01 Ağustos 2021

Aşı olalım mı?

Covid-19 aşısı hakkında birçok spekülasyon, şehir efsanesi dolaşıyor.

Corona virüsün hem kendisinin, hem piyasaya sürülmesinin natürel mi, tasarım mı olduğu hakkında da henüz net bilgi sahibi değiliz. Aşı hakkında şüphe duyulması tam bu noktada başlıyor.

Her iki olayı birbirine karıştırmamak gerekiyor.

Corona virüsün tasarım olması, aşının da tasarımın ve komplonun parçası olduğu, anlamına gelmez, aşıya karşı tavır takınmamızı gerektirmez.

Corona virüs bir proje olarak topluma yayılmışsa, hasta olmakla, tasarımcıların değirmenine su taşımış oluruz.

Corona virüs piyasaya ne şekilde yayılmış olursa olsun, esas olan bizim hastalıktan korunmamızdır, sakınmamızdır.

Covid 19’dan sakınmak, yakalanmamak, bulaştırmamak, yaymamak, hepimiz için kesin vazifedir.

Covid 19 öldürmese bile, kalp, akciğer, hormonal sistem, beyin, beş duyu ve diğer bazı sistem ve organlarda kalıcı hasarlar yapabiliyor.

Kestirme çözüm; aşı olmak ve Corona’yla yüz yüze gelmemektir.

Aşı olarak Covid-19’u yaşamamak, kesin tercihimiz olmalıdır.

Aşı olmak sadece şahsi bir sorumluluk değil, hem ailevi, hem sosyal, hem milli sorumluluktur.

Kimse “aşı olup-olmamak benim bileceğim bir iştir” deme lüksüne sahip değildir.

Aşılar hakkında söylenen kısırlık yaptığı, yapacağı iddiası, sadece bir iddiadır. Elde somut bir veri yoktur. Bu iddiayı bir hekim olarak inandırıcı bulmuyorum.

Karanlık emelleri olan odaklar olduğu kesindir. İnsan nüfusunun artışından tedirgin oldukları, artışı engellemeye çabaladıkları da doğrudur, ama beşeriyet çapında böyle hacimli bir operasyona cesaret edebileceklerine ihtimal vermiyorum. Oyunu bu kadar açık oynayacak kadar cesur ve mert gözükmüyorlar. Bu karanlık odaklar insanları kısırlaştırmak için, daha sinsi enstrümanlara çok fazlasıyla sahipler.

Aşının tasarlanmasında, üretiminde, faz çalışmalarında, kimyasal analizlerinde, tek bir kişi, ya da bir kaç kişi değil, çok sayıda insan görev almaktadır. Birçok insanı bir suça bulaştırmak, ortak etmek, çok da kolay gözükmemektedir.

Aşının kısırlık yaptığı hakkında on binlerce, yüzbinlerce, hatta milyonlarca insana ait veriler, araştırma sonuçları elimizde olmadan, itham edici sözler söylenmesi ilmi değildir.

Ayrıca “aşı kısırlık yapıyor” iddiasının da bizatihi manipülasyon olması ihtimali de göz ardı edilmemelidir.

Aşı ile insanlara “çip takılıyor” iddiası diğer bir söylentidir. Bu çip muamması zamanımız dijital teknolojisi ve tıp ilmi ile mümkün gözükmüyor.

Modern çağın Nemrut ve Firavunlarının bu güce eriştiklerinde kullanmaktan imtina etmeyecekleri kat’i ise de, henüz enjeksiyon yoluyla insanlara çip takma gücüne erişmiş değiller.

Aşıların halihazırda kayda değer yan etkileri gözükmemektedir.

Aşıların, çok seyrek rastlanan muhtemel ivedi yan etkileri, günümüz tıbbının kolayca baş edebileceği küçük önemsiz sorunlardır.

Aşıların uzun soluklu yan etkileri hakkında, en erken 4-5 yıl sonra yayınlanacak tıbbi yayınlarla, ilmi araştırmalarla net bilgi sahip olabileceğiz. Bu sonuçları bekleme lüksüne sahip değiliz.

Velhasıl, mevcut verilerle aşıdan sakınmamızı gerektirecek bir durum yoktur.

Aşı olmak, erken dönemde sizi ve ülkenizi felaketten korumaktadır.

Covid’e yakalandığınızda nasıl bir sonuçla karşılaşacağınız kesin değildir. Covid her yaşta insanı öldürebilmektedir.

Covid pandemisi nedeniyle ekonomiler alt üst oldu.

Hükümetler bütçelerini sonuna kadar zorluyorlar.

Ekonomilerin nereye kadar tahammül edebilecekleri belli değil. Ekonomilerin çökmesi kaoslara, kaoslarsa pandemiden beter ölümlere yol açacaktır.

Aşı olun, canınızı, ailenizi, ülkenizi, insanlığı koruyun!

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement