Dolar (USD)
31.28
Euro (EUR)
33.83
Gram Altın
2058.04
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

12 Ekim 2021

​Türkiye'de Gerçekten Kürt Sorunu Var Mı? Bölge Halkınca Ortaya Konulan Sorunlar; (3)

Önceki makalemizde açıklandığı üzere Kürt toplumunun oluşturduğu dört grup ORTAK BİR GÖRÜŞ OLARAK ülkemizde çözüm süreciyle başlatılan sürecin başarıya ulaşmasını ve kalıcı barışın sağlanmasını çok istediklerini ve bunu her ortamda ifade ettiklerini içtenlikle belirtmişlerdir.

Ancak bölgede yapılan inceleme ve gözlemlerden anlaşıldığı kadarı ile, örgütün şehirde kendine ait alanlar oluşturduğu ve örgütlenmesini tamamladığı düşüncesi, bölge halkında çözümden çözümsüzlüğe doğru, umutsuzluğun doğmasına sebep olmuştur.

Ancak bugün geldiğimiz noktada Türkiye sınırları içerisinde örgütün silahlı eylem kabiliyetinin kalmaması bölge halkının çözüm süreci umutlarını yeniden yeşertmiştir.

Özellikle Diyarbakır anneleri ile başlayan ve birçok şehre yayılan evladımı istiyorum eylemleri bu beklentiyi perçinlemiştir. Bu kapsamda bölgede bu dört grupla yapılan görüşmelerde ortaya konulan ortak beklentileri kısaca şu şekilde ifade edebiliriz;

Eğitim;

1. Ana dilde eğitim hakkı anayasal bir hak olarak verilmeli ve gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

2. Ana dilde eğitim Kürt lehçelerinin tamamı için geçerli olmalıdır.

3. PKK ve HDP bölgede yürüttükleri politikalarla gençlerin okullara gitmelerine engel olmaya çalışmaktadırlar. Bunun için okullarda sosyal ve kültürel faaliyetler artırılmalı bunun için devlet gençler için kullanılmak üzere okullara bütçe planlamalıdır.

4. Sığınmacıların çocuklarına eğitim verilerek gelecekte her iki toplum arasında köprü oluşturacak bir bağ kurulmaya çalışılmalıdır. PKK sığınmacılara yönelik faaliyetler uygulayarak menfi propagandalarını hızlandırma gayretinde olmaktadırlar.

Ekonomi;

1. Sanayi, ticaret, tarım ve diğer alanlarda bölgeye istihdam imkânı sağlayacak ve süreklilik arz edecek yatırımlar yapılmalıdır. Teşvik yasasıyla bölge yatırımları çok olumlu sonuçlar doğurmaya başlamıştı. Bu yöndeki çalışmaların desteklenerek sürecin başarıya ulaşması sağlanmalıdır.

2. Bacasız fabrika niteliğindeki Habur Sınır kapısından yapılan ticari mal getirilmesi serbest bırakılmalıdır. Buradaki halkın asgari geçimi için sınırdan getireceği mallar batıya yanaşan bir gemi yükü kadar bile değildir. Habur’dan göz yumuluyor ama polis içeride satış sırasında el koyuyor. Dolayısı ile bu yasal bir düzenleme ile resmileştirilmelidir. Çünkü bölgenin kısa sürede ekonomik anlamda kalkınmasına olumlu katkı sağlayacaktır.

3. Mayınlı araziler bir an önce temizlenerek bölge halkının tarım faaliyetlerine tahsis edilmelidir.

4. GAP Projesi bir an önce tamamlanarak bölge halkının mevsimlik işçi olarak batıya göçüne engel olunmalıdır.

5. Bölgede turizm ve maden faaliyetleri terörden dolayı ciddi anlamda sekteye uğramıştır. Alınacak ilave tedbirlerle bu durumun ekonomik faydaya dönüşmesi sağlanmalıdır.

Demokrasi;

1. Kürt kimliği güvence altına alınarak, kanuni bir hak olarak verilmelidir.

2. Kürt vatandaşlar denilince sadece HDP ve PKK akla geliyor. Ancak bu kesim bölge Kürt Halkının belki de dörtte biri kadar ancak varlar. Bu nedenle devletimizin atacağı adımlarda tüm kesimleri kucaklayıcı adımlar atılmalıdır.

3. Siyasi erkin dili bölge huzuruna zarar vermektedir. Demokratik beklentilere cevap verecek hassasiyetler dikkate alınmalıdır. Karşıt siyasi söylemler bölge halkını tahrik etmektedir. Bölgede demokratik anlamda siyasi parti çalışmalarına müsaade edilmediği; PKK’nın silah tehdidi ile, diğer Kürtlere ciddi baskı yapıldığı ifade edilmektedir.

4. Çözüm sürecinde Başbakanlık tarafından tespit edilmiş olan Akiller gibi bir üçüncü göz heyeti oluşturularak günümüzde bölge halkı ile siyasiler ve devlet arasında bağ güçlendirilmelidir.

5. Seçim sistemi demokratik katılımı sağlamıyor. Dar bölge sistemi uygulanmalıdır.

6. HDP’nin siyaseten mecliste olması bölge halkı için bir dezavantaj olarak karşımızda duruyor. PKK ve HDP bölge halkının tamamının görüşünü temsil etmiyor. Ve bölgedeki Kürt Halkının neredeyse tamamı devletten kopmayı istemiyor.

Temel Hak ve Özgürlükler;

1. Temel haklar Kürt halkına devlet eliyle verilmeli ve bu vurgulanmalıdır. Hatta bir zorunluluk gereği değil mutlak bir hak olarak verildiği beyan edilmelidir. Aksi takdirde silahlı güç PKK ve onun temsilcisi konumundaki HDP bu hakları kendilerinin elde ettiği bahanesiyle bölge halkı üzerinde baskısını artıracaktır.

2. Bugüne kadar yaşanan olaylarla ilgili olarak karşılıklı “helalleşme” yapılmalı ve Kan Davası güdülmemelidir.

3. Adaletsizlik, Kürt meselesinin özüdür. Bölge barışına katkı Kürt meselesinin adil bir tutumla halledilmesi sonucu olabilecektir.

Dini Değerler;

1. Devlet Kürt halkına dini değerlerini yaşamaması yönünde baskı yapmıştır. Yapılan bu baskı Kürt halkı üzerinde ciddi bir olumsuzluk, gençlerin de manevi değerlerden yoksun olarak yetişmesi sonucunda, devlete karşı büyük bir nefret oluşmasına sebep olmuştur. Bu nedenle özellikle gençlerin geleceğe dönük olarak milli ve manevi yönden eğitilebilmesi için gerekli şartların hazırlanması gerektiği düşünülmektedir.

2. Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasını gerektiren inkılâp kanunlarının kaldırılması gerekmektedir.

3. Diyanet aracılığı ile yürütülen programların yeterli olmadığı, bu eğitim programlarının ancak bölge gençlerinin %10’a ulaştığını bu nedenle medrese ve dergâh şeklindeki bölgesel dini eğitim kurumlarının faaliyetine devlet tarafından müsaade edilmesi ve desteklenmesi beklenmektedir.

4. Temel dini eğitim üzerinde, İslami ilimleri medrese ve külliye sistemiyle nesillerimize aktarmak istiyoruz. Bölge halkının özellikle belli bir yaş gurubunun Türkçeyi çok az veya hiç bilmemesinden dolayı bölgede görevlendirilecek din görevlilerinin yerel dillere hâkim personelden seçilmesi beklenmektedir.

5. Marksist söylemde dini-ahlaki değerlerin dejenere edilmekte olduğu bilinciyle, boş zamanı çok olan kadınların ideolojik yönde istismar ediliyor olmasını engelleyebilmek maksadıyla; bayanlara yönelik eğitim projeleri yapılması gerekmektedir.

6. Farklı isim ve kuruluşlar şeklinde faaliyet gösteren ancak asıl amaçları misyonerlik olan yabancılara ait STK’lar takip edilmelidir. Bunların faaliyetlerini boşa çıkaracak yerli ve milli STK faaliyetleri teşvik edilmelidir.

Devlet Politikası ve Kamu Yönetimi;

1. Bölge Valilik sistemi getirilsin. Bölge valisini ve kaymakamları kendimiz seçelim. Merkezi hükümete parlamenter gönderelim. Federal yönetim bölünmeye götürmez. Dünyada çok örneği olan federal yönetim modellerinden en uygun olan örnek bölgede uygulanabilir.

2. Özellikle öğretmenler adeta stajyer olarak buraya gönderilmekte, zorunlu görev süresi dolar dolmaz bölgeden ayrılmaktadırlar. Bu da öğrencilerin iyi öğretmenlerle eğitilmesini engellemektedir. Tecrübeli öğretmenlerin bölgeye gönderilmesi gerekir. Buraya atanan öğretmenlerin uzun süre kalıcı olması için gerekli devlet politikası geliştirilmelidir.

3. HDP ’ye yakın olan kuruluşlar ve siyasi yapılar koruculuk sisteminin bütünüyle iptal edilmesini istemektedir. Bu durum halkın ekonomisine olumsuz katkı sağlayacağında farklı bir çözüm önerisi ile ekonomik destek şeklinde devam ettirilmelidir.

4. Cezaevlerinde tutuklu gençler ve insanlarımız bir defaya mahsus affedilmelidir. Çünkü bunların birçoğu yaptıklarından pişmanlık duymaktadırlar. Aileler zaten perişan bir vaziyetteler. Böyle bir uygulama bölge halkının gönlünü kazanacak olumlu bir adım olacaktır. Toplumsal bir mutabakat sağlanarak aileler bir araya getirilerek helalleşme ile bu sağlanabilir.

5. Gençlere yönelik faaliyetler artırılarak kardeşlik politikaları ile meslek sahibi edilmeli ve üretken bir duruma getirilerek terör simsarlarınca kandırılmalarının önüne geçilmelidir.

Bir sonraki makalemiz bu minvalde sonuç ve öneriler üzerine devam edecektir.

 
ABONE OL
Murat kurum 300x250