25 Eylül 2021

​Türkevi'nden Darülaceze'ye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta başında New York’ta Türkiye’nin gurur duyduğu dikey mimariye sahip sembol bir binayı, Türkevi’ni hizmete açtı. Bugün yani hafta sonunda ise yatay mimariye sahip yeni bir Darülaceze’nin, dev bir sosyal hizmet şehrinin temellerini atacak.

Hafta boyunca yazarlar Türkevi’ni detaylı şekilde kaleme aldı, televizyonlarda uzun uzun anlatıldı. ABD’nin finans başkentine dikilen bu sembol merkezin, dünyaya meydan okuyan ihtişamı ile yeni bir dönemin habercisi olduğunu dile getirdiler. Ancak en güzel tariflerden birini Birleşmiş Milletler’de de görevi olan bir bilim insanımız yaptı. Prof. Dr. Sevil Atasoy, geçtiğimiz Pazartesi günü şu tweeti attı: “New York’taki BM binasının ana giriş kapısını arkanıza alın, karşıya geçin. İşte yeni evimiz. Türkevi. Gurur duyuyoruz.”

New York’un kalbinde yükselen 36 katlı Türkevi, Türkiye’nin uluslararası yerinin bir göstergesi, şahlanışının da nişanesi. Ülkemizin artan gücünü, büyüklüğünü, birikimini yansıtan bir sembol. Pandemiye rağmen 171 metre yüksekliğindeki bu gökdelenin dört yılda yapılmış olması Türk mimar, mühendis ve işçisinin başarısıdır. Türkevi’nin mimarisinde Allah’ı sembolize eden lalenin ve milletimizin sembolü hilalin esas alınması ayrı da bir anlam taşıyor. Gönül isterdi ki, tasarımı da bir Türk mimarın kaleminden çıksın.

Diğer hizmetlerini, eserlerini bir yana bırakın, New York’un göbeğine lale ve hilal motifli bu abideyi diken Recep Tayyip Erdoğan’ın sadece bu hizmeti bile ona şeref olarak tek başına yeter de artar bile. 

***

Darülaceze, Sultan II. Abdülhamid Han’ın havadar olması için Kâğıthane tepesine yaptırdığı orijinal bir eser. Ortasında dev bir bahçesi olan, ikişer katlı 9 binanın düzenli aralıklarla yerleştirildiği yatay mimariye sahip devasa bir hizmet kurumu. 1895’ten bu yana 100 binin üzerinde kimsesiz bebek, çocuk ve yaşlıya yuva oldu, ev sahipliği yaptı.

2015’ten beri Darülaceze Başkanlığı yapan Mimar Hamza Cebeci’nin yönetiminde ise yeni bir şahlanış başlattı. Önce orijinal mimarisinde olmayan, sonradan ilave edilen tüm eklentiler temizlendi. Müessesenin güneyinde bulunan otopark alanına 10 katlı bir sosyal ve kültürel tesis yapıldı. Kız öğrenci yurdu, üniversite (geriatri / hasta bakım bölümü) ve otopark olarak kullanılacak tesiste sosyal donatı alanları ve bir sağlık ocağı da bulunuyor. Tesis, bağışlarla ayakta duran Darülaceze için ciddi bir gelir kaynağı olacak.

***

Asıl önemli proje ise İstanbul Havalimanı yakınındaki Yassıören’de bugün tanıtımı yapılacak olan Sosyal Hizmet Şehri. Yatay ve akıllı şehir mimarisine göre tasarlanan proje bittiğinde toplumun her kesiminden insana kapısı açık olacak.

13 bloktan oluşan bu yatay şehirde sağlıklı bireylerin yanı sıra yatağa bağımlı olanlara da hizmet verilecek. Sanatçı ve sporcu yaşam merkezinin yanı sıra çocuklar için de özel bir bölüm bulunacak. 1036 yatak kapasiteli sosyal hizmet şehrine, ihtiyaç duyulması halinde 412 yataklı bir bölüm daha ilave edilebilecek. 

Bu devasa sosyal hizmet şehrinde köy kahvesi, restoran ve göletlerin yanı sıra rehabilitasyon, fizyoterapi, fitness ve spa merkezi, okuma, dinlenme ve çocuk oyun alanları da yer alacak. Cami, kilise ve havranın da bulunacağı şehirde sakinlerin yaşayacağı odalar 1, 3 ve 4 kişilik olarak tasarlandı. Yürüyüş parkuru veya bisiklet yolundan hobi bahçelerine ulaşılırken, ziyaretçiler şehirde elektrikli araçlarla gezebilecek. 

Darülaceze’yi Sultan II. Abdülhamid Han, 30 bin metrekarelik bir alana inşa ettirmişti. Bu tarihi yerleşke, şehrin kalbindeki varlığını devam ettirecek. Yassıören’deki yeni Darülaceze ise 150 bin metrekarelik, yani eskisinin beş katı büyüklüğünde bir alanda inşa edilecek. Darısı Anadolu yakısında, Sabiha Gökçen Havaalanı yakınında yaklaşık 500 bin metrekare alanda inşa edilecek üçüncü Darülaceze’nin başına… 

 
Advertisement Advertisement Advertisement