Müslümanlar sorgusuz sualsiz ve Allah rızası için sadece aç kalmadı aynı zamanda tüm azalarına da oruç tutturarak toplumsal barışa ve huzura da katkı sağladı.

İtildiğinde kakıldığında ben oruçluyum diyerek kavgadan gürültüden uzak yaşadı. Haram ay olduğu için savaşları bile bu aylarda erteledi.

Bugün de aynı inançla orucunu tutuyor tutmasına da gâvurların yediği herzeler olmasa.

Yakın geçmişte her ramazan ayına mahsus yaşanmışlıkları hatırlarsak, eski Türkiye'ye göre belki kısmen iyi durumda olduğumuz ortaya çıkar ama bu yaşanmışlıklar bile yeni Türkiye’mize yakışmıyor.

Vur deyince öldürmeden önce bireyler olarak aynanın karşısında kendimize bakmamız gerektiğine inanıyorum.

İyice bakabilirsek hatanın büyük kısmının kendimizden kaynaklandığını görür ve sağı solu suçlamak gibi bir kolaycı bir hataya düşmemiş oluruz.

Şimdi bir kez daha evlerimize kapanmak zorunda kaldık. Buna sebep olabilecek hangi yanlış tutum ve davranışlarımız oldu da bu cezayı hak ettik.

Bayram sonrası bu tedbirlerinde işe yaramayacağından endişeliyim. Birçok insan bu süreyi fırsat(!) bilip memleketine eş dost ziyaretine gitti.

Tedbirleri yok sayıp içinde taşıdığı virüsü gittiği yerdekilere bulaştırarak veya oradan bulaşan bir virüs ile döndüğü yerdekilere bulaştırması çok ama çok yüksek bir ihtimal.

Görüldüğü gibi her şey devletimizden beklenmeye devam ediyor.

Körler sağırlar sanki birbirini ağırlıyor gibime geliyor. Deveyi amudu ile yiyenler herkesin de aynı şekilde malı götürdüğü şarkısını piyasaya sürmüş avazı çıktığı kadar bağırıyor. 128 milyar nerede şarkısı çok bayatlayıp kabak tadı verince şimdide geçici olarak satışı yasaklanan alkollü içki yasağından şeriat geldi zırvasını piyasaya sürmüş durumda.

Millet olarak doğrusunu araştırmaya bulmaya gayret etmediğimiz sürece sanırım zırvaların sonu gelmeyecek.

Suni gündemlerle körler sağırlar birbirlerini ağırlamaya devam ettiği sürece ipin ucunu ellerinde tutan puştlar buldukları fırsatı iyi değerlendirerek, bu güzel günleri mumla arayacağımız bir kaosun içine sokulmamız için ha bire zayıf yerlerimizi inceltmeye hatta koparmaya devam edecekler.

Cehennemden azad için fırsat günlerindeyiz. Bin aydan hayırlı olan kadir gecemiz ümmetin ve insanlığın kurtuluşuna vesile olsun diyor sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

Vefat ve Başsağlığı

İki yakın ve değerli dostumun aynı gün içerisinde covid illetinden vefat etti. Hazik nazik şair ve mütefekkir Dr Hüseyin Emin Öztürk bey ve İlim irfan ehli İstanbul Teknik Üniversitesi genel sekreteri hemşerim yurt arkadaşım ve sırdaşım Profesör Doktor İbrahim Demir bey.

Sırlanarak bu dünyadan ahirete irtihal edenler yakın dost olunca acısının sabrı için Rabbimden niyaz ediyor ve cennette cem olma umudu ile eş dost ve akrabalarına sabrı cemil niyaz ediyorum.

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement