08 May 2021

Üretici Fiyatları Yüzde 4,34 Arttı

 

Enflasyon oranından bahsedilirken toplumun daha geniş kesimini ilgilendirdiği için üretici fiyatlarından ziyade tüketici fiyatlarındaki aylık ve yıllık değişim oranları baz alınır.

Fiyatların artmasına neden olan döviz kuru ve buna bağlı olarak maliyet artışı doğrudan üretici fiyatlarını etkileyen unsurlardır.

Ancak talep yetersizliği gibi durumlarda üreticiler maliyetlerdeki bu artışı aynı ölçüde tüketici fiyatlarına yansıtamazlar. Salgın nedeniyle bir süredir böyle bir dönem içindeyiz.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre iki endeksin değişim oranlarını kıyaslayacak olursak; 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 4,34, tüketici fiyatları yüzde 1,68, bir önceki yılın Aralık ayına göre Yİ-ÜFE yüzde 12,91, TÜFE yüzde 5,45, bir önceki yılın aynı ayına göre Yİ-ÜFE yüzde 35,17 TÜFE yüzde 17,14 ve 12 aylık ortalamalara göre Yİ-ÜFE yüzde 19,44, TÜFE ise yüzde 13,7 artış gösterdi.

Görüldüğü üzere; aylık ve yıllık bazda üretici fiyatlarındaki artış tüketici fiyatlarının yaklaşık 2-2,5 katına çıkmış. Bu fark önümüzdeki aylarda da enflasyon üzerindeki maliyet kaynaklı baskının devam edeceğini gösteriyor. Kısıtlamalar sonucunda vaka sayıları düşer buna ilaveten toplumun büyük bir bölümü aşılanırsa ekonomik faaliyetlerde bir canlanma görülebilir. Artan talep sonucunda da üretici ve tüketici fiyatlarındaki bu fark hızla kapanabilir.

Verinin detayına bakıldığında;

İmalat yıllık yüzde 38,11, aylık iseyüzde 4,55 oranında arttı.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 42,59, dayanıklı tüketim malında yüzde 29,24, dayanıksız tüketim malında yüzde 24,97, enerjide yüzde 38,64, sermaye malında yüzde 27,24, aylık bazda ise; ara malında yüzde 6,63, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,05, dayanıksız tüketim malında yüzde 1,99, enerjide yüzde 3,51, sermaye malında yüzde 2,85 artış gerçekleşti.

Dayanıklı tüketim mallarındaki artış döviz kurlarındaki yükselişten kaynaklanıyor. Ara malındaki yüzde 42,59’luk artış da dikkat çekiyor. Maliyetlerin bu derece arttığı bir ortamda yatırım kararlarının olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır. Yatırımların azalması da istihdam rakamlarını aşağı çekecektir.

Döviz kurları, faiz oranları, küresel çapta yaşanan tedarik zincirindeki sorunlar ve emtia fiyatları göz önüne alındığında mevcut durumun üreticilerin aleyhinde olduğu görülüyor.

Sonuç olarak hem üretici hem de tüketici fiyatlarındaki artışın bir süre daha ivme kaybetmeyeceği öngörülüyor.

Bazı ekonomistler enflasyon sorununun faiz oranlarının arttırılmasıyla çözülebileceğini savunuyor. Ancak enflasyon beklentileri bu dönem büyük ölçüde bozuldu. Normal şartlar altında faiz oranları yüksek seyrederken para mevduata yönelir, TL değerlenir ve döviz kuru düşerdi.

Yüksek faiz oranları sebebiyle kredi hacmi de daralır ve dayanıklı tüketim mallarına, konuta, otomobile vs olan talep azalırdı. Fakat beklentiler henüz tüketici fiyatlarına yansımayan üretici fiyatları ve döviz kurlarındaki oynaklık nedeniyle TÜFE’nin yakın zamanda daha da artacağı yönünde gerçekleştiği için bu çözüm geçici ve sınırlı kalıyor.

 
Advertisement Advertisement Advertisement